Zuhal Atlan
Geçmişte Ermeni yetimhanesi olarak kullanılan Kamp
Armen’deki direniş, 107’inci gününde devam ediyor. Direnişin başladığı günden
beri yeni bir yaşamın da kurulmaya çalışıldığı kampın tapusu hâlâ Ermenilere
iade edilmedi.
Tapunun iade edileceğinin söylenmesinin üzerinden 3 ay
geçmesine rağmen tapu, henüz gerçek sahiplerine iade edilmedi. Tapunun iadesi
gerçekleşmese de kampta direniş, 107’inci gününde hâlâ ilk günkü dayanışma
ruhuyla devam ediyor. Gencinden
yaşlısına, Kürt’ünden Türk’üne, Alevi’sinden, Süryani’sine, Sunni’sinden
Ermeni’sine, Çerkes’inden Laz’ına, kadınından erkeğine, LGBTİ bireyine tüm
inanç ve kimliklerin bir arada nöbetleştiği kampta, günlük rutin işlerin yanı sıra; yeni bir
yaşam da örülüyor. Yurttaşların kolektif
bir biçimde çalıştığı kampta, gençlerin çaldığı müzik eşliğinde çektikleri
halaylar da eksik olmuyor. Söyleşi,
panel, atölye çalışmaları gibi çeşitli etkinliklerin düzenlendiği kampta,
dikkat çeken ayrıntılardan biri de karanlık çöktüğü zaman, aydınlanmak için
kullanılan ampul sayısı ve ampullerin yakılması için bahçeye çekilen kabloların
uzunluğu ile o kablolara asılan fotoğrafların sayısı. Ermeni Soykırımı’nın
yüzüncü yıl dolayısıyla, ampul ve
fotoğraf sayısı ile kablo uzunluğu 100. 100 ampul de her bir ampul, bir yılı aydınlatsın diye asılmış.
SURUÇ ANISINA FİDAN
Yine, çeşitli kitle örgütleri, siyasi parti, gazeteci,
yazar, aktivist, Kamp Armen direnişini basından duymuş sıradan yurttaş da
dayanışma amacıyla kampı ziyaret ederken, burada “Kamp Armen hatırası”
bırakmayı da ihmal etmiyor. Kampta, Suruç katliamında yaşamını yitirenler de
unutulmamış. Katliamda yaşamını yitirenler anısına fidan dikilmiş ve her bir
fidana da katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri Türkçe ve Ermenice yazılmış.
Kampta, Kobanê direnişinin izlerini görmek de mümkün.
‘YENİ YAŞAMI KURMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Kampta
bulunanların tek isteği var o da kampın gerçek sahiplerine iade
edilmesi. Çünkü, kamptakiler, inşa
edecekleri binada dil, din, inanç ve kimlik farkı gözetmeksizin gelen çocukların
birlikte yaşamın nasıl olacağını öğrenmelerini istiyor. Direnişin ilk gününden
beri, kampta nöbet tutanlardan Alexis Kalk, kampın derhal Ermeni halkına iade
edilmesini istiyor. Kampın iade edilmesi için gerekli sözlerin yerine
getirilmediğini söyleyen Kalk, kampta aynı zamanda yeni bir yaşamı kurmaya
çalıştıklarını ifade etti.
‘“Biz bu kampın bahçesini barış ve kardeşlik bahçesi
olarak görüyoruz” diyen Kalk, çocukların
sesini de bu bahçede duymak istediklerini dile getirdi. Kampta, Kobanê ve Gezi
ruhuyla başka bir direniş örgütlemeye çalıştıklarını belirten Kalk, “Bizim
burada örgütlediğimiz her gün halklar için bir kazanımdır. Burayı güçlü ve
değerli kılan da dayanışma ruhu ve mücadele etme azmidir” dedi.
Deniz Karagöz de, direnişte olan isimlerden biri. “Kamp
Armen, Ermeni halkına iade edilene kadar direnişimiz devam edecek” diyen
Karagöz, herkesi direnişlerine destek olmaya davet etti. Bazı gençlerin
öğrenimlerini yarıda bırakıp nöbet tutmak için geldiği kampta, geçtiğimiz
günlerde saldırı da olmuştu. Bir grup tarafından kampın dışında bir alanda
saldırıya uğrayanlardan Ensari Taşkaya,
halkların birlikte yaşamalarından rahatsız olanların bu saldırıyı
düzenlediklerini söyledi.
‘UNUTULMUŞ BİR TARAFTA BEKLİYORUZ’
“Bizim derdimiz 32 senedir el konulmuş bir yetimhanenin
iade edilmesidir” diyen Kamp Armen çocuklarından Garabet Orunöz, kampın bir an
önce iade edilmesini ve kampla ilgili
plan ve projeleri ona göre hazırlayacaklarını söyledi. Orunöz, “Bizim bütün
düşüncemiz, yoksul, yetim, okuyamayacak durumdaki çocukların sokakta
kurtarılarak burada eğitilmesidir. Türkiye’nin tüm bölgesinden çocukları,
cinsiyet ve kimlik ayrımı yapmaksızın buraya getirmek ve kaynaştırmaktır”
diyerek kampın iadesi ile ilgili yetkililer tarafından bir açıklama yapmalarını
istediklerini belirtti. Orunöz, “Şu an tamamen unutulmuş ve terk edilmiş bir
tarafta bekliyoruz” dedi. (İstanbul/DİHA)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.