CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Adalet Bakanı Kenan
İpek tarafından cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına
soru önergesi verdi… Selina Doğan’ın yazılı açıklaması şöyle: "Bir halkın
ya da bir grup insanın diğer halk ya da insanlar¬dan üstün olduğunu savunmak
bir suçtur. Hiçbir devlet de kendi vatandaşları arasında, farklı bir kesimin
diğer kesim üzerinde baskı kurmasına, bir kesimin diğer kesimi aşağılamasına
seyirci kalamaz, kalmamalıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 216’ıncı maddesi ile “halkı
kin ve düşmanlığa tahrik” suçu olarak düzenlenmiştir. Ancak hemen her gün etnik
ve dini azınlıklara karşı nefret ve aşağılayıcı söylemler kullanılmasına karşın
savcılar bu maddeye karşı kör ve sağırlar. Sadece savcılar değil siyasetçiler
ve kanaat önderleri de bu söylemleri görmeyerek, kınamayarak dolaylı yoldan bu
suça ortak olmaktadırlar.
***
CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Adalet Bakanı Kenan
İpek tarafından cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)
Başkanlığına soru önergesi verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, Ceza Kanunu’nun
‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunun düzenleyen 216 maddesine savcıların
duyarsız kaldığını iddia ederek ‘savcılar kör ve sağır’ dedi. Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, kendisine ‘Ermeni’ demesinden dolayı
gazeteci-yazar Hayko Bağdat hakkında manevi tazminat davası açtığına dikkat
çeken Doğan, “ Böyle bir davanın açılıyor olabilmesi başlı başına bir
ırkçılıktır. Ermeni olmak tıpkı Türk olmak gibi suç değildir. Ermeni kelimesi
de tıptık Türk kelimesi gibi kimseye karşı bir hakaret olarak kullanılamaz”
dedi. “Hayko Bağdat yalnız değildir” diyen Selina Doğan, “ Yoksa bizler de Kars
caddelerinde Ermeni avına mı çıkalım” diyen MHP Kars Ülkü Ocakları Başkanı
Tolga Adıgüzel’in durumunu da Adalet Bakanı Kenan İpek’e sordu. Selina Doğan’ın
yazılı açıklaması şöyle:
"Bir halkın ya da bir grup insanın diğer halk ya da
insanlar¬dan üstün olduğunu savunmak bir suçtur. Hiçbir devlet de kendi
vatandaşları arasında, farklı bir kesimin diğer kesim üzerinde baskı kurmasına,
bir kesimin diğer kesimi aşağılamasına seyirci kalamaz, kalmamalıdır.
Türk Ceza Kanunu’nun 216’ıncı maddesi ile “halkı kin ve
düşmanlığa tahrik” suçu olarak düzenlenmiştir. Ancak hemen hergün etnik ve dini
azınlıklara karşı nefret ve aşağılayıcı söylemler kullanılmasına karşın
savcılar bu maddeye karşı kör ve sağırlar.
Sadece savcılar değil siyasetçiler ve kanaat önderleri de bu
söylemleri görmeyerek, kınamayarak dolaylı yoldan bu suça ortak olmaktadırlar.
“Ermeni” kelimesini başkalarına karşı bir hakaret kelimesi
olarak kullanan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, kendisine
“Ermeni” diye hitap edilmesinden dolayı gazeteci /yazar Hayko Bağdat hakkında
manevi tazminat davası açması, bu konuda yaşananların son örneğini
oluşturmuştur. Böyle bir davanın açılıyor olabilmesi başlı başına bir
ırkçılıktır. Ermeni olmak tıpkı Türk olmak gibi suç değildir. Ermeni kelimesi
de tıptık Türk kelimesi gibi kimseye karşı bir hakaret olarak kullanılamaz.
Hangi kademede olursa olsun kamu yöneticileri söylemlerine
dikkat etmek zorundadır.
