CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil ve Ankara
Milletvekili Şenal Sarıhan, 2000-2013 arasındaki faili meçhul cinayetleri
inceleme kararını ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Alevi topluluğu
yönünden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu somut kararlarına ve
bu kararlara uyma zorunluluğumuza rağmen hala din dersleri konusunda bir
özgürlüğün geldiğini söylemek mümkün değil. Aynı şekilde Cemevlerinin
Alevilerin ibadet yeri olarak resmen tanınması konusunda bir adımla karşı
karşıya kalmıyoruz. Gayrimüslim cemaatlerin mülkiyet hakları, yargıya erişim,
yardım toplama, yabancı din adamlarının oturma ve çalışma izinleri konusunda ve
gayrimüslim cemaat ve vakıfların kendi yönetim kurullarını seçmelerine olanak
veren bir yasal çerçeve hala oluşturulmuyor. Ne yaşama hakkı, ne düşünce ve
inanç özgürlüğümüz ne din ve vicdan özgürlüğümüz ne toplanma özgürlüğümüz
bunların hiçbirini bildirgeden 67 yıl sonra ve karşımızda ülkemizde insan hakları
mücadelesi vermiş olan geniş bir topluluğun varlığına karşın bugünü biz
mutlulukla sevinçle karşılayamıyoruz.” açıklamasında bulundu.
***
CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil ve Ankara
Milletvekili Şenal Sarıhan, 2000-2013 arasındaki faili meçhul cinayetleri
inceleme kararını ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. İrgil, “Öznesi intikam
olan siyasal hukuk girişimlerinin faili meçhul cinayetleri aydınlatması
olanaklı değildir. Öznesi intikam çünkü.” diye konuştu. Şenal Sarıhan ise
“Bugüne kadar işlenmiş olan faili meçhul cinayetlere özen gösterilmemişken
birilerinin hedef gösterilerek birileri üzerinden tamamen hukuki olmaktan uzak
siyasi amaçla bir soruşturmanın tahrik ve teşvik edilmesi gerçeğin ortaya
çıkmasına yardımcı olamaz diye düşünüyorum.” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri Şenal
Sarıhan, Ceyhun İrgil, Cemal Okan Yüksel, Hüseyin Çakmak ve Nurhayat Altaca
Kayışoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenledi.
Düşünceyi açıklama, ifade, basın özgürlüklerinin terör
eylemi olarak cezalandırıldığını belirten CHP Ankara Milletvekili Şenal
Sarıhan, “Erdem Gül ve Can Dündar’ın neden cezaevinde oldukları sorusuna
verilen cevapta eylemlerinin terör eylemi olduğu ifade ediliyor. Çünkü Türk
Ceza Yasası’nda sözüm ona düşünceyi açıklama özgürlüğü suçu, ya da silahsız
örgütlenme suçu yıllar önce yürürlükten kaldırılmış olmasına rağmen adeta bir
hile ile terör örgütlerine yardım adı altında basın emekçilerinin haber verme
hakkı kalemleriniz silah, yazdığınız haberler teröre destek olarak
değerlendiriliyor ve böylece tutukluluk nedenleri yaratılıyor.” diye konuştu.
Hemen her toplantı ve gösteri yürüyüşünün gaz ve gözaltı
ile sonuçlandığını ifade eden Sarıhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplanmak bir
haktır, toplantı özgürlüğü bir haktır. Ama görüyoruz ki bu hakkın kullanımına
kesinlikle izin verilmiyor. Ankara’nın kalbinde Gar’ın önünde toplanma
özgürlüğü yaşam hakkı ihlali ile sonuçlandırılmışsa bunun dışında hemen bütün
toplantılarda herhangi bir uyarı olmaksızın yasal olarak gerekli işlem
yapılmaksızın gaza başvuruluyor. Her birimiz adeta aylık ya da haftalık gaz
ihtiyacımızı böyle bir toplantı ve gösteride karşılar duruma geldik.”
