Uğur Ergan
Türkiye, diplomatik ilişkilerinin olmadığı, sınırın
kapalı tutulduğu Ermenistan’a uluslararası bir anlaşma uyarınca asker
gönderecek. Türk askerinin Ermenistan’a gideceği, Genelkurmay Başkanlığı’nın
yaptığı bir açıklama ile ortaya çıktı. Genel Kurmay Başkanlığı, Türk askerinin
Ermenistan’a Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması (AKKA)
kapsamında gideceğini duyurdu. Duyuruda yer alan bilgiye göre Türk Denetim
Timi, Ermenistan’da üç gün kalacak.
Genelkurmay’ın duyurusu şöyle:
“Avrupa Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması (AKKA)
kapsamında, Türkiye liderliğinde 11-14 Ekim 2015 tarihleri arasında
Ermenistan’da AKKA Denetimi icra edilecektir. Türk Denetim Timi tarafından icra
edilecek denetim esnasında, Türk denetimcilerin yanı sıra Slovakya’dan bir
misafir denetimci de hazır bulunacaktır. AKKA Denetim Timimiz, denetim ve görev
sonu çalışmalarının tamamlanmasından sonra 14 Ekim 2015 günü yurda dönecektir.”
TÜRKİYE'NİN BU YILKİ GÖREVİ "ERMENİSTAN"
Soğuk Savaşın iki kutuplu yapısının sona ermesiyle ortaya
çıkan yeni koşulları uyarlamak amacıyla 1990 yılında imzalanan ve Türkiye’nin
de taraf olduğu Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması (AKKA), 1992 Temmuz
ayında yürürlüğe girdi. AKKA, NATO ve Soğuk Savaş öncesi Varşova Paktı üyesi
olan ülkelere birbirlerinin silah miktar ve yerlerini etkin biçimde denetleme
olanağını veriyor. AKKA; tanklar, zırhlı muharebe araçları, toplar, savaş
uçakları ve taarruz helikopterleri olmak üzere beş kategorideki konvansiyonel
teçhizatta büyük miktarda indirim sağlıyor ve her bir kategori için taraf
ülkelere ayrı bir sınırlama getiriyor.
Türkiye; Yunanistan, Norveç, Bulgaristan, Romanya ve
dağılan Sovyetler Birliği’nden oluşan yeni cumhuriyetleri karşılıklı denetleyen
ülkeler halkasında yer alıyor. Bu nedenle Türk Denetim Timi’nin bu yılki rutin
denetleme görevi arasında Ermenistan da bulunuyor. Karşılıklılık ilkesi
kapsamında “Denetçi halka” içinde yer alan diğer ülkeler de Türkiye’ye denetim
için geliyor.
4 yorum:
Turk askerlerinin Ermenistan topraklarina ayak basmalari bile Ermenistan'i yönetenlerin ne kadar onursuz olduklarini kanitliyor, Bu Ermeni halkina yapilan buyuk bir hakarettir ve Soykirim'da hayatlarini kayibeden insanlarimizin kemiklerini sizlatan bir olaydir!
Değerli okurumuz, her devlet imzaladığı sözleşmelere uymak zorundadır.Bu nedenle de bir hakaret olmadığı gibi soykırım mağdurlarının kemiklerini de sızlatmaz. Ahde vefa her dürüst devletin uyması gereken bir prensiptir.
