MARDİN'de yıllardır depo olarak kullanılan ve 1700 yıllık
olduğu belirtilen, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da kültür varlığı olarak
tescillediği Mor Yuhanna Süryani Kilisesi'nin tapusunu elinde bulunduran
İbrahim Aycun, yapıyı emlakcı aracılığıyla satışa çıkardı… Mardin'de yaşayan
Süryaniler kilisenin satışa çıkarılmasına tepki gösterdi. Mardin Süryani
cemaatinin temsilcilerinden Başpapaz Gabriel Akyüz, kilisenin, internet
üzerinden verilen bir ilan satılığa çıkarılmasına bir anlam veremediğini ve çok
üzüldüklerini belirterek, "Biz kendisi ile daha önce görüştüğümüzde 'Bize
kiliseyi ver burayı manastır veya kilise yapmak yerine Mardin kültür turizmini
kazandıralım restore edelim' dedik ancak kendisi yanaşmadı. Maalesef kendisini
ikna edemedik. 'Senin adına bu hibeyi kabul edelim. Ölülerin hayrına olsun,
ilan verelim herkes bilsin' diye kendisine teklifte bulunduğumuzda yine kabul
etmedi.
***
MARDİN'de yıllardır depo olarak kullanılan ve 1700 yıllık
olduğu belirtilen, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da kültür varlığı olarak
tescillediği Mor Yuhanna Süryani Kilisesi'nin tapusunu elinde bulunduran
İbrahim Aycun, yapıyı emlakcı aracılığıyla satışa çıkardı. Kilisenin satışa
çıkarılmasına kentte yaşayan Süryaniler tepki gösterdi.
Mardin'in Teker Mahallesi Akın Sokak üzerinde bulunan
yıllardır depo olarak kullanılan Mor Yuhanna Süryani Kilisesi, tapusunu elinde
bulunduran İbrahim Aycun tarafından bir emlakçı aracılığıyla 12.5 milyon liraya
satışa çıkarıldı. İbrahim Aycun, babasının bu yapıyı depo ve iş yeri olarak
satın aldığını, babasından kendisine miras kaldığını ifade etti. Mardin'de 2009
yılına kadar tescilli kilise sayısı 8 olan Mardin'de, bu yapıyla birlikte 9'a
çıkmıştı. Tarihi kilisenin bir internet sitesinde kilisenin satışına ilişkin
verilen ilanda 'Kat mülkiyetli tapu' ibaresi yer aldı.
SÜRYANİLERDEN TEPKİ
Mardin'de yaşayan Süryaniler kilisenin satışa
çıkarılmasına tepki gösterdi. Mardin Süryani cemaatinin temsilcilerinden
Başpapaz Gabriel Akyüz, kilisenin, internet üzerinden verilen bir ilan satılığa
çıkarılmasına bir anlam veremediğini ve çok üzüldüklerini belirterek, "Biz
kendisi ile daha önce görüştüğümüzde 'Bize kiliseyi ver burayı manastır veya
kilise yapmak yerine Mardin kültür turizmini kazandıralım restore edelim' dedik
ancak kendisi yanaşmadı. Maalesef kendisini ikna edemedik. 'Senin adına bu
hibeyi kabul edelim. Ölülerin hayrına olsun, ilan verelim herkes bilsin' diye
kendisine teklifte bulunduğumuzda yine kabul etmedi. Bugün de bu kiliseyi
internet üzerinden satışa çıkardığını öğrenince çok üzüldük. Kendisinin orada
verdiği rakamlar gerçekçi değil. Bu Mardin'e yakışmıyor. Orası bir kültür
varlığı, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü'nün bu
konuda karar yazısı var. Böyle olmaması lazım. Bu kilisenin bize verilmesini
talep ediyoruz. Bunu karşılayacak paramız kaynağımız yok. Verdiği fiyat da
mantık dışı bir şey. Elinde tapusu olduğu için biri çıkıp satın alabilir ancak
bu doğru değildir"dedi.
'SATIN ALACAK GÜCÜMÜZ YOK'
Kilise tarihinin 1700 yıllık olmasından dolayı Süryani
cemaati için ayrı bir önemi olduğunu belirten Akyüz, "Bu adamın elinde bu
yapının tapusu olsa da orası bir kilisedir, tarihi bir binadır. Orası tarihi
kültürel bir varlık olarak tescil edilmiş. Zamanında ambar olarak
kullanılmasına karşı çıkmadık. Ancak buranın satılarak amacı dışında bir
şekilde kullanılmasına izin verilmemesi gerekiyor. Bizim tespitlerimiz
kilisenin 4'üncü yüzyılda yapılmış olduğu yönünde. İçinde ruhanilerimize ait
mezarlarımızın olduğu, bizim için dini ve manevi değeri çok yüksek bir kilise Mor
Yuhanna. Tapusunu elinde bulunduran kişiyle temasa geçtik, bizim için önemini
söyledik daha önce. Satın almamızı önerdi, ama o miktarı ödeyecek gücümüz,
kaynağımız yok. Bazı yasal başvurular da yaptık ama sonuca ulaşamadık.