"İNSANLAR SADECE İNANCI SEBEBİYLE YA GÖZALTINA
ALINIYORLAR YA AŞAĞILANIYORLAR YA CEZAEVLERİNE GÖNDERİLİYORLAR"
Din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğini ifade eden
CHP Ankara Milletvekili, “Bugün paralelci adıyla anılmakta olan, bir dönemde
iktidarın ortağı olan gruplar onlara yakın olan insanlar sadece inancı
sebebiyle ya gözaltına alınıyorlar ya aşağılanıyorlar ya cezaevlerine
gönderiliyorlar. Hani inançlar için özgürlük için mücadelesi vermiş olan bir
iktidar vardı karşımızda. Alevi topluluğu yönünden Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'nin vermiş olduğu somut kararlarına ve bu kararlara uyma
zorunluluğumuza rağmen hala din dersleri konusunda bir özgürlüğün geldiğini
söylemek mümkün değil. Aynı şekilde Cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olarak
resmen tanınması konusunda bir adımla karşı karşıya kalmıyoruz. Gayrimüslim
cemaatlerin mülkiyet hakları, yargıya erişim, yardım toplama, yabancı din
adamlarının oturma ve çalışma izinleri konusunda ve gayrimüslim cemaat ve
vakıfların kendi yönetim kurullarını seçmelerine olanak veren bir yasal çerçeve
hala oluşturulmuyor. Ne yaşama hakkı, ne düşünce ve inanç özgürlüğümüz ne din
ve vicdan özgürlüğümüz ne toplanma özgürlüğümüz bunların hiçbirini bildirgeden
67 yıl sonra ve karşımızda ülkemizde insan hakları mücadelesi vermiş olan geniş
bir topluluğun varlığına karşın bugünü biz mutlulukla sevinçle
karşılayamıyoruz.” açıklamasında bulundu.
"BİRİLERİNİN HEDEF GÖSTERİLEREK BİRİLERİ ÜZERİNDEN
TAMAMEN HUKUKİ OLMAKTAN UZAK SİYASİ AMAÇLA BİR SORUŞTURMANIN TAHRİK VE TEŞVİK
EDİLMESİ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASINA YARDIMCI OLAMAZ"
Bir gazetecinin, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal
Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli savcılar, 2000-2013
arasındaki faili meçhul cinayetleri inceleme kararını nasıl
değerlendiriyorsunuz?” sorusuna CHP'li vekil, “Faili meçhul cinayetlerin
özellikle 1980’li yıllardan bu yana yoğun bir şekilde devam ettiğini 1990’da
yükseldiğini ve ne yazık ki da sonra da sürdüğünü ifade ettik. Bunların
soruşturulmadığı ve faali meçhuller dosyasında savcılık makamlarında
bekletildiğini ve zaman aşımı gibi bir tehdit ve tehlike ile karşı karşıya
bırakıldıklarını söyledik. Bugün şu anda özellikle paralel hedef gösterilerek
hükümetin almış olduğu ya da savcıların bu konuda soruşturma yapmak üzere
aldıkları kararı bir kasta dayalı olduğu için eleştirmek zorundayım. Bugüne
kadar işlenmiş olan faili meçhul cinayetlere özen gösterilmemişken birilerinin
hedef gösterilerek birileri üzerinden tamamen hukuki olmaktan uzak siyasi
amaçla bir soruşturmanın tahrik ve teşvik edilmesi gerçeğin ortaya çıkmasına
yardımcı olamaz diye düşünüyorum. Bu yanıyla yargının tamamen yansız ve
insanların yaşam hakkını önemini kavrayarak soruşturmaları yürütmesi gerekir.
Şuanda dün ya da evvelsi gün 1990’lı yıllarda işlenmiş 11 faili meçhul
cinayetle ilgili Güneydoğu’da yargılama sürüyor. Bu yargılamanın yapılabilmesi
için mücadele etmiş olan Tahir Elçi’yi koruyamamış olan onun yaşamına son
verilmesine neden olmuş olan bir yönetimin bu konudaki tutumları ne kadar samimiyeti
ifade eden ne kadar gerçekçi olur ve halen soruşturulamayan bir cinayet haline
getirilmiş olan Tahir Elçi olayı karşısındaki duyarsızlığın çifte standartla
bir duyarlılık haline getirmiş olmasına açıkçası güven duymuyorum.” diye
cevapladı.
Aynı soruya CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil ise
“Öznesi intikam olan siyasal hukuk girişimlerinin faili meçhul cinayetleri
aydınlatması olanaklı değildir. Öznesi intikam çünkü.” diye cevaplandırdı.
http://www.haberler.com/irgil-oznesi-intikam-olan-girisimler-faili-mechul-7956485-haberi/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.