Zeynep Kuray- zeynokuray@hotmail.com
Hrant Dink anmasında Türkan Elçi, katledilen eşi Tahir
Elçi’nin dilinden Dink’e yazdığı mektubu okudu: Parmakları tetikte olanların
vicdanları yoktur, ölülerin yüreği kurur sanmayın. Agos Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni ve BirGün yazarı Hrant Dink, katledilişinin 9’uncu yılında binler
tarafından anıldı. Ellerinde Hrant Dink ve Tahir Elçi’nin resimleriyle Agos
Gazetesi’ne akın eden binler, Roboski'den Gezi'ye, Sur'dan Cizre'ye faşizme
karşı mücadele sözü verdi.
İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nin önünde bir araya
gelen grupların Divan Oteli’nin önünde başlatmak istediği yürüyüş, polisin
yönlendirmesiyle Harbiye'de başladı. Türkçe, Ermenice, Kürtçe dövizleri taşıyan
yüzlerce insan, hep bir ağızdan “Hepimiz Hrant'ız, hepimiz Ermeniyiz",
"Hepimiz Tahir'iz, hepimiz Kürtüz", “ Katil devlet hesap verecek”
sloganlarını attı. Hrant Dink ve Tahir Elçi’nin resimlerinin yan yana bulunduğu
“Hrant’la Ermeni, Tahir Elçi ile Kürt’üz, Haklarız Biz Kardeşiz” pankartını
taşıyan binler, Agos Gazetesi önüne akın etti. Agos Gazetesi binasına Hrant ‘ın
katledildiği noktaya, Dink ailesi, Tahir Elçi'nin kızı Nazenin Elçi ile eşi
Türkan Elçi, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDK Eş Sözcüsü Sebahat
Tuncel, HDP'li milletvekilleri, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, DİSK ve KESK
genel başkanları çiçek bıraktı.
Anmada, katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin
eşi Türkan Elçi söz alarak, Tahir Elçi'nin dilinden Dink'e yazdığı mektubu
okudu. “Kuşlar arkalarından hüzünleri bırakırlardı. Biri 19 Ocak'ta biri de 28
Kasım'da yine arkalarından hüzünleri bıraktılar” diye başlayan mektupta,
“Parmakları tetikte olanların vicdanları yoktur. Ben de senin gibi düştüm o
günlerde. Düştüğümde beni Hrant Dink kardeşim karşıladı. 'Kardeşim yine erken
geldin' dedi. Cizre'de, Sur'da, Nusaybin'de yürekleri hüzünle yankılanan
çocuklarının selamlarını getirdim. Tetikçiler birbirlerine benzerler.
Katledilenlerin birbirlerine benzedikleri gibi. İkimizin de yüreği sızladı.
Ölülerin yüreği kurur sanmayın, bir tek yüreksizler toprak olup yüreklerini
yitirirler. Biz bulanık gölleri olan bir ülkenin sürekli temiz kalmaya inanan
nilüferleriydik” ifadelerine yer verildi.
'Gözümüz arkada kalmayacak'
Mektupta, “Gözlerdeki yaşı çiğ tanesi zannedenler
gökyüzüne kucak açmış oyun bozan nilüferleri bir bir koparıp attılar. Savaş
yüzyılların tekerrür eden oyunuyken, bizler birer oyun bozandık. Ayaklar
altında ezilen garibanların yüzü suyu hürmetine hayatı barışa kafiyelendirmeye
çalışırdık. Kuşlar uçarken arkalarında sadece hüzün bırakmaz yüreği ince
sızıyla kanayan kadınlar, çocuklar da kalır gerilerde. İşte o zaman kıyametler
kopar. Gözyaşları acıları tarifte acze dönüşür. Unutmadan Hrant'ın selamlarını
ileteyim sizlere. Bizi unutmayacağınızı biliyoruz gözümüz arkada kalmayacak”
denildi.
***
Demokrasiyi esas alan bir siyasi irade yok
Anmada basın açıklamasını Cumartesi Annesi Maside Ocak
okudu. Ocak, “Hrant için, adalet için diyerek bir aradayız. Çünkü; faili devlet
olan bu cinayetin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak adaletin sağlanması
engellenmeye devam ediyor. Çünkü; Türkiye’de demokrasiyi, insan haklarını,
hukukun üstünlüğünü esas alan bir siyasi irade yok. Güvenlik güçlerinin
gerçekleştirdiği ya da yönlendirdiği suçlarda sanıklar korunurken, mağdurların
iddialarının çürütülmesi yönündeki adli ve idari uygulamalar kesintisiz devam
ediyor” diye konuştu. “Öyle bir kan mevsimindeyiz ki, artık ölülerimizi sayamaz
olduk” diyen Ocak, “Minik çocuklar enselerinden devlet kurşunuyla öldürülüyor.
Ölü bedenlerin toprağa verilmesi engelleniyor” diye konuştu.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.