Furkan Çay
İttihat Terakki 'ye bu noktada değinmekte fayda var.
Çünkü İttihat Terakki'nin halefi olan Cumhuriyet' in kurucu askeri ve
bürokratik kadroları, Devlet -i Aliyye'nin yıkılma saikini kavmiyetçilikte
ararlarken bilinçli bir biçimde de İttihat Terakki'nin kavmiyetçilik anlayışını
hoş gördüler. Hatta Adalet Bakanı Mahmut Esad Bozkurt'un kendini bilmez
retoriğiyle Türk: Bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk
soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı,
köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!
demekti.Osmanlı devletinin kökeninin Türk olduğu ve Osman Bey
Osmanlı'yı kurduğu zaman devletin tamamen Türklerden müteşekkil olduğu konusu
son 100 yılın yanlış bilinen ve nedensiz bir biçimde de tabu olan konularının
başında geliyor. Tabi bu konuyu da tartışmak artık zaruret haline geldi.
1800'lerin ikinci yarısına kadar Osmanlı da Türk tahkir
edilen bir ırk konumundayken Jön Türklerin vuku bulması ile Türk Avrupa’nın
tabiri ile ''Sick Man''i kurtaracak biricik ırk konumuna yükseltilmek isteniyor.
Jön Türkler bu amaçlarında muzaffer olmuş olacaklar ki bugün bile dahi Devlet-
i Aliyye'nin Türk olduğu zannediliyor ve ''Devlet-i Aliyye ''de ki millet
sisteminin içi boşaltılmaya çalışılıyor.
Devlet-I Aliyye bilindiği gibi 1299 senesinde Bilecik’te kuruluyor.
Devlet-i Aliyye'nin Kayı boyundan olup olmadığı bile halen münevver kesimlerce
münakaşa konusu yapılmaz iken resmi tarihin süzgecinden geçmiş fertlerin bu durumu
kabul etmesi kadar doğal başka bir şey olamaz. Halil İnalcık dahi bu
hurafelerden sıkılmış olacak ki Devlet-i Aliyye'nin kurulduğu yerin bile
şüpheli olduğunu, hatta bölgenin bugün ki Yalova 'da olduğunu iddia etmişti [1]
Halil İnalcık başka bir konuşmasında ise Oğuzların bir kolu olarak kabul edilen
Kayı Boyu'nun Osmanlı ile bir ilgisi olmadığını, bunun sadece devleti yüceltmek
için ortaya atılan bir teori olduğundan bahsetmişti.
Devlet-I Aliyye de ayrıca Türk, sanılanın aksine ulvi bir
ırk değil tahkir edilen bir ırk görünümündeydi. Bununla ilgili birçok örnekte
Osmanlı da mevcuttur:
-Türk ne bilir adabı lak lak içer ayranı
-Etrak-ı biidrak (cahil idrak edemeyen manasında ) .Buna
mukabil Araplara Kavmi Necip denilirdi (zeki kavim manasında)
-Osmanlı şairlerinden Baki'nin şiirinin Türkçeleştirilmiş
dizeleri şöyle:
"Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olamaz.
Ey hoca Türk toplumundan olanın başı kabadır.
Türk, sultan olma yeteneğinden yoksundur."[2]
-Osmanlı şairi olan Nef'i ise; "Tanrı, Türk'e irfan
çeşmesini yasaklamıştır" demiştir.[3]
Bu yazdıklarım Türklerle ilgili sözlenen kötü sözlerden
sadece birkaçı. Daha birçok sözde var Türkleri hakir gören (bu yazıları
paylaşmam Türkleri hakir gördüğüm manasına sureti katiyede gelmesin. Amacım resmi
tezin hurafeleri yıktık deyip kendi hurafelerini dayatmasının tenkidi olarak
tevil edilirse, çok müteşekkir olurum ). Yukarıda Türklerle ilgili yazılanlar
aleni bir şekilde Osmanlı'nın Türk olmadığının kanıtı sayılabilir. Peki,
Osmanlı'yı zorla Türkleştirmek isteyenler ve ''Sick Man ''e yanlış teşhis koyup
buna müteakip ölümüne yol açanlar kimler?
