5580 sayılı kanunun 5. maddesinin ‘c’ fıkrasında, Ermeni
okullarında sadece Ermeni cemaatine mensup çocukların eğitim görebileceği
belirtiliyor. Çocuğun Ermeni cemaatine mensup olduğunu gösterebilecek tek belge
de, Ermeni Patrikliği ve ona bağlı kiliselerden verilen vaftiz kâğıdıdır.
Çocuğun Apostolik veya Katolik kiliselerinden alınmış bir vaftiz kâğıdının
olması ya da Ermeni Protestan Kilisesi mensubu olduğuna dair, Protestan
Kilisesi’nden alınmış bir belgesinin olması şart. Vaftiz olmamış çocuklar için,
kayıt esnasında, çocuğun velisine Patrikhane tarafından hazırlanan bir vaftiz
dilekçesi imzalatılacak. Bu dilekçeyi imzalayan velilerin çocukları, Patrikhane
tarafından belirlenecek bir tarihte topluca vaftiz edilecek. (Kanun değiştirilmeli ve hangi mezhepten olursa olsun vaftiz belgesi olan her Hıristiyan okul yönetiminin kabul etmesi koşuluyla okullarımızda okuyabilmelidir. HYETERT)
***
Vakıflar Arası Dayanışma ve İletişim Platformu (VADİP)
bünyesinde faaliyet gösteren Eğitim Komisyonu’nun genel koordinatörü Nurhan
Palakoğlu, konuyla ilgili sorularımızı cevapladı...
Okul kayıtlarında yaşanabilecek özel durumlarda nasıl bir
yöntem izlenecek?
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Öğretim Kurumları
Genel Müdürlüğü’nün 28 Haziran 2015 tarihli genelgesinde 5580 sayılı Özel
Öğretim Kurumları Kanunu’na ve Lozan’ın 40. ve 41. maddelerine atıfta
bulunularak, “Azınlık okullarına öğrenci kaydı yalnız kendi azınlığına mensup
TC vatandaşlarının çocuklarının velisi/vasisi tarafından ekte yer alan form
doldurulmak suretiyle okul müdürlüğünün ‘uygun’ görüşü ile gerçekleştirilir”
deniyor. Yani öğrencilerin okullarımıza kaydıyla ilgili son kararı okul
müdürlerimiz verecek. Bununla birlikte, eskiden olduğu gibi, Milli Eğitim
Bakanlığı, yapılacak denetimlerde hatalı bir kayıt yapıldığının tespit edilmesi
durumunda, ilgili öğrencinin kaydının silinmesini talep edebilecek.
5580 sayılı kanunun 5. maddesinin ‘c’ fıkrasında, Ermeni
okullarında sadece Ermeni cemaatine mensup çocukların eğitim görebileceği
belirtiliyor. Çocuğun Ermeni cemaatine mensup olduğunu gösterebilecek tek belge
de, Ermeni Patrikliği ve ona bağlı kiliselerden verilen vaftiz kâğıdıdır.
Çocuğun Apostolik veya Katolik kiliselerinden alınmış bir vaftiz kâğıdının
olması ya da Ermeni Protestan Kilisesi mensubu olduğuna dair, Protestan
Kilisesi’nden alınmış bir belgesinin olması şart. Vaftiz olmamış çocuklar için,
kayıt esnasında, çocuğun velisine Patrikhane tarafından hazırlanan bir vaftiz
dilekçesi imzalatılacak. Bu dilekçeyi imzalayan velilerin çocukları, Patrikhane
tarafından belirlenecek bir tarihte topluca vaftiz edilecek.
Ermeni okullarında, kimliğinin ‘din’ hanesinde İslam yazan
öğrenciler var mı?
1923 tarihli Lozan Antlaşması’nın 40. ve 41. maddeleri
ile, bu antlaşmaya atıfla hazırlanan 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu
yıllardır yürürlükte. Daha önce, cemaat mensubu olmadığı halde okullara kaydı
yapılmış olan az sayıdaki öğrencinin durumu, Bakanlık tarafından yapılan
incelemelerde fark edildiğinde, dönem ortasında çocuğun kaydının okuldan
alınmasının istendiği durumlar oldu. Bu şekilde kaydedilmiş olan çocuklar,
velilerin rızası alınarak Patrikhanemiz tarafından toplu olarak vaftiz
ediliyor.
Öğretmenliğin tercih edilen bir meslek haline getirilmesi
için özlük haklarını iyileştirme yönünde herhangi bir çalışma var mı?
