Sur ilçesinde çıkan çatışmalar bir tarihi yok eder hale
geldi. 4 Temmuz tarihinde UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine giren tarihi
surlar ve bazı yapıları kurşunların, bombaların mayınların hedefiyle hasar
gördü. Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi'nde 2 aydır aralıklarla
meydana gelen çatışmalar 4 Temmuz tarihinde UNESCO Dünya Kültür Mirası
Listesi'ne alınan tarihi surların bazı bölümleri ile tarihi yapıları da olumsuz
etkiledi. Sur ilçesinin etrafını boyan boya saran 5 kilometre uzunluğundaki
tarihi surların bazı yerleri ile Surp Giragos Kilisesi, Ermeni Katolik Kilisesi
ve Kurşunlu Cami'nin zarar gördüğü belirlendi.
'İNSANLIĞIN MİRASI'
Kültürel Miras ve Turizm Daire Başkanı Nevin Soyukaya,
şunları söyledi: "Kültürel değerlerin, insanlığın mirası olduğu ve
geleceğe aktarılması gerekir. Evet öncelik insan hayatıdır ve insan hayatından
öte değerli bir şey yoktur. Bunun yanı sıra insanı var eden, kültürünü
zenginleştiren ve kimlik olarak var eden değerler doğal değerlerdir. İnsan
çevre ve doğa ile vardır. Bunlar ölünce insan da ölür."
“VERİLEN KORUMA
SÖZÜ DİKKATE ALINMALI”
Soyukaya, “Surp Giragos Kilisesi, Ermeni Katolik
Kilisesi, Kurşunlu Camii ve Surların bazı bölümlerinin bu çatışmalarda isabet
aldığı ve darbelendiğini belgeledik. Türkiye Cumhuriyeti adına koruma sözü
veren yönetimin bunu dikkate alarak, alanla ilgili bir şeyler yaparken bunu
dikkate alması gerekiyor.” dedi.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaşanan çatışmalar,
vatandaşlar gibi şehrin tarihi varlıkları da etkilendi. Büyükşehir Belediyesi,
ilçedeki çatışmalar sebebiyle Surların bazı bölümleri, Surp Giragos Kilisesi,
Ermeni Katolik Kilisesi ve Kurşunlu Camii’nin darbelendiğini tespit ettiklerini
açıkladı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültürel Miras ve Turizm
Daire Başkanı Nevin Soyukaya, 4 Temmuz’ta yapılan UNESCO 39. Genel Kurulu’nda
'Antik Diyarbakır'ın Dünya Mirası Listesi’ne girdiğini hatırlattı. “Niye Antik
Diyarbakır diyorum” diye soran Soyukaya, “Çünkü Antik Diyarbakır’ı çevreleyen
Diyarbakır Kalesi, İçkale, Anzele Suyu, Dicle Vadisi’nin bir kısmını kapsayan
Hevsel Bahçeleri odaklı alan, Dünya Mirası olarak tescillendi. Bütün bu
saydığım alanın çevresindeki geniş bir tampon bölgede, yine Suriçi de tampon
bölge olarak tescillendi. Bu kentin uluslararası literatürlere uygun,
uluslararası standartlarda korunması demektir. Kültürel değerlerin, insanlığın
mirası olduğu ve geleceğe aktarılması gerekir.” dedi.
TARİHİ KENT HARAP EDİLDİ
UNESCO adaylık sürecinde, çalışmaları yasaların verdiği
yetkilerle yerelde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürüttüklerini;
ancak Kültür Bakanlığı üzerinden UNESCO’ya sunduklarını kaydeden Soyukaya,
UNESCO’nun devletleri baz aldığını hatırlattı. Soyukaya, “Bunun onaylanması
ardından hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem de yereldeki bütün bileşenler,
‘biz dünya insanlık mirasını, bütün dünyanın adına koruyacağız’ taahhüdü
verdik.” dedi.
ÇATIŞMALIR SONLANDIRILSIN
Diyarbakır’daki tarihi varlıkların sadece bu şehirde
yaşayan halkların değil, bütün insanlığın olduğuna dikkat çeken Soyukaya,
sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kente yaşayanların ve bu kenti yönetenler
aracılığıyla devletin aslında böyle bir zenginliğe sahip olduğunu ve bunu da
korumakla yükümlü olduğunun tescilidir. Bütün bu olumlu şeyler yaşanmışken,
kentin çatışmalara sahne olması, kültürel mirasın çatışmalardan zarar görme
riski ciddi derecede üzücü bir durumdur. Bu çatışmalar sonrasında öncelikli
insan hayatıdır ve insan hayatından öte değerli bir şey yoktur. Bunun yanı sıra
insanı var eden, kültürünü zenginleştiren ve kimlik olarak var eden değerler
doğal değerlerdir. İnsan çevre ve doğa ile vardır. Bunlar ölünce insan da ölür.
Varlık ve yaşam nedenimizdir. Bunlar gittiğinde bizim kimliğimiz zedeleniyor.
Bu değerlerle biz kimlik buluyoruz, bu değerlerle biz var oluyoruz. Böyle
bakmak gerekiyor.”
KURŞUNLANAN TARİHİ MEKANLAR
Sur ilçesinde iki kez sokağa çıkma yasağı ilan edildiği,
çatışmalı ortamların yaşandığı ve can kayıplarının olduğunu belirten Soyukaya,
çatışmalardan kaynaklı bölgedeki birçok kültürel değerlerin az ya da çok zarar
gördüğünü tespit ettiklerini söyledi. Surp Giragos Kilisesi, Ermeni Katolik Kilisesi,
Kurşunlu Camii ve Surların bazı bölümlerinin bu çatışmalarda isabet aldığı ve
darbelendiğini belgelediklerini vurgulayan Soyukaya, “Türkiye Cumhuriyeti adına
koruma sözü veren yönetimin bunu dikkate alarak alanla ilgili bir şeyler
yaparken bunu dikkate alması gerektiğini ifade etti. Aynı şekilde bu kente
yaşayan bizlerin de, bu gözle bakarak, bunların bizim varlık nedenimiz olduğunu
unutmayarak hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.