Murat bey, yanilmiyorsam o sözlesme, dönemin hain cumhurbaskani Levon Ter Petrosyan tarafindan imzalandi. Keske Ermenistan (Israil yaptigi gibi), Kitle Imha Silahlari uretme ve yayma yasagi sözlesmesini de imzalamasaydi. Ulkeyi babasinin ciftligi gibi yöneten, Artsakh'i korumaya calisan yuzlerce vatan evladini arkadan vurup öldurten hain da odur. Basdanismani, Jirair Liberidian da ayni derecede bir haindi. Öte yandan, 1993'un mart ayinda tanistigim ve Levon ile de görusmemize araci olan, LevonTer Petrosyan'in kardesi, ulkeyi talan eden, Ermenistan'in ilk olgark'i - talanci, Telman Ter Petrosyan, bir görusmemizde son alti ay icinde kac defa Turkiye'ye gittigini övunerek anlatmisti. Bunun uzerine, daha fazka dayanamayip yuzune karsi bunun cok utanc verici oldugunu söyleyip bir daha da görusmedim. Tanidigim diger bir kardesleri ise onurlu bir adamdi ve nerdeyse sefalet icinde yasiyordu. Neyse, ulkede hain mi yok? Artsakh'i Azerilere vermek icin elinden geleni yapan, Rusya'in eski disisleri bakani Yevgeny Primakov'un kizi ile evli olan, Turk-Ermeni protokollarini imzalayan, Disisleri bakani Eduard Nalbandian bir baska hain. Bu adamin nasil bir yasadigini bilseniz mideniz bulanir! Örnegin bu zatin ailesinin hic bir zaman Ermenistan'da yasamadigini, Fransa'da yasadiklarini ve kendisinin de nerdeyse her haftasonu Fransa'ya gittigini biliyor muydunuz?
Eger imkaniniz olsa, ekledigim yaziyi okumanizi isterdim. Bir arkadasim, Nalbandian hakkinda bu yaziyi (yorumu) bir foruma göndermisti. Tumu gerceklerden ibaret.
Saygilarimla
Ara/Isvec
Not. Göruyorumki, siteniz uzun yorumlar kabul etmiyor. Ondan dolayi, yaziyi ikiye böluyorum.
Nalbantyan the man: 1- He has no national roots, no national identity. Typical ‘Internationalist’ aparatchik of the USSR, educated and performed for the USSR, as a communist. 2- He is married witha Russian lady, daughter of Yevgeni Primakov, well known Russian Foreign Minister, who nearly succeeded in surrendering Artsakh to Baku a couple of years ago. Plan failed thanks to US intervention then… 3- He never lived in Armenia with his family. 4- He was ambassador in Egypt at the begining of Armenia’s independance, since he lost his job in USSR, and Levon gave him this. Armenians in Egypt called him the Pharaon, as he used to party and spend the poor Armenian taxpayer’s thiny budget’s money back Then, when 1000 USD was worth a T-72 in Artsakh.
önceki yazinin devami: 5- He then had the prestigious (ie=glamorous) job of Ambassador in France, thank’s to Primakov’s intervention with Robert Kotcharian. Primakov was asking then already the post of Foreign minister for his son in low (those days Primakov was N2 in Russia), and as a consolation, his daughter was spared the hard life in Yerevan for luxuray life in central Paris. 6- This Ambassador was nick-named ’starlet’ by French Armenians+ Armenian Ambassy employees, since his only obsession was to be ’shut’ in every possible occasion before cameras, no matter he knew the guy, or contributed to the event… thus he loved photos with Chirac, (major negator of Genocide Bill then), and sent it to Yerevan with Label in media ‘Nalbantia managed to pass Genocide Bill in Paris with his meeting with Chirac’, while he had no implication whatsoever with the recognition process…., or self attributed every action done by French Armenians in his reports to Yerevan, while he never met a single Armenian organisation, etc… 7- He used to receive back in 1999 30000 USD from FA misnistry’s budget, every month, for his family expenses: prived appartment in face of Eiffel tower, while rich Armenians used till then to host the Ambassy and ambassador gratis, sentding his children in prived schools, luxury Mercedeses, etc… 8- When he finally got his job of Minister, long promised, his wife and children, REMAINED in Paris, in their Luxurious appartements, and Mr the Misnistor visits them regularely/15 days… see his travel routes, systematically he makes a ‘working stop’ in Paris! 9- For months after his nomination, he refused to name an Ambassador in Paris, to keep his beloved glamorous place and material advantages for himself… since Yerevan was too hard a place for such a Sugarboy! 10- Once Chirac said sarcastically to Armenian Community representatives: ‘What Independant Armenia are you talking about? You are kidding or what? You are supposed to be independant for 10 years now, but your Ambassador travels with a ‘RUSSIAN DIPLOMATIC PASSPORT’ when he enters customs services in Charles de Gaulle Airport’!
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.