Ermeni Soykırımı’na doğru olayların tırmanış sürecinde
hükümetçe örgütlenen katliamların yanı sıra, Osmanlı İmparatorluğu’nda reform
için verilen mücadeleler ve silahlı direniş biçimini alan şiddet de yaşandı.
1894-96 yıllarındaki Ermenilere yönelik pogromlar, başka bir deyişle, adını
Sultan II. Abdülhamit’ten alan Hamidiye Alayları katliamları, fedai hareketine,
yani çoğu kez Batı Ermenistan olarak anılan Anadolu dağlarında (bugünkü
Türkiye’nin orta ve doğu bölgeleri) silahlı Ermeni özgürlük savaşçılarının
direnişine zemin hazırladı.
Ermenicede de kullanılan, İngilizce’ye fedayee
yazılışıyla geçen “fedai” sözcüğü Arapça kökenlidir ve kendini feda eden
anlamına gelir. Genellikle Orta Doğu’da, özgürlük savaşçıları için çoğul
haliyle “fedain” olarak kullanılır ve Ermeniler de bu sözcüğü benimsemişlerdir.
Bir dizi fedai’nin adı 1890’lar ve 1900’lerin başlarından itibaren Ermeni
Soykırımı’na kadar halk arasında, sonuna kadar direniş ve onurunu koruma
sembolü olarak büyük ün kazanmıştı. Onlar bugün de, özellikle şarkılarda
anılıyorlar.
En dikkat çekici fedai figürlerinden birisi, Aghpiur
(“pınar” ya da “kaynak”) Serop’un karısı Sose Mayrig, yani “Sose Ana”ydı.
1868’de Sasun bölgesinde doğmuş ve genç yaşında ailesinin istediği kişiyle
evlenmeyi reddederek Serop’u seçmişti. Fedai olmak için silah kuşanan
erkeklerin evlenmemesi ya da dava için ailelerini terk etmesi gerekiyordu. Ama
bu çift için durum böyle olmadı. Karı koca, hatta oğulları Hagop, üç yıl kadar
süreyle, 1899’daki bir çarpışmada Sose’nin ailesindeki erkekler can verinceye
kadar omuz omuza savaştılar. Diğer oğlu Samson alınıp götürülmüş ve bir daha
ondan haber alınmamıştı.
Sose Mayrig yaralandı ve hapse atıldı. Serbest bırakıldıktan
sonra, 1918’de Ermenistan Cumhuriyeti kurulduğunda Yerevan’a ulaşmanın bir
yolunu buldu. Ancak birkaç yıl sonra Sovyet egemenliği nedeniyle oradan da
ayrılmak zorunda kaldı. İlk önce Konstantinopolis’e (İstanbul) geldi ve sonunda
Mısır’da Khanamirian ailesinin bakımı altında yaşayacağı İskenderiye’ye
yerleşti. 1953 yılında yaşama veda etti.
Fedailer Ermenistan için kalıcı bir bağımsızlığı elde
etmeyi başaramadılar; ama o dönemde aktif politik mücadelenin bir yolunu
göstermişler ve o zamandan bu yana kuşaklar boyu Ermenilere esin kaynağı olmaya
devam etmişlerdir. Sose Mayrig’in öyküsü, tüm ailesini kaybettiğinden
trajiktir, ama aynı zamanda özverinin anlamını hayata geçirmenin de bir
örneğidir.
Fedai sözcüğü, Sovyetler Birliği dağıldığında, Osmanlı Ermenilerinin
anayurdunda doğduktan yüz yıl kadar sonra 1990’lı yıllarda, Dağlık Karabağ
(Artsakh) nedeniyle yaşanan silahlı çatışmada Ermeniler tarafından tekrar
kullanıldı. Ermenistan’ın başkantinde bugün o dönemin fedailerinin anısına
Yerablour adıyla bilinen bir askeri mezarlık bulunmakta. Sose Mayrig’in
cenazesi de 1998’de buraya getirilerek, kendisinden sonrakilerin ruhlarıyla
birleşmek üzere yeniden toprağa verildi.
Referanslar ve Diğer Kaynaklar
1. Ն. “Սօսէ Մայրիկ (1868-1953). Ֆետայական շարժման կանացի՝
մայրակա՛ն շունչը” [“N. ‘Sose Mayrig (1868-1953): The feminine, motherly spirit
of the fedayee movement”], Azat Or, 8 Şubat 2012 (Ermenice)
2. This Week in Armenian History. “Death of Aghpiur Serop
– November 1, 1899”, 1 Kasım 2012
3. Sevan360. “Sose Mayrig”
4. Wikipedia: “Sose Mayrig”
5. Wikipedia: “Armenian fedayi”
Bizi takip edin
Sose Mayrig meeting with members of an Armenian youth
group in Cyprus in 1938
Görsele ait bilgi
1938’de Kıbrıs’ta bir grup genç Ermeniyle birlikte Sose
Mayrig.
Atıf ve kaynak
Alexander-Michael Hadjilyra tarafından çekilen fotoğraf
[CC-BY-SA-3.0], bkz. Wikimedia Commons
Facebook – Twitter – Instagram – Google+

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.