Prof. Dr. Ata Atun / Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi
Boşuna batmadı Yunanistan. Erken yaşlarda emekli olmuş
devlet memurları başına tam bir bela oldu. Sayıları nüfusa oranla inanılmaz
boyutlarda. Ölüm kayıtları bilinçli olarak yapılmıyor. 1950’li, 1960’lı
yıllarda ölen kişilere hala daha emekli maaşı ödeniyor. Yunanistan, bu nedenle
dünyanın en yüksek yaş ortalamasına sahip. Resmi kayıtlara göre dünya üzerinde
100 yaşını geçen insanların en çok bulunduğu ülke Yunanistan. Her ay 4-5 farklı
yerden emekli maaşı alan aileler bulunmakta Yunanistan’da. Ölen devlet
memurlarının sayıları yaklaşık 40 binin üzerinde olan evlenmemiş kızları ayda
bin Avro gibi bir sosyal yardım parası almakta. Bu yardım paraları Yunanistan
maliyesine yılda 530 milyon Avro’ya mal olmakta. Devlet ihaleleri ise tam bir
yasal soygun havasında. Hastanelerde kalp hastalarına takılan kalp pilleri için
devlete çıkarılan fatura, AB ortalamasının neredeyse 400 katından da fazla.
***
Yunanlılar tembelliklerinden ve üçkağıtçılıklarından
elbirliği ile Yunanistan’ı mı batırdılar yoksa Avrupa Birliği bir ayak oyunu
ile Yunanistan’ı mı batırdı.
Evvelki gün varılan ön anlaşma ile 20. Yüzyılın
başlarında Osmanlı Devleti’nin tüm gelirlerine el koyan “Düyun-u Umumiye-i
Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi” yani Avrupa devletlerinin gönderdiği
temsilcilerden oluşan, “Osmanlı Devleti’nin borçlarını tasfiye için kurulan
uluslararası kuruluş”un 21. Yüzyıl versiyonu, Yunanistan’ın tüm gelirlerine el
koydu AB’den alınan borcu ödemek için.
Gerçekte AB bu konuda haklı.
Yunanistan, Avrupa Birliğine kasten çarpıttığı ve yalan
dolanla dolu bütçe hesaplarını sunarak Avro Bölgesine (Euro Zone) girdi ve
batana kadar da gerçekleri gizleyerek rakamlarla oynamaya devam etti. Hal böyle
olunca batması da kaçınılmazdı. Yunanistan’ın eski Başbakanlarından Yorgo
Papandreu, Yunanistan’ın batacağını daha 2004’lü yıllarda, Annan Planı ile
ilgili olarak kendisinin de yer aldığı toplantılarda üstü kapalı dile
getirmekten çekinmiyor, bu nedenle de Annan Planı’na içinde umut ışığı yanan
bir kurtarıcı gibi bakıyordu.
Boşuna batmadı Yunanistan.
Erken yaşlarda emekli olmuş devlet memurları başına tam
bir bela oldu. Sayıları nüfusa oranla inanılmaz boyutlarda.
Ölüm kayıtları bilinçli olarak yapılmıyor. 1950’li,
1960’lı yıllarda ölen kişilere hala daha emekli maaşı ödeniyor. Yunanistan, bu
nedenle dünyanın en yüksek yaş ortalamasına sahip. Resmi kayıtlara göre dünya
üzerinde 100 yaşını geçen insanların en çok bulunduğu ülke Yunanistan.
Her ay 4-5 farklı yerden emekli maaşı alan aileler
bulunmakta Yunanistan’da. Ölen devlet memurlarının sayıları yaklaşık 40 binin
üzerinde olan evlenmemiş kızları ayda bin Avro gibi bir sosyal yardım parası
almakta. Bu yardım paraları Yunanistan maliyesine yılda 530 milyon Avro’ya mal
olmakta.
Devlet ihaleleri ise tam bir yasal soygun havasında.
Hastanelerde kalp hastalarına takılan kalp pilleri için devlete çıkarılan
fatura, AB ortalamasının neredeyse 400 katından da fazla.
Basit bir devlet dairesinde, müdür ve üst düzey
yöneticilerin arabalarının özel şoförlerinin sayısı ortalama 50 civarında. Buna
ilaveten bir de bu dairenin bahçesi varsa, bir o kadar da bahçıvanı bulunmakta.
Genelde 30-40 metrekare bahçeye 40-50 arası bahçıvan düşüyor.
Yunanistan’da riskli sayılan 600 farklı iş kolu
bulunmakta.
Saç boyasının cilde zararlı olabileceği gerekçesi ile
kuaförler, mikrofonun olası vücuda zararlı ışınlar veya dalga yayabileceği
varsayımı ile mikrofon kullanan tüm Radyo, TV ve benzeri iş kolları, hava
üflemek için vücudu zorladığı gerekçesi ile nefesli çalgıların yer aldığı
orkestra ve müzik grupları ve benzeri 597 adet iş kolunda çalışan kadınlar 50
yaşında, erkekler is 55 yaşında emekli olmakta.
1930 yılında kurumuş olan Kopais gölünü korumak amacıyla
kurulmuş olan “Kopais Gölünü Koruma Enstitüsü” gibi sayıları bini aşmış hayali
kurum ve kuruluşlardan geçimini temin eden, aylık alan ve emekli olmuş
yüzbinlerce Yunanlı bulunmakta. Bu kağıt üstünde var olan ve hayali işlerle
uğraşan kurum ve kuruluşlarda çalışanların Yunanistan Hazinesine ve de dolayısı
ile AB vergi mükelleflerine maliyeti yıllık 3 milyar 250 milyon Avro.
Fransa’da emekliler aldıkları son maaşın yüzde 51’ini,
Almanya’da yüzde 40’ını, ABD’de yüzde 41’ini, Japonya’da yüzde 34’ünü emekli
maaşı olarak alırken Yunanistan’da yüzde 96’sını emekli maaşı olarak almakta.
Bunlar gibi daha yüzlerce “Beleşçiliğe yönelik,
çalışmadan para kazanmayı hedeflemiş yöntem” geliştirmiş Yunanlılar ve doğrudan
Yunanistan Hazinesini, yan yollardan da AB hazinesini soyup soğana çevirmişler
yıllar içinde. Bunları okudukça aklıma bizim KKTC maliyesi, çalışmadan veya da
çalışır gibi yapıp maaş alan kamu görevlileri ve beleşçilik üzerine kurulmuş
sosyal haklar geldi aniden…
Arkamızda Türkiye olmasaymış çoktan batarmışız biz de,
aynen Yunanistan gibi…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.