Okullarımızın idari konularda bağımsız olarak hareket
ettiğini hatırlatmak isterim. Tüm eğitim kurumlarında olduğu gibi bizim
okullarımızda da idarecilerin, kendi ihtiyaçlarına yönelik en doğru kadroyu
oluşturmaya çalıştığına inanıyoruz. Okulun misyonuna ve vizyonuna uygun olmayan
personelin, şartlar gerektiriyorsa işten çıkarılabilmesi, eğitim kalitesi açısından
elzemdir. En başarılı öğretmenin bile bu başarısını devam ettirme ve yeni
nesilleri çağdaş eğitim şartlarına uygun olarak yetiştirme sorumluluğu var.
Ayrıca, öğretmenlerimizin, bütçesi yeterli olmayan bir-iki okul dışında, diğer
özel okul öğretmenlerinden daha kötü şartlarda çalıştıklarını düşünmemekle
birlikte, daha iyi şartlarda çalışmayı hak ettiklerine dair inancım da sonsuz.
Tamamen vakıflarımızın bütçeleriyle alakalı olan bu konunun, öğrenci ücretleri,
okul binalarının fiziki şartları, eğitim kalitesi ve benzeri konularla birlikte
değerlendirilmesi ve köklü çözümler bulunması gerekiyor.
Okullarımızda hangi alanlarda öğretmen ihtiyacı var?
VADİP Eğitim Komisyonu’nun bu konuda önceki yıllarda yaptığı tespitlerde
değişiklikler oldu mu?
VADİP Eğitim Komisyonu olarak bu yıl konuyla ilgili yeni
bir çalışma yapmadık. Geçen yıl yayımladığımız raporda, kısa, orta ve uzun
vadeli öğretmen ihtiyaçlarımız duyurulmuştu. Diğer taraftan, komisyonumuz, bir
yıldır, öğretmen adaylarımızın vadipegitimkomisyonu@gmail.com adresine
gönderdiği müracaatları tüm okullarımızla paylaşıyor. Bu şekilde, iş arayan
öğretmen adaylarına yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Eğitim Komisyonu’nun Ermenice ve İngilizce eğitiminde bir
standart oluşturma yönünde çalışmaları var mı?
Böyle bir çalışma henüz başlatılmadı. Öte yandan,
okullarımızdaki eğitim kalitesini yükseltebilmek için, Gülbenkyan Vakfı’nın
temsilcisi Ani Garmiryan’ın öncülüğünde bir proje üzerinde çalışılıyor. Proje
kapsamında, eğitim kalitesi ve okullarımızdan beklentiler hakkında nasıl bir
misyon ve felsefe benimsenmesi gerektiği gibi konularda, veliler, öğrenciler,
mezunlar ve öğretmenlerin katılacağı bir anket çalışması yapılarak, beklentiler
ve eksiklikler tespit edilecek. Söz konusu anket çalışmasına yeni dönemde
başlayacağız. Yıl içinde elde edilecek sonuçların değerlendirilmesiyle,
önümüzdeki yıl Gülbenkyan Vakfı’yla okullarımızda somut adımlar atmak üzere bir
yol haritası belirlenecek.
Bu yıl da azınlık okullarından başvuru yapan herkes özel
okullara yardımdan faydalanabilecek mi?
2 Eylül 2015 tarihine kadar başvuran herkese, bahsi geçen
kriterlere bakılmaksızın devlet yardımı yapılacak.
Yardımlar nedeniyle yeni kayıt döneminde velilerin daha
az bağışta bulunma eğiliminin önüne geçmek için bir uygulamanız olacak mı?
Geçen yıl uygulama çok yeni olduğundan ve işleyişi çok
net olarak anlaşılamadığından, hem okul bütçeleri yapılırken, hem de
velilerimizin bağışları açısından bazı aksaklıklar yaşanmıştı. Bazı velilerimiz
devletten gelen yardımlarla öğrencinin tüm maliyetinin karşılandığını düşünüp,
yapması gereken bağışı ya hiç yapmamış, ya da eksik yapmıştı. Bu yıl hem
okullarımızın bütçelerinin daha tutarlı hazırlanacağına, hem de velilerimizin
devlet yardımının öğrenci maliyetinin sadece bir kısmına katkı olduğu konusunda
daha bilinçli davranacağına inanıyoruz. Ayrıca devlet yardımına ihtiyacı
olmayan vakıflarımızın, gelen yardımları ihtiyaç sahibi okullarla paylaşmasının
uygun olacağı kanaatineyiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.