Tabi ki de İttihat
Terakki
İttihat Terakki ve Türkleştirmeler
Milliyetçilik- kavimcilik bilindiği gibi Fransız İhtilalı
ile vuku buldu, bu yüzden 1789 öncesi dönemde milliyetçilik -kavimcilik gibi
ideolojiler mevcut değildi. Osmanlı sisteminde ki millet sistemi ise
milliyetçiliğin öngördüğünün aksine ırkı temele alan bir yaklaşım değil dini
temele alan bir yaklaşım sergiliyordu. Osmanlılar da hanedanın sahibine Garb
tarafından her ne kadar Türk denilse de millet sistemi içerisinde ırki bir
tanımlama hoş görülmezdi. Yukarıda da belirttiğimiz gibi de Türk sanılanın
aksine ulvi bir anlam ifade etmezdi. Batı tarafından Türk denilme saiki ise
Anadolu Selçukluları'nın Anadolu'yu istila etmesiydi. Hatta Turchia terimi de
kaynaklarda ilk defa Venedikliler tarafından kullanıldığını gösteriyor. Fakat
şunu da söylemek uygun düşer ki Garb Turchia dedi diye sadece Türkler yaşamıyordu.
Anadolu da birçok kavim mevcuttu ve birbirleriyle her ne kadar uzun süre büyük
derecede ihtilaflar yaşamadılarsa da kavmiyetçilik denilen ideolojinin
imparatorluğa sıçramasıyla büyük çapta ihtilaflar da baş göstermeye başladı.
Mesela Sırpların ve Yunanlıların isyanları dediklerimize güzel bir örnek teşkil
ediyor olmalı. Ermenilerin durumu da bu noktada üzerinde durulmaya değer. Çünkü
Ermeniler de milliyetçilik akımından uzun bir süre etkilenmesiler de
Hınçaklar'ın ve Taşnaklar'ın kurulumuyla milliyetçilik kervanına katıldılar.
Sonucu da hepimizin malumu: Ermenilere karşı, İttihat
Terakki tarafından düzenlenen büyük bir kıyım.
İttihat Terakki 'ye bu noktada değinmekte fayda var. Çünkü
İttihat Terakki'nin halefi olan Cumhuriyet' in kurucu askeri ve bürokratik
kadroları Devlet -i Aliyye'nin yıkılma saikini kavmiyetçilikte ararlarken,
bilinçli bir biçimde de İttihat Terakki'nin kavmiyetçilik anlayışını hoş gördüler.
Hatta Adalet Bakanı Mahmut Esad Bozkurt'un kendini bilmez retoriğiyle Türk: bu
ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu
memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve
düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler! Demekti. Bir taraftan
Osmanlıda ki kavmiyetçiliği lanetleyen açıklamalar yapılırken, diğer taraftan
ise aleni olarak Türk ırkçılığını, Türk faşizmini yücelttiler. İşin kötü tarafı
ise İmparatorluğu büyük bir uçuruma sürükleyen İTC kadrolarının bugün bir hain
değil bir vatan kahramanı olarak anılıyorlar olmaları.
Osmanlı'nın Türk Olmadığına Dair Diğer Örnekler
-Anadolu kelimesi de ana ayran dolu [4] şeklinde bir
anekdottan değil, Yunanca bir kelime olan Anatol? [5]'den gelir. Manası ise güneşim doğumu veya
Doğu anlamına gelir.
Mesela neredeyse bütün Valide Sultanlar ecnebiydi
(yabancı ).Valide Sultanın ecnebi olduğu durumda ise imparatorluğu bir ırka
atfetmek ne kadar mantıklı tartışılır.
-Yavuz Sultan Selim yaklaşık 50 bin Türkmen'i Çaldıran
Savaşına giderken katlettirdi. Hanedanlık Türk olsa böylesine büyük bir kıyım
yaşanır mıydı? Tartışılması gereken bir konu.
-Osmanlı Devleti’nde 1876 ya değin Türkçe bir sözcüğe
rastlanılmamış olması da Osmanlı'nın Türk olmadığının en büyük kanıtlarından
birisini oluşturur.
-Stratford Üniversitesi gibi muteber bir müessesenin
araştırması da Türkiye de Türklerin oranını %9 göstererek, Türk vatanı
teriminin ne kadar tutarlı olduğunu tartışmaya açıyor .[6] Homojen bir nüfusla
övünenler şöyle dursun Avrupa da ve Türkiye'nin çevresinde ki bölgelerde bu
kadar karışık başka bir millet yok.
-Osmanlı'nın kuruluş sürecinde birçok Hıristiyan’ın
devlette görev aldığını biliyoruz. Hıristiyanlar da bildiğimiz gibi Ermeniler
ve Rumlardan müteşekkil. Yani Osmanlı Türkçüler her ne kadar kabul etmese de,
ayrıca bir Rum ve Ermeni devletidir de.
