Etiketler

Türkiye Ermenileri Patrikliği Açıklaması

"Türkiye Ermenileri Patrikliği, Türkiye Ermeni Cemaati'nin ruhani merkezi cemaatimiz adına karar verecek ve temsil edecek tek mercidir. Resmi, kordiplomatik ve dini erkan, Türkiye Ermenileri Patrikliği'ni, cemaati temsil eden kurum olarak görür. Dini, hayri ve sosyal kurumlarımızı ya da genel olarak cemaati ilgilendiren sorunlar hakkında cemaatimizin düşüncesini dile getirecek beyanlarda bulunma konusunun kadim geleneklerimize göre, Patrikliğimizi ilgilendirdiği bir gerçektir. Patrikliğimiz dışında kişilerin ya da kurumların cemaatimiz adına beyanda veya faaliyette bulunma hakkı ve yetkisi yoktur. Yapılacak bu tarz sorumsuz beyan ve faaliyetlerin Patriklik makamını ve Ermeni Cemaati'ni bağlayamayacağı gibi tüm cemaatimizin hislerini ve düşüncelerini temsil etmeyeceği de açıktır. Ayrıca bu beyan ve faaliyetler, cemaatimizin konumu karşısında üstünlük sağlamaz."

***
Türkiye Ermenileri Patrikliği, kendilerinin dışındaki kişi ya da kurumların, cemaatleri adına beyanda veya faaliyetlerde bulunma hakkı ve yetkisinin olmadığını bildirdi.
Türkiye Ermenileri Patrikliği'nden yapılan yazılı açıklamada, son günlerde sosyal medya aracılığıyla sanal ortamda Ermenilerin adı kullanılarak, bazı yayınların yapıldığı, çeşitli faaliyetlerde bulunulduğu kaydedildi.

Bu beyan ve faaliyetlerin cemaatlerinde infial yarattığı belirtilen açıklamada, kişilerin fikirlerini beyan etmekte özgürlüğü olduğu ve bu fikirlerin sadece onları bağladığı aktarılarak, fikir beyan etme özgürlüğünün sınırsız olmadığı ve kamu düzeni göz önünde bulundurulmadan kullanılamayacağı vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye Ermenileri Patrikliği, Türkiye Ermeni Cemaati'nin ruhani merkezi cemaatimiz adına karar verecek ve temsil edecek tek mercidir. Resmi, kordiplomatik ve dini erkan, Türkiye Ermenileri Patrikliği'ni, cemaati temsil eden kurum olarak görür. Dini, hayri ve sosyal kurumlarımızı ya da genel olarak cemaati ilgilendiren sorunlar hakkında cemaatimizin düşüncesini dile getirecek beyanlarda bulunma konusunun kadim geleneklerimize göre, Patrikliğimizi ilgilendirdiği bir gerçektir. Patrikliğimiz dışında kişilerin ya da kurumların cemaatimiz adına beyanda veya faaliyette bulunma hakkı ve yetkisi yoktur. Yapılacak bu tarz sorumsuz beyan ve faaliyetlerin Patriklik makamını ve Ermeni Cemaati'ni bağlayamayacağı gibi tüm cemaatimizin hislerini ve düşüncelerini temsil etmeyeceği de açıktır. Ayrıca bu beyan ve faaliyetler, cemaatimizin konumu karşısında üstünlük sağlamaz."
Açıklamada, Türkiye Ermenileri Patrikliği'nin 554 yıldan beri varlığını sürdürdüğü aktarılarak, "Ona bağlı Türkiye Ermeni Cemaati'ni üzen bu tür konuları medyanın dikkatine sunmanın, bu ülkede sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürdürme yönünde önem arz edeceğine inanıyoruz" değerlendirmesinde bulunuldu.


7 yorum:

Adsız dedi ki...

ben daima cemaati ilgilendiren konularda patrikhanenin tek yetkili kuruluş olduğunu kabul ederim ama patrikhane bu günki ortamda ermenilere yapılan hakaret ve iftiralar karşışısında bu kadar sessiz kalmamalıdır bizim yaramız yok,çıkıp arslanlar gibi ermenilerin hele hele türkiyedeki ermenilerin pkk örgütüyle bir bağlantısı olmadığını söylemesi ve bize bu iftirayı atanlara dava açılması ve gereken cezalara çarptırmalarını sağlamak patikhanenin birinci görevi olmalıdır.

Giryan dedi ki...