Hayko Bağdat yalnız değildir
Adalet Bakanı Kenan İpek’e yöneltilen MHP Kars Ülkü Ocakları
Başkanı Tolga Adıgüzel’le ilgili sorular şöyle.
Devletler vatandaşları arasında, farklı bir kesimin diğer
kesim üzerinde baskı kurmasına, bir kesimin diğer kesimi aşağılamasına seyirci
kalamaz. Birçok devletin kanunlarında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suç
olarak kabul edilmiştir. Nitekim Türk Ceza Kanunu’nun 216’ıncı maddesi “Halkı
kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu düzenlemektedir.
Türkiye’de Türk ve Müslüman olmayan azınlıklara ilişkin hemen
her gün aşağılayıcı ve ırkçı ifadeler kullanılmaktadır. Kars Ülkü Ocakları
Başkanı Tolga Adıgüzel, caz piyanisti Tigran Hamasyan'ın Ani Harabeleri'nde
konser vermesinin ardından Ermenileri ve Hristiyanları hedef gösteren
açıklamalar yapmıştır. Adıgüzel, “Yaptıkları bu hareketle ne amaçlanmak
isteniyor? Bunların içerideki destekçileri kimlerdir? Hangi satılmış basın
mensupları bunlar ile ortaklaşa hareket ediyor? Herkes haddini bilecek ve bu
saatten sonra ayağını denk alacaktır. İçeriden ve dışarıdan satılmış hain
beyinler tarafından sabrımız zorlanmak mı isteniyor? Yoksa bizler de Kars
caddelerinde Ermeni avına mı çıkalım?” demiştir. Konserin “papaz kıyafetiyle”
yapılmasına da tepki gösteren Adıgüzel, bir dini ve etnik kesimi açıkça tehdit
etmiş ve aşağılamıştır.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Adana Büyükşehir Belediye
Başkanı Hüseyin Sözlü de Twitter hesabından “Manukyan'ın Adana'daki yeğeni
mutludur. Üç teyze çocuğu daha meclise girdi. AKP, CHP ve HDP den. Ne kadar
gururlansa azdır" ifadelerini kullanmıştır. Sözlü, bu ifadeleriyle Matild
Manukyan'ın Ermeni olmasıyla milletvekili seçilen 3 Ermeni arasında bir bağ
kurmuş ve böylece 3 milletvekilini etnik kimliğinden dolayı aşağılamak
istemiştir.
Doğu Türkistan’da yaşanan olayların ardından Türkiye’de yaşayan
Çinliler ve çekik gözlüler bazı kesimlerin hedefi olmuştur. Çekik gözlü
turistlere saldırılar olmuş, Çin lokantaları basılmış ve bazı sokaklara
“Burnumuzda tütüyor Çinlinin kan kokusu” yazılı pankartlar asılmıştır.
Çinlilere yönelik çok açık ırkçı ifadeler kullanılmıştır.
Bu bilgiler kapsamında;
1-Kars Ülkü Ocakları Başkanı Tolga Adıgüzel ve Adana
Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü hakkında bir soruşturma başlatılmış
mıdır?
2-Çinlilere yönelik saldırılar ve ırkçı söylemlerin ardından
kaç kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır?
3-2005 yılından bu yana 216’ıncı maddeden dolayı kaç kişi
hakkında soruşturma açılmıştır?
4-2005 yılından bu yana 216’ıncı maddeden dolayı kaç kişiye
dava açılmıştır?
5-2005 yılından bu yana 216’ıncı madde kapsamında kaç kişiye
ceza verilmiştir?
6-Aynı tarihler arasında 216’ıncı madde kapsamında açılan
davalardan kaç tanesi etnik ve dini azınlıklara karşı işlenen suçlara ilişkin
olmuştur?"
http://www.ermenihaber.am/tr/news/2015/07/17/Selina-Do%C4%9Fan-Ermeni-olmak-t%C4%B1pk%C4%B1-T%C3%BCrk-olmak-gibi-su%C3%A7-de%C4%9Fildir/61817

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.