-Osmanlı'nın kurucusu olduğu rivayet edilen Osman Bey'in
Türk olduğuna dair hiçbir kanıt, bilgi bulgu da üstelik yok. Aşağıda da Osmanlı
padişahlarının soyuna dair küçük bir araştırma:
1- Sözde Osman Beyin iki eşi vardı, Mal ve Bala Hatunlar.
Her ikisinin de Moğol asıllı olduğu iddia edilse de herhangi bir kanıt yok.
2- Sözde Orhan Bey: Osman Bey'in Mal Hatun isimli eşinden
doğdu. Eşleri Rum asıllı Horofira (Nilüfer Sultan), Rum Asporçe ve Rum Teodora.
3- 1. Murad: Horofira'dan doğdu. Eşleri Bulgar-Yahudi
melezi Marya ve Bulgar Tamar.
4- Yıldırım Beyazıd: Marya'dan doğdu. Eşleri: Sırp
kökenli Olivera, Devlet Hatun, Bulgar Olga, Maria, Angelina ve Anita.
5- Çelebi Mehmed: Olga'dan doğdu. Eşleri: Sofia, Anna,
Veronica.
6- 2'ci Murad: Veronica'dan doğdu. Eşleri: Nache de la
Bazory (Fransız), Mara Despina, Stella.
7- Fatih: Mara Despina'dan doğdu. Eşleri: Rum Zaganoz
paşanın kızı Kornelya, Anna, Helen, Tamara.
8- 2.ci Beyazıd: Kornelya'dan doğdu. Eşleri: Beti, Anita,
Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova.
9- Yavuz Sultan Selim: Annesi (Beti, Anita, Suzi,
Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova... tartışmalı). Eşleri: Polonyalı
Helga (Havza Sultan), Sırp Aleksandra (Ayşe Sultan).
10- Kanuni Sultan Süleyman: Polonya'lı Helga'dan doğdu.
Eşleri: Bir Rus papazının kızı Roksalan (Hürrem Sultan), Sicilya'lı Rozaline
(Gülfem Hatun).
11- 2'ci Selim (Sarı Selim): Roksalan'dan doğdu. Yahudi
Rasel (Nurbanu
Sultan). Sarı Selim, kızı Esmahan'ı Hırvat kökenli
Sokullu Mehmet Paşa ile evlendirdi.
12- 3. Murat: Raşel'den doğdu. 130 cariyesinden 112
çocuğu oldu. Eşleri: Venedik'li Sofia Baffo (Safiye Sultan), Polonyalı Mona
(Mihriban Sultan), Macar Ninuska (Nazperver Sultan), Rus Olga (Şahhüban
Sultan), Romanyalı Meri (Fahriye Sultan).
13- 3'cü Mehmet: Sofia Baffo'dan doğdu. Eşi: Yunanlı
Helen (Handan
Sultan), İspanyol Sinderella Violetta (Mahpeyker Sultan).
14- 1'ci Ahmet: Helen'den doğdu. Eşleri: Rum Evdoksia
(Mahfiruz Sultan),
bir Rum Papazının kızı Anastasia (Mahpeyker Köşem
Sultan).
15- 1'ci Mustafa (Deli Mustafa): 3'cü Mehmed'in eşi
Sinderella Violetta'dan doğdu..
16- 2'ci Osman (Genç Osman): Evdoksia'dan doğdu.
17- Tekrar Deli Mustafa (15. numarada konu edildi).
18- 4'cü Murad: Anastasya'dan doğdu. Eşleri:Keti, Anna
(Atifet Sultan), Helena (Cihannüma Sultan).
19- 1.ci İbrahim (Deli İbrahim): 4'cü Murad'in kardeşi.
20- 4'cü Mehmet (Avcı Mehmet): Nadya'dan doğdu. Eşleri:
Rum Evemia
(Emetullah Gülnüs Sultan), Korsika'lı Bella (Afife
Sultan), Romanyalı
Cesika (Güner Sultan), Ermeni Flora (Gülbeyaz Sultan),
Rum Helen (Hatice
Sultan).
21- 2'ci Süleyman: Katrin'den doğdu: Eşleri: Yok.
Cariyeler: çok.
