Fatih Tunç
Bir zamanlar Ermenilerin bu topraklar üzerinde yaklaşık 3
milyona yakın bir nüfusu olmasına rağmen, bu nüfusun tehcirle Anadolu
topraklarından göçe zorlandığını neredeyse Türk tarihçilerin yarısı kabul ediyor.
Yani bu da Birleşmiş milletlerin soykırım gerekçeleri olarak gösterdiği
maddeler arasında yer alıyor. Sizin düşünceniz altında illa bir soykırım olması
için illa ruhun bedenden çıkana kadar işkence edilip, bedenin paramparça mı
olması gerekiyor. Biz Ermenileri katletmedik onlar bizi katletti diyen bazı
tarihçiler, o zaman bu topraklarda Türkler yerine Ermeniler olması gerekiyordu
yani demem o ki bugün Ermenilerin olduğu konumda sizin olmanız gerekmiyordu ?
Nerden baksanız tutarsızlık var aslında. Biz kan lekesi dedikçe siz nar lekesi
anlıyorsunuz. Nar lekesi çıkar ama kan kokusu gitmez, bu topraklardan.
***
Herkes kendince edindiği unvan yada makamın arkasına
sığınarak tarih yazar. Bir kaynağa dayanarak, bir çok farklı yorum ortaya
çıkar. Bununda nedeni tarihçinin kendi etnisitesi veya devletinin hep doğru
yaptığı duygusallığı ile bağdaştırılabilir. Bu durum M.Ö ve M.S dönemler içinde
hep aynı kulvarda devam eder. Yani en ufak bir benzerlik bile, bir devlet yada
halka mal edilebilecek kadar büyük bir kaynak niteliğinde var edilir. Bu duruma
en bariz örnek olarak. Kürtlerin yapıtları, eserleri ve devletlerinin, Tükmüş
yada Türklerin bir koluymuş gibi dile getirilmesi ile de kanıt gösterilebilir.
Bizim eğitim sistemimiz, hep eğitmenin söyledikleri ile
şekillenir. Bu genel anlamda tarih için hep böyledir. Biz hep haklıyken, karşı
devletler yada toplumlar hep haksız bir durumdaymış düşüncesi ile tarih
bireylere yansıtılır. İtiraz etmek mümkün değildir, ya ders tekrarı yapmak
zorunda kalır, yada milliyetçilik akımının ağına takılarak dışlanır. Bu
eğitimin sisteminin her katmanında böyle olmuştur. Eğer özellikle tarih
alanında bir mevki yada unvan almak istiyorsanız, olan metalaşmış bilgiyi daha
fazla metalaştırarak bir Doçent yada Prof. olabilirsiniz. Buda sizi unvanlı bir
cahil yapmaktan öteye taşımaz ki bugün ülkemizde bunların çoğunu görüyor ve
toplumun çoğunluğu olarak da kabul ediyoruz.
Bir zamanlar Ermenilerin bu topraklar üzerinde yaklaşık 3
milyona yakın bir nüfusu olmasına rağmen, bu nüfusun tehcirle Anadolu
topraklarından göçe zorlandığını nerdeyse Türk tarihçilerin yarısı kabul ediyor.
Yani bu da Birleşmiş milletlerin soykırım gerekçeleri olarak gösterdiği
maddeler arasında yer alıyor. Sizin düşünceniz altında illa bir soykırım olması
için illa ruhun bendenden çıkana kadar işkence edilip, bedenin paramparça mı
olması gerekiyor. Biz Ermenileri katletmedik onlar bizi katletti diyen bazı
tarihçiler, o zaman bu topraklarda Türkler yerine Ermeniler olması gerekiyordu
yani demem o ki bugün Ermenilerin olduğu konumda sizin olmanız gerekmiyordu ?
Nerden baksanız tutarsızlık var aslında. Biz kan lekesi dedikçe siz nar lekesi
anlıyorsunuz. Nar lekesi çıkar ama kan kokusu gitmez, bu topraklardan.
Birde bazı tarihçiler Ermenilerin, Kürtler eliyle
katledildiğini dile getiriyor. Öyleyse neden Ermeniler PKK 'Yİ oluşumunu
başlatırken, Kürt kimliğini daha ön safta tutusun? Neden kendi hakları için
mücadele vermek için direnmek varken, neden Kürtleri kimlikleri üzerinden kendi
haklarını talep etmek gibi bir politik anlayışı benimsesin? Haklısınız aslında,
bugün algı politikalarınız, asrın her döneminde sizin istediğiniz şekilde
ilerliyor. Toplum içinde oluşturduğunuz yanlış algılar ve eğitim sisteminize
bile yansıttığınız milliyetçi kalıplar, hep halkların birbirine düşman olması
için, yediden yetmişe aynı statükoda devam ediyor.
