Sinan Burhan / sinanburhan@yeniakit.com.tr
Bu köşenin müdavimleri bilirler ki; Demirtaş’ın
Uluslararası bir proje olduğunu ve HDP’nin barajı geçeceğini defalarca yazdım.
Bu projenin en açık göstergesi ise Demirtaş’ın yaptığı bir açıklamaydı. Ne
diyordu Demirtaş: ‘Türkiye’de Ermeni soykırımı yapılmıştır. Bu soykırımı
tanımak gerekir’ işte bu cümlelerden dolayı Demirtaş’ın Ermeni Lobisinden
destek alacağını ve ABD’lilerin bu partiyi ve Demirtaş’ı destekleyeceklerini
yazmıştım. Hatta yazımın başlığı da şuydu: ‘Ermeni Soykırımı var diyen Demirtaş
barajı aşar’. Demirtaş daha sonra uluslararası bir takım medya kuruluşlarına
ülkemiz aleyhine beyanatlar verdi… Barış sürecini PKK ve HDP bitirdi. Öcalan’ın
deyimiyle uluslararası proje haline gelen Demirtaş yazık ki, barışa dinamit
koydu. Ama karamsarlığa gerek yok. Biz çözüm sürecine Kürt halkıyla devam
ederiz. Ancak bu sefer bir farkla. Türk Devletini de zayıflatmadan. Aciz duruma
düşürmeden… (İddialar çok tartışmalı bir yana Ermenilerin bu kadar gücü
olsa ABD de BM de çoktan soykırımı kabul etmişti. HYETERT)
***
Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu ilginç
bir yazı kaleme aldı. İlgili yazısında terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın
‘Selahattin Demirtaş uluslararası bir proje ben ise yerliyim’ dediğini
belirtmiş. Bu yazı ve haber gazetecilik açısından başarıdır. Ama asıl önemli
olan Öcalan’ın cümleleri.
Bu köşenin müdavimleri bilirler ki; Demirtaş’ın
Uluslararası bir proje olduğunu ve HDP’nin barajı geçeceğini defalarca yazdım.
Bu projenin en açık göstergesi ise Demirtaş’ın yaptığı bir açıklamaydı. Ne
diyordu Demirtaş: ‘Türkiye’de Ermeni soykırımı yapılmıştır. Bu soykırımı
tanımak gerekir’ işte bu cümlelerden dolayı Demirtaş’ın Ermeni Lobisinden
destek alacağını ve ABD’lilerin bu partiyi ve Demirtaş’ı destekleyeceklerini
yazmıştım.
Hatta yazımın başlığı da şuydu: ‘Ermeni Soykırımı var
diyen Demirtaş barajı aşar’.
Demirtaş daha sonra uluslararası bir takım medya
kuruluşlarına ülkemiz aleyhine beyanatlar verdi.
HDP Projesi bir anlamda Abdullah Öcalan’ı tasfiye projesi
haline dönüştü. Çünkü Abdullah Öcalan hapishanede olduğu için Batı, Demirtaş’la
çalışmayı tercih etti. Çünkü Batılılar Öcalan’ın devlete yakın olduğunu
düşünüyorlardı. Hatta bu yönde propaganda bile yaptılar. Demirtaş sadece bu
topraklara değil kendi önderliğine de yanlış yaptı. O nedenle Öcalan da kendi
tasfiye sürecini görerek bu açıklamayı yaptı.
Öcalan öteden beri silahı bırakın ve sınır dışına çıkın
diyordu. Bölge ülkeleri ve Batı ise PKK’nın silahsızlanmasına karşı
çıkıyorlardı. Çünkü PKK’yı istedikleri zaman kullanıyorlardı. PKK bugün ki
yapısı ile çok uluslu bir şirkete dönüşmüş durumda. Bazen İran’la hareket
ediyor bazen İsrail ile bazen de Esat ile. O nedenle bu örgütün tasfiyesi son
derece zor. Çok ortaklı bir yapıya dönüşen PKK’nın tasfiyesine ortaklar engel
oluyor.
Açılım ve barış sürecine yazık oldu. PKK ve HDP siyaseti
bu süreci mahvettiler. Devleti aciz duruma düşürmek için ellerinden geleni
yaptılar. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı hedef aldılar. Oysaki Erdoğan elini taşın
altına koyarak ‘siyasi geleceğime de mal olsa da bu süreci bitireceğim’ dedi.
Kürtçe TV’yi açan Erdoğan oldu. Kürtçe alfabeyi ve
eğitimi serbest bırakan Erdoğan oldu. Belde ve mahallelerde Kürtçe isimler geri
verildi. Üniversitelerde Kürtçe bölümler kuruldu. Erdoğan bunu yaparken hedef
haline geldi. Ülkeyi satıyorsun, ülkeyi bölüyorsun dediler. Her türlü ihanetle
suçladılar. Ama Cumhurbaşkanı özgürlük dedi. Barış dedi.
Erdoğan bu riski aldı, Demirtaş ne dedi peki. Çıktı
meclis kürsüsüne seni başkan seçtirmeyeceğiz diyerek meydan okudu. Erdoğan
karşıtı blokun sözcüsü oldu. Üst akıla hizmet etti. Bugün gelinen noktada
şehitlerimiz gelmeye başladı.
Barış sürecini PKK ve HDP bitirdi. Öcalan’ın deyimiyle
uluslararası proje haline gelen Demirtaş yazık ki, barışa dinamit koydu. Ama
karamsarlığa gerek yok. Biz çözüm sürecine Kürt halkıyla devam ederiz. Ancak bu
sefer bir farkla. Türk Devletini de zayıflatmadan. Aciz duruma düşürmeden…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.