İstanbul’un Maltepe sahili yedi yüz metre açıklarında Ekim
ayından bu yana sürdürülen önemli bir su altı arkeoloji keşfi üzerine
çalışılıyor. Söz konusu keşif, tarihi Bizans kaynaklarına göre, 1010 yılında
yaşanan Büyük İstanbul Depremi sonrasında İstanbul Boğazı’na gömülen kayıp ada:
Vordonisi. Vordonisi adası, İstanbul’un dehlizlerinde sakladığı bin bir
sırrından yalnızca biri.
Kim bilir nice hikayesi vardır bu kadim şehrin. Efsaneler
kulaktan kulağa fısıldanır yüzyıllar boyunca. Bir nevi Tılsım olur ve
İstanbul’u korur. Altın olur bazen Haliç’in altında uzanır. Bazen ise ada olur
boğazının derinliklerinde yenmiş de yutulmamış lokma gibi yatar suların
altında.
Vordonisi de öyle bir ada, yenmiş ama yutulmamış İstanbul
tarafından. Sualtı arkeologlarının yoğun uğraşlarıyla keşfinin ve tabii olarak
tarihi mirasının su üzerine çıkarılıp insanlığın kültür hazinesine
kazandırılmayı bekliyor.
İstanbul'un onuncu adası: Vordonisi
İstanbul’un günümüzde bilinen ada sayısı dokuz tanedir.
Bunlar, Büyükada, Heybeli ada, Burgaz ada, Kınalı adası, Sedef adası, Tavşan
adası, Kaşık ada, Yassı ada ve Sivri ada olarak bilinir. Ancak tarihi kaynaklar
bu adaların dokuz değil, on olarak telaffuz etmiş hep. Bu onuncu ada, bir
efsane olarak anlatılıp durmuş tam bin yıldır nesilden nesle.
Kayıp ada Vordonisi varlığına bin yıl önceki İstanbul
haritalarında rastlamak mümkün. Kayıtlarda “Batık Manastır Kayalıkları” olarak
geçiyor. Demek ki, tümüyle yok olmamış İstanbul depreminden sonra bin yılda
yavaş yavaş ve sessizce, etrafında yaşayanların gözü önünde gömülmüş olabilir
İstanbul boğazının sularına.
Maltepe açıklarında ilk olarak 2004 yılında yapılan
arkeolojik keşif ve sualtı aramalarında bilim insanları, dokuz yüz ila bin
yıllık bir Bizans Manastırı’nın izlerine rastladı. Ve akabinde yapılan ilk
araştırma ile testler gösterdi ki, bin yıl önce İstanbul depremi ile batmaya
başlamıştı ada.
Vordonisi Manastırı’nın tarihi kaynaklarda ilginç de bir
hikayesi var. Adanın 1936 yılında Küçükyalı açıklarında keşfedilen Satyros
Manastırı’nın ikizi olduğunu iddia ediyor Bizans tarihçisi Semavi Eyice ve
ekliyor, “Her iki manastırın da ikiz olduğunu tahmin ediyoruz. Dinsel fikir
ayrılıkları neticesinde Vordonisi Manastırı inşa edilmiş olabilir.”
Vordonisi adasının hikayesi o dur ki, ikona plazma
tartışmalarının yaşandığı yıllarda, bilge lakaplı din alimi Photius (Patrik
Fotius) henüz 38 yaşında olmasına karşın Patrik seçilir. 858 yılında patrik
seçilen Photius, adaya bir manastır yaptırır. Rakibi olan din adamı İgnazsius
da daha sonra patrik seçildiğinde ona nispet olsun diye Küçükyalı açıklarındaki
Satyros Manastırı’nı inşa ettirir.
Patriğiyle birlikte batan ada
Tarih kayıtlarına yansıdığı
kadarıyla iki din adamı arasında siyasal rekabet oldukça ilginç. Photios ve
İgnazsius ikişer kez patrik makamına getirilmişler. Biri patrik olunca, diğeri
onun itibarını sarsmak için elinden geleni yapmış. Bizans’ta o yıllarda yaşanan
“din ve çıkar kavgaları” nedeniyle bu ilginç mücadele nihayetinde 867’de
yılında patriklikten azledilen Photios’un Vordonisi Adası’na sürgün edilmesiyle
devam etmiş. Son yedi yılını kendi yaptırdığı manastırda geçiren Photios,
Vordonisi adasında hayata gözlerini yummuş.
Vordonisi Adası,
arkeolojik keşiflerini ekibiyle birlikte yakinen takip eden İstanbul Maltepe
Belediye Başkanı Ali Kılıç, belediyenin desteğiyle arkeolojik kalıntılarının
görüntülenmesini de sağladı. O görüntülerden derlenen bir videoyu ise aşağıdaki
gibi izleyebilirsin.
Magma Dergisi
İçeriklerimiz 5846 no'lu yasa ile korunmakta ve içerik
takibi yapılmaktadır. Lütfen yayınlarken bağlantılı kaynak belirtiniz.
Maarif Gazete
http://www.maarifgazete.com/arkeoloji/istanbulun-kayip-adasi-vordonisi-h24652.html



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.