Ragıp Zarakolu / 1@1.com
1995 yılından beri yılda bir kez Yayınlama Özgürlüğü
Raporu hazırlıyor ve kamuoyuna açıklıyoruz. Ve TYB olarak, her yıl bir yazar
bir yayıncı ve kitapçıya Düşünce Özgürlüğü Ödülü veriyoruz TYB olarak. Yayıncılık
sadece bir ‘business’tan ibaret olamaz. Üyesi olduğumuz IPA’nin ilkesini
benimsiyoruz. Yani yayıncılık bir business olmak yanında, etik bir misyona da
sahiptir. Bu da yayımlama özgürlüğüne sahip çıkarak aynı zamanda
tüm yurttaşların ifade, yazma ve okuma özgürlüklerini gerçekleşmesine olanak
sağlamak ve sansüre asla başvurmamak biz yayıncılar için etik bir görev. Yani
yayımlama özgürlüğünün stratejik bir önemi var, düşünce, yazma ve okuma
özgürlüğünün hayata geçmesi bakımından.
Kelimeler nasıl küle dönüşür?
1933 yılının mayıs ayında çiçeği burnunda Nazi Almanyası
ülkenin her yanında kitlesel kitap yakma
ayinleri düzenledi.
Bu barbarca bir kitap yakma ayininde, Thomas Mann’in,
Heinrich Mann’in, Brecht’in, Heine’nin, rnim Wegner’in, Anna Seghers’in,
Freud’un, Einstein’in, Marx’ın, kitapları ile birlikte fraanz Weerfel’in.
“Musa Dağda 40 Gün” adlı 1915 Ermeni soykırımını anlatan
kitabı da yakıldı.
Ülkemde yasak bir kelimeydi jenosit on yıllar boyunca.
Sadece jenosit mi? General Videla’nin, General Pinochet
in arkadaşı General Kenan Evren, askeri diktatörlüğü sırasında bırakın Jenosit
/soykırım kelimesini, Ermeni ve
Ermenistan, Kürt ve Kürdistan kelimelerini bile yasakladı.
Larousse ve Britannica Ansiklopedilerini bile yasakladı.
Salt tarihi Ermenistan’dan bahsediyor diye. Turist
rehberlerini tutukladı, üzerinde Ermenistan yazan haritalardan dolayı.
Hitler’in yasakladığı büyük Alman Şairi Heine, daha geçen
yüzyılda kitapları yakan bir gün insanları da yakar demişti.
Ve sonunda Auschwitz de yükselen dumanda artık insan
bedeninin ve kitapların külleri birbirine karışmıştı...
Ermeni Şairi Siamento, Rupen Sevag diğer Ermeni yazar,
yayıncı, gazeteci ve aydınlarla birlikte 1915 yılında katledildi.
Türk Şairi Sebahattin Ali’nin ensesine doğduğum yıl, yani
1948 yılında kurşun sıkıldı.
Arkadaşım Gazeteci Hrant Dink ise 2007 ocağında, aynı
yöntemle, yani ensesine kurşun sıkılarak infaz edildi...
Yayıncı ağabeyim Mehmet Ali Ermiş, 20 yıl sonra bir Türk
mahkemesinde öldü. Kalp krizi...
Suçu : Nâzım Hikmet’in Yaşamak Güzel Şey Kardeşim adlı
kitabı. Ne garip hayatı öven kitap yargılanırken ölmek. Başka bir suçu daha
vardı: Klasik bir Kürt destanını yayımlamak. Dahası var: Maksim Gorki’yi hatta
hatta Lenin’in seçme yazılarını çıkarmak...
General Kenan Evren’in askeri diktatörlüğü sırasında bir
yayıncı arkadaşım daha öldü, askerlerce vahşice dövülerek: İlhan Erdost.
Ağabeyi Muzaffer, Marx-Engels’in yayıncısıydı, o ise Darwin’in, Newton’un
Einstein’in. Birlikte linç edildiler. Muzaffer sağ kaldı ama İlhan öldü.
Yıllar boyu tabuların ardı arkası kesilmedi:
Sosyalizm tabusu. Kürt tabusu. Ermeni tabusu. Pontos
Tabusu. Militarizm tabusu. Cezasızlık / Inpunity tabusu. Alevilik tabusu. Irak
Kürdistanı tabusu. PKK tabusu. Kayıplar ve yargısız infazlar tabusu...
Sorunlar devam etse de bu tabuların hemen hepsi kırıldı
sonunda sivil itaatsizlik uygulayan cesur yazar, gazeteci ve yayıncılar
sayesinde 1960’lardan bu yana…
Bu yıl TYB’nin Düşünce Özgürlüğü Onur Ödülü alan Akşam
Gazetesi ve Ant Dergisini ve yayınlarının editörü, Info-Türk haber sitesinin
kurucusu Doğan Özgüden gibi.
Ama 2 önemli tabu hâlâ devam ediyor: Cinsellik tabusu ve
din tabusu...
Apollanaire in erotik edebiyat örneği olan bir romanından
dolayı yayıncı İrfan Sancı yıllarca
yargılandı.
Öte yandan ateizm ya da İslam’a yönelik eleştiriler
hakaret olarak kabul ediliyor. İngiliz Ateist Yazar Dawkins’in bir kitabi,
Evrim Teorisi karşıtları tarafından şikayet edilince yargılandı.
“Kaçak İnşaat” gerekçesi ile hapsedilen Sevan Nişanyan’ın
asıl hapis edeni ise İslamcılara yönelik eleştirileri. O bir tabu kırıcı. Ondan
önce kırdığı tabu ise resmi devlet ideolojisi
Kemalizm’di. Onun “Ermeni” oluşu ise, sözde “suçunu” daha da
ağırlaştırdı.
O halde: Sevan Nişanyan’a özgürlük.
Tüm tabulara karşı!
www.evrensel.net
http://www.evrensel.net/yazi/74266/yayinlama-ozgurlugu-icin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.