Şanlıurfa’da ruhsatsız açılan kilise için ‘Pastör’ Eyüp
Badem, dernekleşme başvurusu yaptı. Halk ise ‘misyonerlik faaliyeti
yürütülüyor’ diyerek kilisenin kapatılmasını istedi. Şanlıurfa'da yaşayan Eyüp
Badem’in açtığı kiliseyle bölgede misyonerlik yaptığı iddiası Şanlıurfa’yı
karıştırdı. Tarihi Haşimiye Meydanı’ndaki eski bir fırını tadilattan geçiren
Badem, ‘Protestan Nur Kilisesi’ adıyla bir kilise açtı. Ancak kilisenin, tamamı
Müslüman olan mahallede açılması ve misyonerlik faaliyetleri için kullanıldığı
iddiası bölgede tepkiyle karşılandı. (Kanunlara göre misyonerlik değil, misyonerliğe engel olmak suçtur. TCK. 115 HYETERT)
EMRİVAKi KİLİSE-DERNEK!
20 Aralık’ta açılan kiliseye kürsü, haç flaması ve az
sayıda sandalye konuldu. Eyüp Badem kendisini ‘pastör’ ilan etti. Açılışı
izinsiz ve ruhsatsız bir şekilde gerçekleştirilen kilise için resmi başvuru
geçtiğimiz 18 Ocak’ta yapıldı. Ancak ‘kilise’ olarak açılan mekan için başvuru
Şanlıurfa Valiliği Dernekler Müdürlüğü’ne yapıldı. Başvuruda mekânın ismi
‘Şanlıurfa Protestan Kilisesi Derneği’ olarak beyan edilirken, amaç
“Hristiyanların Protestan mezhebi ve tüm Hristiyanların ibadet, kültür ve inanç
ihtiyacının karşılanması için çaba sarfetmek” olarak özetlendi. Kiliseye
gelenlere İncil ve Hristiyanlığı anlatan kitaplar dağıtıldığı, din
değiştirmeleri karşılığında para verildiği iddiası şehri gerdi.
BÖLGE HALKI TEPKİLİ
Mahalledeki 70 kadar esnaf ve mahalle muhtarı ile
Diyanet-Sen temsilcisi valilik ve Eyyubiye Kaymakamlığı’na dilekçe sunarak
kilisenin kaldırılmasını istedi. Dilekçede, kilisede misyonerlik yapıldığı
belirtilerek vatandaşın bundan rahatsız olduğu belirtildi.
AMAÇLARI İŞGAL
Şanlıurfa il Müftü Yardımcısı Mustafa Erdem
Diyanet olarak önlemlerimizi artırmamız gerekiyor.
Misyonerlik hiç kuşkusuz zararlı bir cereyandır. Gençlerimizi misyonerlere
kaptırmamamız gerekiyor. Diğer taraftan biz çalışmalarımızı yürütüyoruz. islam
dinini hem gençlere, hem de insanımıza güzel bir şekilde anlatmamız gerekiyor.
Şanlıurfa Barosu üyesi Avukat Emin Güneş
Bölgedeki misyonerlik faaliyetleri bilinçli eylemlerdir.
Devlete küsmüş insanları hedefliyorlar. ‘Saldırgan devlet islam’ı temsil
ediyor’, dolayısıyla ‘islam kötüdür’ deyip ‘Hristiyan devletler refah içinde
yaşıyor’ propagandası yapıyorlar. Amaç, burada fakir insanlardan cemaat
oluşturup ilerleyen yıllarda işgale zemin hazırlamak.
Diyanet-Sen Şanlıurfa Temsilcisi Mehmet Şibak
Terörün arttığı bir dönemde yabancı keskin nişancılar
konuşulurken biz de bölgede misyonerleri konuşuyoruz. Terörü fırsat olarak
kullanıyorlar. Şanlıurfa’da yaşanan budur. Bizim kimsenin kilisesiyle sorunumuz
yok, ancak kuytu bölgelerde açtıkları bu tür yerlerle insanların aklını
bulandırıyorlar. Buralarda misyonerlik yapıyorlar.
‘Irkım Yahudi, dinim Hristiyan’
Daha önce pek çok yerde kendisini Yahudi olarak tanıtan
Eyüp Badem, Yahudilikten ateizm ve Hristiyanlığa savrulması ve PKK’lı
teröristlerin fotoğrafları önünde verdiği pozlarla tanınıyor.
MİSYONER DEĞİLİM
Badem, “Yıllardır evlerde Hristiyan kardeşlerimize hizmet
veriyoruz. Misyonerlerle alakamız yok bizim. Biz kendi ibadetimizi yapıyoruz.
Misyonerlik faaliyetleri, yanlış anlıyor insanlar, ‘Bunlar ajandır, devlet
düşmanıdır’ diyorlar” diye konuştu. “Ateist olduğum dönem 1980’den sonrası idi.
Dinim, imanım yoktu. 1990-91 yılında Hristiyan oldum. Musevilik, Yahudi
demektir. Bir din olarak değil, ırk olarak… Bizim dinimiz zaten bellidir,
Mesih’e ibadettir. Irk olarak Yahudiliktir. Allah’ın yarattığına karşı mı
çıkacağız? Başından beri Protestanım” ifadelerini kullandı. Üzerlerinde baskı
olduğunu iddia eden Badem, daha önce 500 kişilik Cemaatleri olduğu yönündeki
ifadelerini sormamız üzerine ise bu konuda açıklama yapmayacağını ve ‘Cemaat’in
rahatsız olduğunu’ ifade etti.
MİLLET - FAHRETTİN DEDE
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.