Develi eğitim tarihi üzerinde çalışırken, bilgi temin
etmede çok zorlandık ise de yine de bir hayli bilgi toplayabilmiştik.Elbette
bilgi edinmenin altında yatan zorlanmalar,bilhassa Osmanlıdan Türkiye
Cumhuriyeti’ne geçişte arşiv dağılmaları,tehcir gibi siyasi gelişmeler ve
sosyal değişimler, özellikle alfabe değişimi ile kurum arşivlerinin
korunamamasının büyük rolü olmaktadır.
İşte Develi de bundan nasibini almaktadır.Ancak biz iğne
ile kuyu kazsak da eğitim tarihimiz ve dolayısıyla azınlık okulları hakkında
elde ettiğimiz bilgileri “Develi lisesi’nin Kuruluşu’nun 50.Yılı Anısına Develi
Eğitim Tarihi, Develi 2008” adlı eserimizde konusunda bir ilk olmak üzere vermeye
çalışmıştık. Zaman içerisinde elde ettiğimiz fotoğraf ve bilgilerle, Develi
Eğitim Tarihi adına konuya yeniden zenginlik katmanın faydasına inanıyoruz.
Develi Eğitim Tarihinde modernleşmenin 1855 yılında ilan
edilen Islahat Fermanı’na kadar uzanmaktadır.Azınlıkların ve yabancı okulların
açılmasında Amerikalı misyonerlerin büyük rolü olmuştur.Misyonerlerin
Kayseri’ye gelişleri 1825 yılına ,Develi’deki azınlıkların özellikle
Ermenilerin ciddi varlıklarını görünce Develi’ye gelmeleri ise 1860’lara
rastlar.Gölemen mevkiinde Ermeni gençlerini eğitmek için bir kolej açmayı
düşünen bu Amerikalı misyonerler,Develi’nin aydın insanlarının direnmeleri
üzerine bu teşebbüslerinden vaz geçerler.Bunu 1870’lerde Talas’ta
gerçekleştirirler.
İSTİKLAL İLK OKULU TARİHÇESİ
Zaten Ermeniler ilk eğitim kurumlarını kiliseler ve
manastırları yanında çok erken dönemde açmışlardır. 1880’lerden sonra da Rumlar
okullarını açmışlardır.Ağırlıklı olarak Ermeniler Fenese ile Aşağı Everek
(Teküşe) bölgesi ile Protestan olanlar da İlbe /Bahçebaşı bölgesine
yerleşmişlerdir.Okullarını da bu mahallelerinde yaptırdıkları kiliselerin
yanına yaptırmışlardır. Adı bilinen bu kilşseler,Fenese’de Sent -Mere Dö Dieu
Kilisesi,Aşağı Everek’te:Surp-Toros Kilisesi 1757,Rupiyan Kilisesi de İlbe’de
bulunmaktadır.Ayrıca Çomaklı ve Gömedi köylerinde de birer kilise mevcuttu.İşte
bu kiliseler yanında açılan okullar azınlıklar için ilk eğitim kurumlarıdır.Bu
okullar misyonerler desteğinde çoğu kaçak Çomaklı,İncesu ve Gömedi köylerinde
de açılmıştır.
1909
Okulun müdür ve öğretmenleri. Okulun eski hali Kurucu
Müdürü Sarkis Donukyan
Bu okullar içerisinde ilk yapılan şimdiki adı İstiklal
İlk Okulu’nun eğitim ve öğretiminin yapıldığı binadır.Haçın Amerikan Koleji
Müdürü Misyopner Parker’in siyasi nüfusu ve entrikaları ile arsaları alınıp
kaçak yapılan ve ruhsatı da çok sonra alınan binada Mesrobian adı ile açılan
bir ruhban okuludur.Everek Mesrobian okulunun kurucu müdürü de Sarkis
Donukyan’dır.1893-1895 yılları arasında idarecilik yapmıştır.Okulda öğrenci
sayısı bu okulda bir ara 700 öğrenci eğitim ve öğretim görmüştür.Bu rakam bize
göre biraz abartılı olsa da resmi rakamlar böyle.Fakat diğer Ermeni okullarında
okuyan öğrencilerin de fazlalığı Ermenilerdeki okuma azmini ve isteğini
göstermesi bakımından önemlidir.
