Yeryüzüne Özgürlük Derneği, hayvanların yaşadığı hak
ihlalleri nedeniyle hükumeti sorumlu tutarak bugünü kutlamadıklarını belirtti. “Bu
"özel" gün dolayısıyla Evrensel Hayvan Hakları Beyannamesi'ne taraf
olan ve kendi ulusal mevzuatı ile de tüm hayvanların yaşam hakkının güvence
altında olduğunu iddia eden ve yaşamı, hakları, can güvenliğini korumak yerine
sermaye gruplarını korumayı seçen Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükumetini bir
kez daha kınıyor, müsebbibi olduğu, teşvik ettiği, onayladığı hayvan hakları
ihlallerinden dolayı teşhir ediyoruz. Devlet insan-hayvan ayırt etmez
katleder.”
Sokak hayvanlarının katledilmesi
Açıklamada, yaşanan hak ihlalleri şöyle sıralandı:
* Türkiye’de sürmekte olan sokak hayvanlarının topluca
katledilmesi, bu katliamların faillerine yönelik ciddi bir yaptırım
uygulanmaması, binlerce hayvanı tecrit edebilecek kapasitede dev hayvan toplama
ve tecrit kamplarının inşa edilmesi,
* Barınakların birer temerküz kampına dönüştürülerek
hayvanlara tecrit koşulları altında her türlü ölümcül hastalığın ve acılı
ölümün reva görülmesi, bunlardan kamuoyunda yankı bulanların sadece idarî para
cezaları ile geçiştirilmesi; tecavüz gibi çok ciddi acılara neden olan haksız
fiillerin yok sayılması,
Mezbahalarda işkence
* Mezbahalarda ve hayvan çiftliklerinde sistematik bir
şekilde yaşanan işkence, her türlü kötü muamele vb. hak ihlâlleri;
* Hayvanlı sirklerin Türkiye’de halen insanların
eğlencesi için yaygın olarak ticarî faaliyetlerine, eğlence adı altında zulmün
pazarlanmasına izin verilmesi;
Yunus gösterileri
* “Aquapark” ya da yunus gösteri/terapi merkezleri adı
altında faaliyet gösteren ticarî zulüm ve hapishane işletmelerinin kurulması ve
ruhsatlarının yenilenmesinden doğan birçok hak ihlâli,
* Hayvan deneylerinin iyice serbestleştirilmesi, devlet
tarafından hayvan deneylerinin ve deney hayvanı yetiştiriciliğinin teşvik
edilmesi,
Hapishane hayvan bahçeleri
* Müebbetlik birer hapishane şeklinde faaliyet gösteren
hayvanat bahçelerinin açılmasının teşvik edilmesi;
* İthalat vergi oranlarının düşürülerek okyanus
ötesindeki ülkelerden Türkiye’ye canlı hayvan ithal edilmesi sırasında yaşanan
hayvan hakları ihlâlleri,
Deve güreşleri
* “Geleneksellik” kılıfı altında deve, boğa gibi
hayvanların dövüşlerinin hâlâ yasaklanmıyor oluşu,
* Türkiye’nin dört bir yanında kurulan, kurulmak istenen
hidroelektrik santraller, termik santraller, nükleer santraller ve maden arama,
tetkik ve sondaj projeleri, kıyıların rant uğruna kapışılması ile yaban
hayvanlarının zorunlu göce tâbi tutulması, binlerce hayvanın ölümü, birçok
hayvan türünün ve ırkının yok edilmesi; rant uğruna ekosistemin yok sayılması,
Petshoplar
* Son yıllarda teşvik edilen kürk ve deri sanayisinde
öğütülen hayvanlara yaşatılanlar,
* Günümüzde bir köle pazarı gibi işleyen petshopların
kurulmasını onaylayarak bu işkencehaneleri ruhsatlandırarak faaliyetleri
boyunca sayısız hayvanı tüketim toplumuna pazarlarken ortaya çıkan hak
ihlâlleri,
Av turizmi
* Avcılığı hâlâ bir spor olarak gören devletçi zihniyet
ile binlerce hayvanın, insanların eğlencesi için yaşamının acı dolu bir son ile
bitmesi, avcılığın sürdürülebilirliğini sağlamak için devlet avlaklarının
kurulması ve avlanmak üzere yaban hayvanlarının devletçe yetiştirilip avlaklara
salınması, "av turizmi" altında katliam ihaleleri açılması,
* Ulusal mevzuatın hâlâ hayvanı, hakları olan birer canlı
birey olarak değil de mal olarak görüyor oluşu,
* Savaşlarla, bombardımanlarla ormanlar yakılırken,
dağlar yerle bir edilirken bahsi bile geçmeyen hayvanların çok rahat bir
şekilde gözden çıkarılması, can kayıplarına dâhil edilmemesi. (NV)
* Fotoğraflar: Nadire Mater
** Heykel fotoğrafları, Adrián Villar Rojas'ın 14.
İstanbul Bienali kapsamında Büyükada'da Troçki'nin bir süre sürgündeyken
yaşadığı köşkün önündeki
yerleştirmelerden




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.