Ermenilerden öte Kürtlerin varlıkları üzerine bir çok tez ve
kitap bastınız. Türkleştiremediniz, sonrasında şeytanı bile şaşırtacak
rivayetlerle halka Kürt'ten nefret ettirmeyi benimsediniz. Oda olmayınca
Kurtuluş savaşı kardeşliğini anlatıp, din kardeşliğinden dem vurdunuz. Her dönem
ayrıydı düşünceniz. Hepinizde bu ülkenin Prof. ve nam yapmış entelektüelleri
olarak hiç doğru olandan bahsetmediniz. Yani ne varsa ne yoksa bu ülkede
sizdiniz.
Öncelikle şunu iyi bilmek lazım. Bugün Türkiye kendi içinde
birden çok milleti nasıl barındırıyorsa PKK'de aynı şekilde, her inanç ve
etnisiteden oluşmuş bir parti niteliğindedir. Perspektifleri kişiye değil
halkın seçimi ve fikirlerine dayalıdır. Böyle bir yapının her hangi bir ırkı,
inancı resmi olmamakla beraber, seküler
anlayış modeline uygun bir pratikle mücadele verir. Ben PKK düşüncesi ve
fikirlerinden öte nasıl olurda, böyle bir düşüncenin sav olarak kabul edilmesi
mantığını halen çözebilmiş değilim. Bir iddia ortaya atılırken bunu kaynaklara
ve belgelerden uzak sadece, ben böyle düşünüyorum herkes böyle düşünsün
mantığı, karanlık çağ düşünceleri ile aynı popülerliktedir.
Ermenilerin bu topraklar üzerinde yaşadıkları doğrudur ama
yerin üstünde değil, altında. Her halde hortlamadılar eğer öyle bir özellikleri
olsaydı, eminim yerin altındaki ve üstündekilerin konumu daha farklı olurdu.
Anadolu topraklarında kalan diaspora Ermenilerin çoğu, Kürtlerle halen aynı
safta yer almayı istemez iken nasıl olurda PKK Ermeni oluşumu bir terör
örgütüdür dersiniz, bilemiyorum.
Bizim tarihçiliğimiz hep oturduğumuz yerden, vatanı ve
milleti kurtarmaktır. Bir çözüm yolu bulmaz yerine, çözümü domuz bağı ile
halletmektir. Dünya kadar, Prof. , Doç., olsa bile eğer siz gördükleriniz
karşısında gerçekleri bilerekten inkar ediyorsanız, bu ülkeyi de bölersiniz. Biriniz
çıkar, her şehide bir vekil der, birininiz çıkar, Kürt yok der, biriniz çıkar
Kürt değil Ermeni der. Madem Kürtler Ermeniyse niye katlettiler birbirlerini.
Yada hepsini tehcir ettiyseniz neden bu kadar Kürt var halen bu topraklar
üzerinde. Yani ben bile yazarken zorlanıyorum tutarsızlıklarınızı. Ben
şaşırıyorum bu insanlara. Hele toplum zaten sizin arkanızda, adam Prof, o
söylemişse kesin doğrudur düşüncesine. Zaten bu düşünceler değimliydi
Ermenileri Müslümanlara ve milliyetçilere katlettiren.
Yüzyıldan beri süren Türk İslam milliyetçiliği ile nasıl bir
dönem İttihat ve Terakki ile Ermenileri aldatıp, katledip, soykırımdan
geçirdiyseniz, şimdi aynısını, Barış süreçleri diyerek Kürtler üzerinde
uyguluyorsunuz. Politikalarınızda aynı kulvarda, o zaman Ermeniler sadık
milleti, oldu hain millet, Kürtlerde Kurtuluş savaşında kardeşinizdi, ama şimdi
ne oldu bölücü ve terörist millet. Dün Ermenileri evlerinde yurtlarından,
yakarak katlederek, çocuklarını asimilasyona tabi tutarak büyüttünüz, şimdide,
Kürtlerin köylerini boşaltarak, üzerlerini bombalara yağdırıp, anne karnında ki
çocuğu bile öldürerek aynı politikalarınıza devam ediyorsunuz. Evet doğru
söylüyor bu ülkenin tarihçileri ve entelektüelleri. Dün Ermenileri bitirdik ama
şimdi yine Ermeni diyip bitirmek lazım şu Kürtleri.
Fatih Tunç
Fatihtunc49@hotmail. Com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.