Bu okulun sonradan öğrenci sayısının düşmesinde şüphesiz
zorunlu göç’ün etkisi çoktur.Zamanla 1918’lerde Develi’den ayrılanlardan bir
çoğunun geri dönmesi sebebiyle yeniden öğrenci bulmuştur.İstiklal Harbi
sırasında Aşağı Everek Eski Saray bölgesinde bulunan ki mutlaka büyük Türkçü ve
bir ara Ermenilere zulüm eden suçlamasıyla İngilizler tarafından Malta’ya
sürgüne gönderilen Kayseri Mutasarrıfı Muammer Bey tarafından yaptırılan
İnkılap İlk Okulu bu okulla birleşririlmiştir.1924 yılında Tevhid-i Tedrisat
Kanunu yani eğitimde birlik kanunu çıkınca bu okulda artık Ermeniler yanında
Türk çocuklar da okumaya başlamışlardır.
Araştırmalarımız sırasında elimize geçen bir Ermeni
öğrenci yarım kalan öğrenimini tamamlamak üzere 1928 yılında okula bir
dilekçesini gördük.Demek ki okul tahminen 1923 yılına kadar ağırlıklı Ermeni
öğrencilerin okuduğu bir okuldur. Herhalde Cumhuriyetin ilanı ile de ismi
değişerek İstiklal İlk Okulu olmuştur.Okulun bu adla ilk müdürü
kimdir,bilemiyoruz.Ancak okul arşivinde yaptığımız araştırmada okulun 1928
yılında müdürü Zeki Bey’dir. Zaman içerisinde birbirinden değerli öğretmen ve
idareciler de görev almıştır.
Eğitimde ilk heyecanımızı tattığımız değerli
hocalarımızdan Sakıp Öztürk,Mehmet Kuday,Nuri Ünsal,Necati Develioğlu,Enver
Yolaç,Ahmet Yalçın,Mustafa Tüysüz vd. ile baş öğretmenimiz Taki Cebeci’yi
rahmetle ve İsmail Bakır’ı da sevgi ile anıyoruz.
Görüldüğü gibi insan gibi okulların da bir kaderi
vardır.Bu kadere sahip çıkıp bu topraklarda yıllardır beraber yaşadığımız
insanlarımızın da varlığını hasbice kabullenip doğruları tarihe malzeme
bırakmalıyız
Devam edecek.
DEVELİ EĞİTİM TARİHİ ÜZERİNE NOTLAR:3, DEVELİ’DE RUM
OKULLARI
1573
Develi Ermeni Okulları hakkında en azından Amerika ve
Fransa’da Anadolu Ermenileri üzerine yazılan incelemeler, hatıralar ve değişik
eserler ile eğitim tarihimiz ile misyonerler üzerinde yapılan çalışmalardan
yeterli bir bilgi gelmektedir. Bu konuda oluşan iki yazımız da elde edebildiğimiz
bilgiler ve fotoğraflar ile Develi tarihine not düşmek adına yine bu sütunlarda
yayınlamıştık.
Develi’de Doğu Romalı yani Bizanslı olarak bulunan Rumlar
önce Yukarı Deverli’de kale içinde 1080 tarihinden sonra da büyük bir kısmı
Rumeliye göçürülünce bakiyeleri de Everek tarafına gelmiş ve Ayakostan
/Aygösten/Reşadiye köyünü oluşturmuşlar ,19.Asrın başlarına kadar bunu
korumuşlardır.Ancak hızla gelişen siyasi ve sosyal olaylar ile daha sonra da
mahalle olmuşlardır.Seyrânî’nin “Mahalleler Destanı” meşhurdur.Orada Aygösten
Mahallesi hakkında şöyle der:
Aygösten Rumları biraz yolludur
Onlar itaatta eski çulludur
Bazıları ise allı pulludur,
Kadınlar işlerler bahçeyi bağı
Yıllar içerisinde Develi Rum ve Ermenilerinin sosyal
hayatları hakkında ilk defa Osman Coşkun’un “İkinci Ergenekon “ adlı
hatırat-romanında okumuştuk.Özetle ticari ve sosyal hayatta refah ve rahatlık
içerisinde yaşadıkları görülmektedir.Nitekim Develi folklorunda da bir kırık
havada şöyle yorumlanır:
“Aygösten’de bir yâr sevdim o da Urum gelini
El bilmezse sen de mi bilmen benim garip halimi”
Türkü devam eder gider.
Uzun süre Develi’de ticaret Ermenilerin elinde olmuştur.
