Selay Sarı
İKSV’nin düzenlediği 22. İstanbul Caz Festivali’nin
konuğu olan Ermeni piyanist Tigran Hamasyan, 1600 yıllık Ermeni ilahi ve halk
ezgilerine Aya İrini müzesinde hayat verdi… Cazın yeni dehalarından, ancak bu
sıfatı kabul etmeyen Ermeni piyanist Tigran Hamasyan, ‘Luys i Luso’ (Işıktan
Işık) ismini verdiği projesi çerçevesinde 22. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu
olarak, önceki akşam Aya İrini Kilisesi’nde bir konser verdi. Harutyun Topikyan
yönetimindeki Erivan Devlet Oda Müziği Korosu’nun eşliğinde yarattığı projede
Hamasyan, Ermenistan’dan İstanbul’a uzanan bir rotada, kendi deyimiyle ‘hacca’
çıkmış.
***
İKSV’nin düzenlediği 22. İstanbul Caz Festivali’nin
konuğu olan Ermeni piyanist Tigran Hamasyan, 1600 yıllık Ermeni ilahi ve halk
ezgilerine Aya İrini müzesinde hayat verdi
Aya İrini’nin kafesli camlarından Karakol Restaurant’daki
iftar yemeğinin ışıkları yansıyor, sanki şimşek çakıyormuş gibi bir görüntü
eşliğinde. Kilisenin içerisinde ise 5. yüzyıldan bu yana var olan Ermeni
ilahileri ve halk ezgileri çalınıyor. İstanbul’un yüzlerce yılı bu küçük alanda
canlanıyor.
Cazın yeni dehalarından, ancak bu sıfatı kabul etmeyen
Ermeni piyanist Tigran Hamasyan, ‘Luys i Luso’ (Işıktan Işık) ismini verdiği
projesi çerçevesinde 22. İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak, önceki akşam
Aya İrini Kilisesi’nde bir konser verdi.
Ezgilere ruh üfledi
Harutyun Topikyan yönetimindeki Erivan Devlet Oda Müziği
Korosu’nun eşliğinde yarattığı projede Hamasyan, Ermenistan’dan İstanbul’a
uzanan bir rotada, kendi deyimiyle ‘hacca’ çıkmış. İstanbul’dan önce Kars’ta
bulunan Ani harabelerinde, Van’daki Akdamar kilisesinde ve Diyarbakır Surp
Giragos Kilisesi’nde ‘Luys i Luso’yu koro ile seslendiren Hamasyan, yüzlerce
yıldır korunan, bir kısmı 20. yüzyılın başında, 1915’in en tanınmış
kurbanlarından Gomitas Vartabed’in başını çektiği isimler tarafından derlenen
ilahiler ve halk ezgilerine yeniden ruh üfledi. Koro ve piyanistin sahneye
çıkarken giydikleri ayin kıyafetleri, mekanın ve eserlerin mistik doğasını
vurguluyordu.
İnsan sesinin
dostu
Aya İrini’nin çello ve kontrabas gibi bas tonlu çalgılara
genelde ihanet eden, piyanoya da hak ettiği özeni göstermeyen akustiği, insan
sesinin ise bir numaralı dostu. Hamasyan da aynı düşüncede olmalı ki, Agos
Gazetesi için verdiği röportajda, Kars’ta Ani’de verdikleri konserle ilgili şu
şikâyeti dile getirmiş: “Bu müziği açık alanda icra edecek olmamız can sıkıcı.
Kilise için bestelenmiş şarkılar bunlar ve akustik olmadığı için sesler
kayboluyor.”
Koronun ve solistlerin sesi alanı doldururken,
Hamasyan’ın virtüöz doğaçlamalarıyla süslenen her ilahiden sonra kilise
alkışlarla inledi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.