Hediye Levent
Suriye, savaşın başladığı 2011 yılına kadar yaklaşık 80
bin Ermeni’nin yaşadığı bir ülkeydi. Ermeniler Şam, Halep, Deyr Ez Zor ve
Lazkiye kentlerinde yoğunlaşsa da ülkenin her yerinde Ermeni köy ve
kasabalarına rastlamak mümkündü. Ancak savaşla birlikte saldırıların hedefi
olan Ermenilerin kaçışışı da başladı. Lazkiye merkezindeki Ermeni nüfusun
neredeyse yarısının göç ettiği ve kentte 2 bin-2 bin 500 civarında Ermeni
kaldığı belirtiliyor. Kesep saldırısının ardından kasabadan kaçanların bir süre
kaldığı Ermeni Kidon Kilisesi, 6 Ocak Noel kutlamasını da az sayıda insanla ve
mütevazı bir törenle yaptı.
https://youtu.be/F13PHMZK2Dg
ERMENİ KASABASI KESEP, NUSRA’NIN HEDEFİ OLDU
Küçük törenlerle yılbaşını ve Noel’i kutlayan Lazkiye’nin
Kesep kasabası, yaklaşık 2 yıl önce Nusra Cephesi öncülüğündeki silahlı
grupların saldırısına uğramıştı. Ülkedeki Ermeni kasabalarından biri olan
Kesep, Türkiye-Suriye sınırında bulunuyor. Türkiye-Suriye arasındaki sınır
kapılarından biri olan Kesep kapısı da bu kasabada ancak kapıdan geçmek isteyen
Suriyeliler için Türkiye’nin çeşitli belgeler istediği belirtiliyor. Bu kapıdan
Türkiye’ye geçenler aynı yolla geri dönemiyor.
Lazkiye’den Kesep’e uzanan 2 yoldan biri olan sahil yolu
hala açık ancak dağ yolu olarak bilinen ikinci yol, son aylarda yoğunlaşan Türkmen
Dağı ve çevresindeki hava saldırıları ve çatışmalar nedeniyle neredeyse 4
yıldır sivillerin geçişine kapalı.
Kasaba sınırlarının başladığı yerden itibaren evlerde,
yol kenarlarında 2 yıl önceki çatışmalardan kalan izler ve yıkım görülebiliyor.
Suriye ordusu
© SPUTNİK/
Suriye ordusu, El Nusra'nın kalesi olan Türkmen köyünü
geri aldı
'İŞ BULMAK İÇİN GÖÇ ETTİLER'
Sputnik’e konuşan kasabanın muhtarı Sebuh Kürkçüyan,
kasaba nüfusunun 2011 yılına kadar 4 bin civarında olduğunu ancak savaş
şartları ve kasabaya saldırının ardından nüfusun 3 bin civarına indiğini
söyledi. Çok sayıda ev ve işyerinin hala boş olduğu kasabadakilerin bir kısmı
Lazkiye ve Şam’a, bir kısmı da çeşitli ülkelere göç etmiş.
Muhtar Kürkçüyan’a göre “Göç edenlerin çoğu evlerini
tamamen terk etmedi. Kesep’e saldıran silahlı gruplar birçok dükkanı ve evi
yağmaladı ve yaktı. Bu nedenle çoğu insan iş bulmak ve çalışmak için başka
yerlere gitti.”
SAVAŞTAN ÖNCE TURİZM VE TARIM BÖLGESİYDİ
Kesepliler, 5 yıl önce kasabanın yoğun ilgi gören turistik
bir yer olduğunu, 20 civarında restoran ve 80’e yakın dükkan olduğunu
anlatıyor. Şimdi 4 restoranın açık olduğu kasabada 15 kadar dükkan tamir edilip
yeniden açılmış. Çatışmalardan dolayı hasar gören ya da yakılan kiliselerin
restorasyon çalışmaları devam ediyor.
Kasabada okulların açık olduğunu, öğretmen açığının
olmadığını belirten muhtar Kürkçüyan, birçok Keseplinin dikkat çektiği noktaya
vurgu yaparak, “Biz Kesepliler çiftçiyiz, geçimimizi bahçelerden sağlarız.
Kesep’e saldıranlar bazı bahçeleri de yaktı. Ağaçlarla beraber toprak da yandı.
Şu anda kasabada tarım yapılan arazinin yaklaşık yüzde 25’i yanmış durumda.
Toprağın düzelmesi, meyve ağaçlarının yeniden meyve verecek kadar büyümesi için
10 yıl lazım” dedi.
TÜRKMEN DAĞI'NDAKİ ÇATIŞMALAR ENDİŞE YARATIYOR
Elma ve portakal bahçelerinin uzandığı Kesep, Türkiye
sınırındaki Türkmen Dağı’nın bulunduğu bölgeye oldukça yakın. Bu bölgedeki
çatışmaların ve bombardımanın şiddeti Kesep’ten duyulabiliyor. Kesep kasabasında
günlük hayat bu şartlar altında normal akışında, ancak “Bölgedeki çatışmaların
şiddetlenmesi halinde Kesep’e yeniden saldırı olur mu’” sorusunu soran
Kesepliler de var.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.