22- 2'ci Ahmet: Lehistanli Yahudi Eva. Eşleri: Giritli
Rum Yeremiye (Rebia
Sultan), Mora'li Diana (Sayeste Sultan).
23- 2'ci Mustafa: Evemia'dan doğdu. Eşleri: Rus Vera
(Mahfiruze Sultan),
Sırp Mari (Hafize Sultan), Giritli Rum Aleksandra (Saliha
Sultan).
24- 3'cü Ahmet: Rum Emevia'dan doğdu.
25- 1'ci Mahmut: Aleksandra'dan doğdu. Eşleri: Fransız
Julienne (Hatem),
Sicilyalı Lili (Raziya), Macar Maggi (Tiryal), Rus Olga
(Verdinaz).
26- 3'cü Osman: Mari (Şehsuvar Sultan)'dan doğma. Eşleri:
Sırp Olga
(Ferhunde), Sicilyalı Olivya (Zerki). Cariyeler: Yok!
27- 3'cü Mustafa: Gürcü Janet (Mihrisah Sultan)'dan
doğdu.
28- 1.ci Abdülhamid: İda (Rabia Sultan)'dan doğma).
29- 3'cü Selim: Gürcü Janet (Mihrisah), Eşleri: Patricia
(Afitab), Linda
(Nefizar), Berti (Pakize), Alis (Tabisefa), Lisa
(Hüsnümah), Rosa
(Nurisems), Anna (Rafet), Magdalena (Ziybifer).
30- 4'cü Mustafa: Bulgar Sonya (Seniyeperver Sultan)'dan
doğma. Eşleri:
Flora (Dilpezir), Adela (Seyyare), Sofi (Peykidil, Gloria
(Sevkidil).
31- 2'ci Mahmut: Fransız Aimee (Naksidil)'den doğma.
32- 1. Abdülmecid: Rus Suzi (Bezmialem Sultan)'dan doğdu.
Eşleri: Safiraz Ermeni, Bezmara (Bezmican) kökeni bilinmiyor, Fransız Vilma
(Şevkefza), Ermeni Verjin (Tirimüjgan - Abdülhamid'in annesi), Rum Karoli.
33- Abdülaziz: Hamam natırı Çingene Besime'den doğma.
Eşleri: Camelya (Dürrünev), Asporce (Gevher), Anna (Edadil), Adela (Hayranidil)
ve Alis (Nesrin).
34- 5. Murat: Fransız Vilma (Şevkevza Sultan)'dan doğma.
Eşleri: Carmen (Cananiyar), Marone (Elaru), Elfi (Filiztan), Clarissa
(Gevheri), Henna (Reşan) v.b.
35- 2. Abdülhamid: Ermeni Verjin (Tirimüjgan Sultan)'dan
doğma.
36- Mehmet Reşat: Rum Sofi (Gülcemal Sultan)'dan doğma.
37- Vahdeddin (5. Mehmet): Abdülmecid'in karısı Henriet
(Gülüstü Sultan)'dan doğma. Eşleri: Emine Nasik Eda ve saray bahçıvanının kızı
Nevzut. Kökeni bilinmiyor; Çerkez olduğu iddiaları var.[7]
Sonuç olarak Osmanlı'ya halen Türk yakıştırmaları
yapılıyor ve bu durum artık bilinçli olarak yapılmaya başlandı .Aslında
Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının bilinsiz olduğunu farzetsek dahi (bilinçli olsalar Hititler , eti kelime
kökünden geldi diyecek kadar ahmak olacaklarını sanmıyorum ) günümüzde yapılan Türk propaganlarina birisinin dur
demesi gerekiyor ve krala çıplak
olduğunun söylenmesinin de !
[1]
http://www.sabah.com.tr/gundem/2009/08/23/kayi_soyu_teorisi_siyasi_bir_iddia
[2] http://forum.kanka.net/showthread.php?210394-Osmanl%C4%B1-T%C3%BCrk-m%C3%BC-T%C3%BCrkler-mi-kurdu
[3] http://forum.memurlar.net/konu/523431/
[4]
http://www.bilgiustam.com/anadolu-ismi-nereden-gelmektedir/
[5] https://en.wikipedia.org/wiki/Anatolia
[6] http://www.radikal.com.tr/turkiye/anadolunun_genleri_dunya_haritasi_gibi-951549
[7]
http://forum.kanka.net/showthread.php?210394-Osmanl%C4%B1-T%C3%BCrk-m%C3%BC-T%C3%BCrkler-mi-kurdu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.