Haber: Güldehan Aysan - guldehanaysan@gmail.com / Arşivi
'Luys I Luso' projesiyle dün gece 22. İstanbul Caz
Festivali kapsamında Aya İrini'de sahneye çıkan Ermeni piyanist Tigran Hamasyan
5'nci yüzyıldan 19'uncu yüzyıla geleneksel Ermeni müziklerinin yorumlarıyla
galiba büyü yaptı hepimize! Tigran Hamasyan ve Ermenistan Devlet Oda Korosu,
dünyanın dört bir yanındaki 100 kilisede gerçekleştirecekleri projeleri ‘Luys I
Luso’yla dün gece 22. Istanbul Caz Festivali kapsamında Aya İrini’de sahne
aldı. Hamasyan ve ekibi, 5’nci yüzyıldan 19’uncu yüzyıla geleneksel Ermeni
müziklerinin yorumlarıyla galiba büyü yaptı hepimize.
Kelimeler önemlidir, değerlidir. Ama bu müziği
kelimelerle anlatmaya çalışmak oldukça zor. Dinlemek, melodinin içinde yaşamak
gerekli. Ama burada başka türlüsü olmayacağından şöyle özetlemeye
çalışabiliriz: Hamasyan, bir büyücü. Ruhunun genişlediğini, tüm evreni
kapladığını hissediyorsunuz önce. Her şey oluyorsun. Sonra birden çekip
çıkarıyor içinden, uykudan uyanmak gibi... Bir bakmışsın, müziğin içinde
akıyorsun…
Kulağımızda sulh treninin çufçufu...
Müziği, karşısındakinin ruhunu yıkamak için kullanan bir
büyücü Tigran Hamasyan... Ve piyanosuna duru insan sesinin eşlik etmesi en
doğru seçimlerden biri...
Zamanı durduran adam
3 yaşından beri piyano ve müzikle içiçe Ermeni cazcı.
Müzik olarak doğmuş bir varlık. Farklı müzik türlerini bir araya getirip
harmanlamakta usta. Aya İrini’de de 5’nci yüzyıldan 19’uncu yüzyıla geleneksel
Ermeni müziklerini caz yorumlarıyla dinledik. Gönlü her zaman Ermeni halk
tınılarında yatan Hamasyan’ın bir hayali de gerçekleşmiş oldu böylece...
Babasının heavy metal albümlerini dinleyerek büyüyüp
sonra bebop’a merak saran Hamasyan, gençlik yıllarında Ermeni halk müziklerine
yöneliyor. Yaptığı deneysel çalışmalarla, barok caz-rock, elektronika gibi
farklı müzik türlerine Ermeni tınılarını serpiştiriyor. İlk albümünü 18 yaşında
çıkaran Hamasyan’ı, The Guardian’daki bir yazıda “Caza Ermeni havası getiren
piyanist” diye anlatıyorlar...
Chick Corea, Brad Mehldau, Herbie Hancock gibi ustalarla
çalan Hamasyan’a, Hancock’tan “Artık sen benim öğretmenimsin!” cümlesini genç
yaşında duymak nasip olmuş.
Tabii, Harutiune Topikyan yönetimindeki Yerevan State
Choir’in ve solistlerinin katkısını da unutmamak gerek. Kelimenin tam anlamıyla
‘billur sesli’ sopranonun solosu sırasında salonda, herkesin nefesi tutuldu.
Tigran Hamasyan, bu akşam CRR’de yorumlayacağı son albümü
‘Mockroot’taki doğallığı ve yalınlığı, Aya İrini’nin kubbesine de yansıtmayı
ihmal etmedi. Haliyle, tekrarı ne zaman diye sormadan edemiyoruz...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.