Sanatçılar ise Rumlardı.Özellikle tarım alanındaki ve bilhassa şarap
üretimindeki ustalıkları her zaman önemini korumuştur.
Rumlar sadece Aygösten mahallesinde değil aynı zamanda
Taşçı’ya bağlı köylerde de oturmuşlardır.Nitekim Bağımsız Türk Ortodoks
Kilisesi lideri Papa Eftim Efendi,İstiklal Harbini desteleyen çalışmalara
başladığında buralarda oturan bu Karamanî / Rumlar hep beraber O’nun yanında
yer almışlardır.
Ancak Lozan antlaşmasından sonra 1924 yılında Yunanistan
ile yapılan “Nüfus Mübadelesi” ile 1932 yılına kadar Yunanistan’a göçürülmüşler
ve Atina’da da “Everek Mahallesi”’ni kurmuşlardır.Buraları milletvekili olarak
gezen eski Belediye Başkanlarımızdan Mehmet Özdemir’den buradaki
insanlarımızdan bazı bilgiler almıştık.Zaman içerisinde buralardan göçen bir
aile çocuğu olan Doç.Dr.dosttan da bir hayli hatırat dinlemiştik.Yıllar
içerisinde Zile’den göçenler dahil bir ona yakın fotoğraf ta elde
etmiştik.Nitekim zaman zaman göçürüldükleri yılların Develi kültürüyle Türkçe
söyledikleri Develi türkülerinden ve halaylarından bazı örnekleri de internet
ortamında dinlemiş ve dinlemekteyiz.
Develi merkezindeki Rumlar elimizdeki arşiv bilgilerine
göre hiçbir zaman 2000 kişiyi geçememişlerdir. Aygösten’de manastırları ve
Ortodoks kiliseleri mevcuttu.Hatta bu binaların gizli geçidinin kapısı bitişiğinde
bulunan ve kilise papazının evi iken sonradan Osman Coşkun’a geçen evi
yıkılırken, evin bahçesinde çıkmıştı.
Aygösten’deki özellikleri olan sanatlı evlerin yapılış
tarihini yıllar önce not ederken, genelde 1881-1905 tarihleri arasında olduğunu
tespit etmiştik. İşte modern Rum Eğitim ve öğretim de bu tarihlerde başlamış
olmalıdır.İlk önce geleneksel olarak mahalle okulları camiler ve kiliseler
yanına yapılmış iken daha sonra misyonerlerin teşvikiyle yarı kaçak, yarı
ruhsatlı modern okul binalarına kavuşmuştur.
Yine bu sütunlarda yazdığımız birkaç yazıda
belirtmiştik,inşallah tekrara düşmeyiz.Rumlar az sayıda bir nüfusa sahip olduğu
için okulları da küçüktür.Bugün Aşağı Everek’teki “Fatih Camii” adıyla anılan
eski kilise’nin papazının evi olan fakat daha sonra da Dişçi İbrahim’in evi
olarak uzun süre kullanılan ev,yıkıldığında bu küçük, tek sınıflı Rum okulu
ortaya çıkmıştı.İşte fotoğraftaki bina bu okuldur.
Yine 1915 yılında çekilen bir fotoğrafta görüldüğü gibi
öğretmen ve öğrenciler bir aradadır. Belli ki bu topluluk bir törendedir.Bu
konuda elimizdeki tek fotoğraftır.
Rumların nüfusunun çok az olduğunu söylemiştik.Bu
azınlıkların ayrıntılı olarak sosyal ve siyasal olarak hayatları hakkında
bilgimiz olmadığı için sebebini bilemiyoruz,çok yetimleri var.Nitekim
fotoğrafta görülenler idareci ve yetimlerdir.Kurulan bir vakıf tarafından bu
yetimhane kurulmuştur.Kaç öğrenci burada barınmıştır,okuldan kimler mezun
olmuştur,bilemiyoruz!Bu konuda acaba Rum ve Bağımsız Ortodoks Rum
Patrikhanelerinde bu konuda bilgiler var mıdır, araştırılmaya değer!
Bizdeki bilgiler bu kadar.Elimize yeni ve farklı bilgiler
geldikçe bu konu zenginleştirilebilir.Ayrıca değerli okuyucularımızdan da
değerli eleştiriler gelirse elbette konu daha da ilginçleşecektir.
17.09.2015 Çağdaş Develi Gazetesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.