Şövalyelerin sofrasından
Nur Toprakoğlu/ Gazete Habertürk-Pazar
O dönemde en çok hangi malzemeler kullanıyormuş peki?
Bulgur, zeytinyağı, tarçın ve karanfil gibi aroması
keskin baharatlar. Özel günlerde yaptıkları siyami diye bir meze var. Salkım
domateslerin içini oyup közde patlıcan, taze zencefil, maydanoz, sarmısak,
karabiber ve kaşar peyniriyle dolduruyorsunuz. Servis edilirken üzerine biraz
da tarçın serpiliyor. Ermeni mutfağına ait bir meze bu.
■ Ortaçağ mönüsünde Ermeni usulü borç çorbası var. Daha
çok Rus mutfağına özgü bir yemek değil mi borç çorbası?
Ermeni usulü olanını yapıyoruz burada; içinde bol pancar,
havuç, kereviz ve soğan var. Bütün malzemeler pancar gibi görünüyor ama kereviz
ve soğanın da tadını alıyorsunuz. Çorbanın içindeki kereviz, soğan ve havuç,
pancarın topraksı tadını alıyor. Çorbayı yanında yöreye özgü manda yoğurduyla
servis ediyoruz. Mutfaktaki ilham kaynağım mekândı. Otel mimarisi ve
dekorasyonu beni tetikledi. Dünyanın en şanslı aşçılarından biri benim, 250
yıllık bir konakta, adeta bir müzede çalışıyorum.
***
Nur Toprakoğlu, Angels& the Searchers’ın şefi Engin
Kolsuzoğlu ile konuştu
Ürgüp’te 250 yıllık bir Rum konağında hizmet veren Sacred
House Otel, mutfağında ise Ortaçağ ve Anadolu temalı mönüler sunuyor.
Angels& the Searchers’ın şefi Engin Kolsuzoğlu Ortaçağ mönüsünü nasıl
hazırladığını anlattı
Mimarisi ve odaların dekorasyonu her şeyden önce
etkileyici ve sıra dışı olarak tanımlanabilir. Mekânın yaratıcısı Turan
Gülcüoğlu, 21 odalı Sacred House Otel’in her odasını ayrı dönem ve tarzda
döşemiş. Conde Nast Johansens tarafından iki kez dünyanın en iyi otelleri
yarışmasında, “Most Excellent Hotel for Design and Innovation” ve “Most
Excellent European Service” dallarında birincilik ödülünü alan otelin Angels
& the Searchers adlı restoranı da iddialı. Ortaçağ, Anadolu kültürleri ve
İtalyan yemeklerinin sunulduğu 3 farklı mönü hazırlanmış. Otelin mutfağı, şef
Engin Kolsuzoğlu’na emanet. Kolsuzoğlu, mekânla uyumlu mönüleri hazırlarken
önce kitap karıştırmış, sonra orijinal tariflerin çevirilerini yaptırmış,
ardından mutfağa girip Ortaçağ’da şövalyelerin yediği yemeklerden Bizans
kapamaya pek çok lezzetin altına imza atmış. Şef Engin Kolsuzoğlu ile
hikâyelerini ve bir mönü yaratmanın inceliklerini konuştuk.
■ Sizi tanıyabilir miyiz, mutfakta çalışmaya ne zaman
başladınız?
16 sene İzmir Hilton’da aşçıbaşı yardımcısı olarak
çalıştım. 4 ay önce buradan otelin mimarisiyle bütünleşecek bir mönü hazırlamam
istendi. Otelin yaratıcısı Turan Gülcüoğlu ile Ortaçağ, Anadolu kültürleri ve
İtalyan mönüsü üzerine çalıştık.
■ Ortaçağ mönüsü için nasıl bir çalışma süreci
geçirdiniz?
Bir sürü yazılı kaynak üzerinde tarama yaptım. Mesela
mönüye de koyduğumuz columella salatası, adını Ortaçağ’da Roma’da yaşayan bir
yazardan alıyor.
■ Ne tür malzemeler var salatada?
Kedi dili, nane, kişniş gibi 22-23 çeşit ottan yapılan
bir salata. Mesela yine mönüde yer alan garum soslu bıldırcın yumurtası da
Ortaçağ’da şövalyelerin ve savaşçıların kuvvetlenmek için yediği yumurta ve
balıktan oluşan bir yemek. İçindeki sirke, bal başta bizim damak tadımıza uygun
değil gibi görünüyor ama bu lezzetleri doğru şekilde birleştirdiğimizde ortaya
çok leziz bir yemek çıktı.
■ Peki bu yemekleri servis etmeye başlamadan önce
mutfakta ne kadar zaman geçirmeniz gerekti?