Kilisemiz artık özel mülk olduğu için bir şey yapılamayacağı söyleniyor
maalesef" dedi.
'ALLAH'IN EVİNİ NASIL SATLIĞA ÇIKARIYORLAR?'
İlanla bir kilisenin tapulu olduğu gerekçesi ile
satılmasına tepki gösteren Süryani cemaatinden Suphi Hindiyerli, dünyada
olmayacak bir şeyin Mardin'de gerçekleştiğini söyledi. Hindiyerli,
"Dünyada kilise satılmaz, satılmaması lazım. Kendisi kilisemizi yıllardan
beri ücretsiz bir şekilde kullanıyor. Kendisi kira vermeden bedavadan oturdu.
Biz kendisinden bir ücret talep etmiyoruz. Kendisi şimdi gidip Süryanilere ait
olan kiliseyi yani Allah'ın evini satılığa çıkarıyor. Hiç Allah'ın evi satılığa
çıkarılır mı? Uygun bir fiyat söylese belki cemaat olarak kendi aramızda
kendisine bir yardımda bulunurduk. Ancak söylediği rakam çok uçuk bir şey"
diye konuştu.
TARİHİ KİLİSE
Mardin'de satışa çıkarılan Mor Yuhanna Süryani Kilisesi
hakkında verilen ilanda Mardin Valiliği Koruma Denetleme Bürosu'nda görevli
sanat tarihçisi ve Sabancı Mardin Kent Müzesi Müdürü Gani Tarkan'ın yaptığı
açıklama da eklenmiş. Açıklamada kilise hakkında şu görüşlere yer verilmişti:
"Mardin'de yıllardır depo olarak kullanılan ve
5'inci yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen yapının kilise olduğu belirlendi.
Burada patriklere ait mezarlar var. Kilise içinde bulunan bir kapının
Deyrulzafaran Manastırı'na gittiğini, bir kapının ise kaleye gittiği
söyleniyor. Yaklaşık olarak 400 metrekarelik alana sahip yapının yüksekliğinin
ise 15 metre civarında. Çünkü burada patriklere ait mezarlar var. Bildiğiniz
klasik bir kilise. Kitabesi olmamasına rağmen yapıdaki süsleme özellikleri,
yapının karakteristik özelliklerinden yola çıkarak, bölgedeki yapılarla benzerliği
göz önünde bulundurularak yapının 4, 5 ya da 6'ıncı yüzyılda yapılmış
olabileceğini tahmin ediyoruz. Bu kiliseye benzer yapıların kitabesi olan
yapıların 4-5'inci yüzyılda yapıldığını biliyoruz. Onlarda kitabe var. Benzer
bir örneği Savur'a bağlı Dereiçi Köyü'nde Mor Yohanne Kilisesi, aynı şekilde
Deyrulzafaran Manastırı içindeki Azizler Evi bu yapıyla benzerlik arz ediyor.
Nusaybin'deki Mor Yakup Kilisesi'nde, bu yapıya benzer süsleme özellikleri var.
Duvar örgüsü aynı, mimari olarak plan şeması olarak aynı. Mor Yakup Kilisesi'ne
kapıları çok benziyor. Patriklere ait mezarlar da Deyrulzafaran Manastırı'ndaki
mezarlıklarla aynı özelliklere sahip. Apsisi ortada hala sağlam. O dönemde
Hıristiyanlar tarafından kullanılmış. O dönemin özelliklerini de almış.
Özellikle yan yana duran 3 mezar var. Mezarın üstündeki süsleme özelliklerine
baktığımızda Selçuklu özelliklerini görmemiz mümkün. İslami döneme ait süsleme
özellikleri de var. Onun dışında devasa büyüklükte taşlar var. Bu blok taşlar
da yapının erken Bizans döneminde yapıldığını, genç Roma döneminde yapıldığını
bize gösteriyor. Yapı karışık üslupta yapılmış bir yapı. Tek bir dönemde
yapılmamış. Farklı dönemlerde de restore edilmiş. Cami olarak da kullanılmış.
Güneyinde bir mihrap var. Biliyorsunuz kiliselerde güneye bakan mihrap olmaz.
Mihrap varlığı da buranın bir dönem cami olarak kullanıldığını bize
ispatlıyor."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.