Adsiz yorumcuya, nerede yasadigini bilmiyorum ,sayet Türkiyede yasiyorsan ya cok safsin veya gözünü ve kulagini kapatarak yasiyorsun.Sen Türkiyedeki ermenilerin MIT tarafindan devamli göz altinda bulundurulduklarindan emin olabilirsin,sayet ermeniler kürtlere terör olaylarinda her hangi bir sekilde desdek vermis olsalardi senden benden önce dünyanin haberi olurdu,onun icin patrikhanenin bu gibi iftiralara dava acmasi akintiya kürek cekme misalidir,zira son zamanlarda icinde ermeninin bulundugu davalarin ne sekilde neticelendigini veya bir neticeye varmadan saman alti yapilmak istendigini herkes biliyor.Daha dün devletin polisi Cizrede resmi aractan yaptigi anons devletin desdekledigi,göz yumdugu irkcilik degilmidir?
Saygilar

Adsız dedi ki...

sevgili giryan kardeşim,ben cizrede olanları ve o anonsu içime sindiremediğimden,ve bir şehit cenazesinde bir aşşağılık provakatörün,söylediği iğrenç lafları kabullenemediğimden ve buna benzer hiç bir provakasyonu doğru bulmadığımdan patrikhaneyi uyarıyorum,ben türkiyede yaşıyorum mite verilecek bir hesabımda bir çekincemde yok,kimseye hakaretde etmiyorum burada cemaatimizi zor durumda bırakacak birşeyde söylemiyorum,benim istediğim bize uygulanan bu baskıyı milletde bilsin,dünyada bilsin,bunu yapabilecek en tabii mercii patrikhanemizdir eğer bir çekinceleri varsa cemaatimizden bir sözcü bulmak çok kolaydır,yeterki artık ellimizi taşın alına sokabilelim,haksızlıklar karşısında kendimizi savunabilelim.

Adsız dedi ki...

insanlar haksızlığa uğradıkları zaman haklarını aramazlarsa her zaman ezilir ve güdük kalırlar,eğer hrant katledildiğinde basın arkasında olmayıp birgün yazıp daha sonra unutusaydı şimdi katilleri dışarıda yeni hrantları nasıl katlederiz planları yapıyorlardı,bende patrikhanemizin bu işlerin peşini bırakmaması ve bu iftiraları üretip türkiyedeki ermenileri hedef haline getirmek isteyenlere hukuki mücadele başlatmasından yanayım.

Giryan dedi ki...

"insanlar haksızlığa uğradıkları zaman haklarını aramazlarsa her zaman ezilir ve güdük kalırlar"Dogru söze ne denir?Ancak bunu patrikhanenin mi yapmasi lazim?Ne yazik ki daha bu konuda bile birlik,beraberligi bile beceremiyen halkimizin icinde,bazilari kalkip "Sen kim oluyorsun"derse veya Atesyanin Alman basbakanina verdigi cevabi hatirliyormusunuz?
Elimizi tasin altina sokabilmek icin önce birlik beraberlik sart.
Saygilar

Murat Bebiroğlu dedi ki...

Değerli Dostlar, “Temsil, serbest iradenin veya kanunun verdiği yetkiye dayanarak bir şahsın, diğeri adına hareket etmesi, onun namına geçerli olacak tasarruflarda bulunmasıdır”. Temsil hukukî ve siyasî olmak üzere ikiye ayrılır; vekil, veli ve vâsinin temsili hukukî temsil örnekleridir. Siyasî temsil doğrudan demokrasi mümkün olmadığından "temsili demokrasi" ile ortaya çıkmıştır. Halk siyasi konularda kendini temsil etmek üzere milletvekillerini seçer. Azınlıkların parlamentoda siyasi temsili ancak azınlıklara İran benzeri azınlıklara belli bir kontenjan tanınması ile mümkündür. Dini bir topluluk yani cemaat olan azınlıkların hukuki temsilcisi seçilmiş patrik ve patrikliğin yanında yer alan halkın seçeceği meclislerdir. Dini konularda ruhani meclis, seküler konularda sivil meclis patrikle birlikte cemaati hukuken temsil eder. Ancak Venedik Komisyonu kararına ve de AK İlerleme Raporlarında yer almasına rağmen Müslüman Olmayan cemaatlerin tüzel kişiliği tanınmadığından, Patrikliğin ne yaşar ne yaşamaz hukuki durumu yüzünden bu konular çözülememektedir. Ne gariptir ki, hakim zihniyet, solculuğu ateistlik sanan toplumun öne çıkanları daha önemlisi patriklik bile bu konuda yeteri kadar gayret sarf etmemektedir. Bu yüzden de cemaatin temsili güçlü basının öne çıkardığı, çoğu zaman dini toplum karşıtı gruplara ve kişilere kalmaktadır. Cemaate bağlı ve geleceğini düşünenlerin tek ve temel isteği Venedik Komisyonunun da önerdiği gibi Cemaatin tüzel kişiliğinin devlet tarafından tanınması olmalıdır.

Adsız dedi ki...

ben patrikhanemizi veya sevgili patrik vekilimizi suçlamak amacıyla bu yazıları yazmadım,bu işleri takip etmesi gereken bir oluşum olmalı ve birileri bu oluşum vasıtasıyla cemaatimizin hukuki haklarını korumalı,ben hukuki konulardan anlamam eğer anlasaydım o cenazede hepinizi yok edeceğiz diyen alçağı kim olursa olsun muhakemeye verir sonuna kadar takip ederdim eğer varsa dava açabilecek birisi ben şikayetçi olmaya sonuna kadar hazırım.başkalarıda varsa peşime takılabilir işte birlik beraberlik,daha başka nasıl olur.

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.