Ruhan Odabaş / ruhan.odabas@gmail.com
Hukuk okumuştu. Kendi insanına, yasaların kendisine
verdiği hakları eşit olarak dağıtmaya çalışan, dürüst, namuslu ve eskiden bizim
insanımızın çok güvendiği yargı çalışanlarından biriydi… İstedim ki, Türkiye’de
böyle yargıçlar, böyle hukuk adamları da var, bilesiniz…“Hep düşman bilsek de
Yunanlılar ve Ermeniler uzun süre Türklerle birlikte yaşamıştır. Hatta
Ermeniler için en sadık millet anlamında “milleti sadıka” denmiştir. Batı,
zamanla bu iki milletle bizi kavga ettirerek güçsüz düşürmüş sonuçta
topraklarımızı işgal etmiştir.” diyordu… Düşünüyorsunuz; Ege’nin, şu anda tüm
dünyanın ilgisini çeken tarihi yerleri kimin kalıntılarıdır?” Anadolu’nun çok
yerinde birlikte yaşayan Ermeni ve Türk halkının kalıntılarını nasıl yok
sayacaksınız? Demek ki bu yargıç arkadaşımız böyle düşünmekte haklı.
Özetle der ki;
“Kardeşçe yaşayabilirdik!”
***
Hukuk okumuştu. Kendi insanına, yasaların kendisine
verdiği hakları eşit olarak dağıtmaya çalışan, dürüst, namuslu ve eskiden bizim
insanımızın çok güvendiği yargı çalışanlarından biriydi.
Biz öyle istiyorduk, öyle olmalıydı. İnsanların diline,
dinine, koltuğuna, rütbesine bakmadan hüküm vermeliydi yargıç dediğin ve sözünü
ettiğim de öyle biriydi. Son yıllarda çok gördüğümüz, görüp de kendimizden bile
utandığımız; kendi vatandaşını yok yere içeri tıkan, kendi ordusuna kumpas
kurmanın hesaplarını yapan, haham bozuntusu birinin ispiyonlarını dikkate alıp
da kendi insanına eziyet edenlerden değildi yani…
İnançlıydı. Geleneksel bir yapıdan geliyor, ailesinden
aldıklarıyla toplumun kendisine verdiklerini harmanlayıp mütevazı bir yaşam
sürüyordu…
Atatürkçüydü. Cumhuriyet’e, değerlerine inanıyor,
ülkesinin her tür işgaline karşı direnmek istiyordu…
Yine, şu anda da öyle. Yukarıya sıraladıklarımdan hiç
ödün vermeyenlerden biri. Yaptığı saptamaları önemsiyor, sohbetlerinden keyif
alıyordum. O nedenledir ki, ciddiye aldığım içindir ki, yaptığı bir saptamayı
sizlerle paylaşmak istedim. İstedim ki, Türkiye’de böyle yargıçlar, böyle hukuk
adamları da var, bilesiniz…
“Hep düşman bilsek de Yunanlılar ve Ermeniler uzun süre
Türklerle birlikte yaşamıştır. Hatta Ermeniler için en sadık millet anlamında
“milleti sadıka” denmiştir. Batı, zamanla bu iki milletle bizi kavga ettirerek
güçsüz düşürmüş sonuçta topraklarımızı işgal etmiştir.” diyordu…
Düşünüyorsunuz; Ege’nin, şu anda tüm dünyanın ilgisini
çeken tarihi yerleri kimin kalıntılarıdır?”
Anadolu’nun çok yerinde birlikte yaşayan Ermeni ve Türk
halkının kalıntılarını nasıl yok sayacaksınız?
Demek ki bu yargıç arkadaşımız böyle düşünmekte haklı.
Özetle der ki;
“Kardeşçe yaşayabilirdik!”
Bir başka saptaması şöyle;
“Şimdi ise Suriye ve Türkiye’den başlayıp Çin ve Kore’ye
kadar giden bir alanda 3. dünya savaşı çıkarma uğraşı veriyorlar.”
Hadi siz yalan deyin buna!..
“İrlanda’yı işgal eden İngiltere’de hiç terör yokken,
aynı kandan gelen akraba İslam devletleri hep kavgalı...”
Eksik mi, yalan mı, yanlış mı?
Geliyoruz kendi ülkemize, Türkiye’ye. Son dönemde
başımızın iyice belada olduğunu bilmeyen, görmeyen yok. O konuda da şunları
söylüyor;
“Kürt ve Güneydoğu sorununu şöyle düşünmeli; devletle
uğraşan bir örgüte Kürt halkı neylesin?”
Sonrasında önerilerini sıralıyor;
“Ciddi, caydırıcı mücadele gerekmektedir. Dört şeyi
unutmamalıyız;
1-Kürt halkı Türkiye ile uzlaşın diye örgütü vekil tayin
etmedi. Barış sürecini de onlar değil örgüt ile devlet belirledi... Gerçek Kürt
ülke ile kavgalı değil. İhale alıyor ülkenin her yerinde yaşıyor…
2- Cezalar caydırıcı olmalı. Eylem yapan iki gün sonra
tahliye olursa halk onlardan korkar…
3- O bölgede asayişi sağlamadan, araç yakma, dükkân
yakma, adam öldürme, gasp gibi asayiş sorunlarını çözmeden oradaki halkı
sorumlu tutamayız. Biz kızınca mahcup olan, korkarak gözlerimize bakan Kürt
kardeşlerimiz olduğunu da bilelim...
4- Kamu görevlilerini atarken, şu cemaat bu cemaat, imam
hatipli, düz liseli değil de, liyakate, adalete önem verelim. İşte o zaman
birçok şey düzelecektir…”
Eksik var mı? Katılmadığınız var mı?
Sözünü ettiğim yalnızca benim tanıdıklarımdan bir tanesi.
Benim bilmediğim, sizin bildiğiniz ne insanlarımız var kim bilir!..
Bu nedenledir benim umutlarımın tükenmeyişi…
Bu nedenledir umutsuzluk yaratanlara kızmalarım…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.