Öncelikle o dönemde bu bölgede yetişen malzemelerin
dışına çıkmamak gibi bir sınırımız vardı. Mesela lokmades diye bir tatlımız
var. Misafirlerimizin bazıları “Çikolatalı bir tatlı olsaydı” diyor, ama o
dönemde henüz Amerika keşfedilmediği için kakao bilinmiyordu. Mönüyü bölgede
Ortaçağ’da tüketilen malzemelerin dışına çıkmadan oluşturduk. Kaynakça taraması
ve bölgede yaptığım araştırmalar 1 ay sürdü. 2 ay da mutfakta deneme süreci
geçirdik. Tabii bu arada çok sayıda tadım yaptık. Anadolu kültürleri mönüsünde
de Osmanlı döneminde tüketilen malzemeler ve tarifler belirleyici oldu.
‘ARAŞTIRMA SÜRECİ ÇOK HEYECAN VERİCİYDİ’
■ O dönemde en çok hangi malzemeler kullanıyormuş peki?
Bulgur, zeytinyağı, tarçın ve karanfil gibi aroması
keskin baharatlar. Özel günlerde yaptıkları siyami diye bir meze var. Salkım
domateslerin içini oyup közde patlıcan, taze zencefil, maydanoz, sarmısak,
karabiber ve kaşar peyniriyle dolduruyorsunuz. Servis edilirken üzerine biraz
da tarçın serpiliyor. Ermeni mutfağına ait bir meze bu.
■ Ortaçağ mönüsünde Ermeni usulü borç çorbası var. Daha
çok Rus mutfağına özgü bir yemek değil mi borç çorbası?
Ermeni usulü olanını yapıyoruz burada; içinde bol pancar,
havuç, kereviz ve soğan var. Bütün malzemeler pancar gibi görünüyor ama kereviz
ve soğanın da tadını alıyorsunuz. Çorbanın içindeki kereviz, soğan ve havuç,
pancarın topraksı tadını alıyor. Çorbayı yanında yöreye özgü manda yoğurduyla
servis ediyoruz. Mutfaktaki ilham kaynağım mekândı. Otel mimarisi ve
dekorasyonu beni tetikledi. Dünyanın en şanslı aşçılarından biri benim, 250
yıllık bir konakta, adeta bir müzede çalışıyorum.
■ Dünya mutfağı ve standart reçetelerin uygulandığı bir
mutfaktan sonra burası sizin için de değişik bir açılıma neden olmuş sanırım...
Patlıcanın kabuklarıyla közlenmiş kırmızı soğanı
karıştırırsam nasıl bir sonuç elde edeceğimi tahmin ediyordum ama tadına
baktığımda ortaya çıkan sonucun gerçekten inanılmaz olduğunu gördüm.
■ Peki Ortaçağ’a ait reçetelere kendi yorumunuzu da
kattınız mı?
Tabii ki yorumlarım oldu. Columella salatasının soslarını
ben yaptım. Soslar reçetede yok. Salatayı iki sosla servis ediyoruz. Klasik
zeytinyağı limon sosunu boza kıvamında sunuyoruz. Bir de közlenmiş patlıcanın
kullanılmayan kısımlarından yaptığım füme sos var. Bu sosun reçetesini kendime
bile söylemedim!
LOKMADES
Malzemeler:
■ 50 gr un
■ 1 çay bardağı su
■ 1 çay kaşığı kabartma tozu
■ ¼ portakal kabuğu rendes
i ■ 40 gr labne peyniri
■ 1 çorba kaşığı süt
■ 2 çay kaşığı pudra şekeri
■ Yarım çay kaşığı lavanta esansı
■ 2 adet hurma
■ 10 gr çam fıstığı
■ 5 adet karanfil
Sos İçin:
■ 1 portakalın suyu
■ 1 yemek kaşığı
■ Bal
■ 6 adet yabanmersini
Hazırlanışı: Bir kapta un, su, kabartma tozu ve portakal
rendesini karıştırıp yoğurarak hamur haline getirin. Hamuru oda sıcaklığında 20
dakika kabarmaya bırakın. Labne peyniri, süt ve lavanta esansını bir kapta
çırpma teli ile karıştırın. Hurmaların çekirdeklerini çıkarın. İçlerini havanda
dövdüğünüz çam fıstığı ve karanfille doldurun. Sos için bir tavaya portakal
suyunu koyup hafif ısıtılarak içine yabanmersinlerini ilave edin. Ve bir süre
karıştırdıktan sonra ateşten alın. Dinlenen hamuru kızgın yağda küçük toplar
halinde kızartın. Hazırlanan peynir sosu tatlıyı servis edeceğiniz tabağın
altına koyup üzerine lokmaları yerleştirin. Son olarak sosu lokmanın üzerine
dökün, yabanmersinleriyle süsleyip servis edin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.