Burcu Karakaş / brckarakas@gmail.com / @burcuas
Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi,
Türkiye’nin inanç özgürlüğü konusunda bir kez daha sınıfta kaldığını vurguladı.
Komite, Türkiye’de Temmuz 2014-Haziran 2015 arasında meydana gelen inanç
özgürlüğüne ilişkin ihlalleri raporlaştırdı. Dr. Mine Yıldırım tarafından
hazırlanan rapor, son bir yıl içindeki inanç özgürlüğünü ihlal eden vakaları
ortaya koyuyor.
Rapordan satırbaşları şöyle:
* Ateizm Derneği’ne yönelik nefret söylemi ve tehdit
içeren mesajlara ilişkin yapılan dört şikayetten ikisi kovuşturmaya yer
olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir, ikisiyle ilgili soruşturma ise devam
etmektedir.
* Davaların sadece din veya İslam’ı reddeden ve
eleştiren içeriklere yönelik olması, çoğunluğun mensup olduğu inancın
korunduğu ve buna yönelik olarak ‘aşağılayıcı‘ olarak değerlendirilen
söylemlerin kovuşturmaya uğrayacağı, buna karşılık sayıca daha küçük
grupların inançlarına veya şahıslarına yönelik olarak ‘aşağılayıcı‘ olarak
görülen söylemlerin işe hoş görüleceği mesajını vermektedir.
* Musevi ve Hristiyan öğrencilerin zorunlu din kültürü
ve ahlak bilgisi derslerinden muafiyet hakkından yararlanabilmeleri için
üzerinde ‘Hristiyan‘ veya ‘Musevi‘ yazılı kimliklerini açıklama zorunluluğu
bulunmaktadır. Bu kuralın daha sıkı bir şekilde uygulanması amacıyla Milli
Eğitim Bakanlığı (MEB) Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 3 Şubat 2015
tarihinde valiliklere gönderdiği yazıyla, azınlık okulları hariç olmak
üzere, nüfus cüzdanında din hanesi boş bırakılan ya da Hristiyanlık ve
Musevilik dışında herhangi bir dine mensup olan öğrencilerin, din dersi
alması zorunluluğu getirilmiştir. Bu öğrenciler kimlerinde din hanesini
boş bırakma hakkından yararlanamamaktadır.
Vicdani ret bir haktır
* Vicdani ret olarak adlandırılan askerlik hizmetinin
reddi inanç özgürlüğü kapsamında korunan bir insan hakkıdır. Türkiye,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu maddesi taahhütleri itibariyle
vicdani ret hakkını koruma yükümlülüğü altında olsa da, bu hakkın
kullanılmasına ilişkin olarak hâlâ herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
* 7 Kasım 2014 tarihinde Neve Şalom Sinagogu’nun
kapısına üzerinde ‘Yıkılacak Mekan‘ yazılı bir afiş asılmıştır. 10 Kasım’da
ise Alperen Ocakları üyesi bir grup, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’da
yaşanan gerilimi protesto etmek amacıyla Şişhane’de bulunan Neve Şalom
Sinagogu’na yürümek istemiştir. Bir hafta sonra benzer bir afiş asma
girişimi polis tarafından engellenmiştir.
* 16 Mayıs 2015 tarihinde Samsun’da bulunan Agape
Kilisesi’ne gelen eli sopalı bir şahıs, kilisenin kapısını çalmış ve
“Çocuklarımızı dinden çıkarıyorsunuz” diyerek kilise görevlilerine hakaret
etmiştir. Olay yerine gelen polis ekiplerinin saldırganın elindeki sopayı
almasına rağmen, bu şahıs hakkında herhangi bir işlem yapmadığı
bildirilmiştir.
Tekbirle kilise ateşe verildi
* Bingöl’ün Toklular köyündeki tarihî Ermeni
Kilisesi, define avcıları tarafından tahrip edilmiştir.
* 10 Haziran 2015’te 25 yaşlarında bir şahıs, tekbir
getirerek Kadıköy Bahariye Caddesi’nde bulunan Ayia Triada Rum Ortodoks
Kilisesi’nin kapısını tiner dökmüş ve ateşe vermiştir.
* 13 Temmuz’da Sivas Madımak katliamı anısına Ankara’daki
Karşıyaka Mezarlığı’nda yaptırılan anıt mezarlar saldırıya uğramış,
kimliği belirsiz kişiler anıtın üstündeki isimleri sökmüş ve mezar
taşlarını tahrip etmişlerdir.
* 12 Ağustos 2014 tarihinde İzmir’e bağlı Selçuk
ilçesinin Zeytin köyünde Alevilere ait olan mezarlığın kimliği belirsiz
kişiler tarafından tahrip edildiği bildirilmiştir.
* Suruç’ta meydana gelen saldırı sonucunda hayatını
kaybeden Ece Dinç’in Karacaahmet Mezarlığı’ndan bulunan mezarına bir grup
tarafından saldırıda bulunulmuştur.
Cemevlerinin ibadet yeri statüsü hâlâ verilmedi
* Protestan Kiliseler Derneği üyesi çok sayıda
Protestan cemaatinin ibadet yeri statüsü için yaptıkları başvurular da
sonuç vermemiştir.
* Cemevlerinin ibadet yeri statüsünün tanınmaması
uygulaması devam etmiştir.
* 16 Mart 2015 tarihinde Işık Kilisesi tarafından
Karşıyaka Belediyesi’ne yapılan dileyenlere inançlarını anlatmak ve
isteyenlere broşür ve kitap vermek amacıyla stand açma talebi
reddedilmiştir. Daha önceki yıllarda kabul edilen başvurunun bu yıl neden
reddedildiği açıklanmamıştır.
* 27 Haziran 2015 tarihinde İskenderun İncil
Kilisesi’nin bina girişine monte edilmiş tanıtım kutusu kimliği belirsiz
kişiler tarafından kırılarak yerinden sökülmüştür.
* Bir yandan, azınlık dinlerinin mensuplarının MEB ve
Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) çatısı altında olmadan kendi kurumlarını kurma
ve yaşatma imkanı, Heybeliada Ruhban Okulu örneğinde olduğu gibi
engellenmektedir.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.