Tam 1.000 yıl (yazıyla bin yıl) sonra, Katolik dünyasının
ruhani lideri Papa 1.Francis ile Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill,
Havana’nın Jose Marti Havalimanı’nda, “Ortadoğu’daki
Hristiyanları elbirliğiyle kurtarmak” için el sıkışacaklar. Vatikan, bugüne
kadar, “ekümenik” olarak değerlendirdiği Fener Rum Ortodoks Patriği
Barthelemeos ile sıkça bir araya geliyor
ama, dünyanın 250 milyon Ortodoks Hristiyan’ından 165 milyonunu kontrol eden
Rus Ortodoks Kilisesi’ni bin yıldır “yok” sayıyordu... Patrik Kirill, Küba’yı
ziyaret ederken, Papa, Meksika ziyareti yolunda Havana’ya inecek, iki dini
lider bir-kaç saat başbaşa görüşüp, ortak bir açıklamaya imza atacaklar… Ortada bir gerçek var: Ortadoğu’da yaşanılan
savaşlar ve süren Müslüman soykırımı, bu savaşların bir Hristiyan-Müslüman
çatışması olduğunu bu tür senaryolara ihtimal vermeyenleri bile ikna edecek
düzeyde netleşiyor. Suriye’de iş Müslüman öldürmeye gelince bir anda kendini
gösteren ABD-Rus ittifakının nerelere dayandığını da artık görüyoruz.. Suudi kaynaklı tekfirci/selefist hareketler
ile İran kaynaklı mezhepçi akımın yok edilmesinin İslam’ın geleceği açısından
hayati önemde olduğu bir süreç yaşıyoruz. Ya bu iki, İslam’ı içten çökerten
akımı etkisiz hale getireceğiz ya da Hristiyanlar, bunları kullanarak Müslüman
coğrafyayı yok edecek!..
***
Tam 1.000 yıl sonra, Katolik dünyasının ruhani lideri
Papa 1.Francis ile Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, “Ortadoğu’daki
Hristiyanları el birliğiyle kurtarmak” için el sıkışacaklar!
İşte Ardan Zentürk'ün Star'da yayınlanan "Evet...
Bu, artık, bir Hristiyan-Müslüman savaşıdır..." başlıklı yazısı;
Takvimlerin 12 Şubat 2016 gününü gösterdiği saatlerde,
yani, dünyada milyonlarca Müslüman’ın Cuma namazı için buluştuğu günde,
Küba’nın başkenti Havana’nın havalimanı “tarihi” bir buluşmaya ev sahipliği
yapacak.
Tam 1.000 yıl (yazıyla bin yıl) sonra, Katolik dünyasının
ruhani lideri Papa 1.Francis ile Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill,
Havana’nın 1930’lardan kalma Jose Marti Havalimanı’nda, “Ortadoğu’daki
Hristiyanları elbirliğiyle kurtarmak” için el sıkışacaklar.
Vatikan, bugüne kadar, “ekümenik” olarak değerlendirdiği
Fener Rum Ortodoks Patriği Barthelemeos
ile sıkça bir araya geliyor ama, dünyanın 250 milyon Ortodoks
Hristiyan’ından 165 milyonunu kontrol eden Rus Ortodoks Kilisesi’ni bin yıldır
“yok” sayıyordu.
Papa 1.Francis, Arjantinli ruhani lider olarak Amerika
ile Küba arasındaki tarihsel gerginliğin sonlanmasını ve iki ülkenin diplomatik
ilişki kurmasını sağladı, buna karşılık Küba lideri Raul Kastro da bu
buluşmanın zeminini yarattı.
Patrik Kirill, Küba’yı ziyaret ederken, Papa, Meksika
ziyareti yolunda Havana’ya inecek, iki dini lider bir-kaç saat başbaşa görüşüp,
ortak bir açıklamaya imza atacaklar.
“Rusya Hristiyanlığı savunuyor...”
Rusya’nın Vatikan Büyükelçisi Alexander Avdeyev’in
açıklamalarından daha düne kadar “ateist” olan Rus devletinin yeni görevinin
“Hristiyanlığı korumak” olduğunu da anlamış oluyoruz. Avdeyev’in “Batı’nın
Rusya’ya karşı sürdürdüğü ambargocu siyasete rağmen gerçekleşecek bu buluşma,
esasen Rusya’nın Hristiyanlığın savunulması için sergilediği mücadeleyi
taçlandırmaktadır. Bu aynı zamanda Hristiyan medeniyetine Rusya’nın yaptığı
büyük katkıların onaylanmasıdır” sözleri dikkat çekici.
Putin, Rusya’yı Suriye’de savaşa sokarken, ayağına kadar
gittiği Patrik Kirill’den, bu savaşa, “Rus ordusu Ortadoğu’da ezilen,
katledilen ve büyük tehdit altında kalan Hristiyanları kurtarmak için Suriye’ye
gidiyor” açıklamasıyla destek almıştı. Rus halkı, ordularının Suriye’de İslam’a
karşı savaş ve Hristiyan medeniyetinin korunması amacıyla bulunduğuna inanıyor.
Nitekim Rus Ortodoks Kilisesi kıdemli metropoliti
Hilarion, “Ortadoğu başta, dünyanın çeşitli bölgelerinde radikal İslamcıların
Hristiyanlara karşı geliştirdikleri soykırımcı saldırılara karşı Papa ve
Patrik’in buluşması ortak mücadele yollarını açacaktır” açıklamasını yaptı
bile...
Putin kolay Müslüman öldürüyor...
Rusya, Suriye’de faşist bir diktatör tarafından
öldürülmüş 400 bin Müslüman’ın kanında eli olan bir ülkedir. Putin, bölgeye
gönderdiği askerleriyle, acımasızca masum sivil Müslümanları öldürmeyi artık
kendi sürdürüyor. Bunu, Suriye’de kendine ait bir devlet kurmak için yaparken,
dünyaya da “Hristiyanların koruyucusu” görüntüsü vermeye çalışıyor.
Ama ortada bir gerçek var: Ortadoğu’da yaşanılan savaşlar
ve süren Müslüman soykırımı, bu savaşların bir Hristiyan-Müslüman çatışması
olduğunu bu tür senaryolara ihtimal vermeyenleri bile ikna edecek düzeyde
netleşiyor.
Suriye’de iş Müslüman öldürmeye gelince bir anda kendini
gösteren ABD-Rus ittifakının nerelere dayandığını da artık görüyoruz.
Emperyalist Hristiyanlık ile mazlum İslam’ın kavgasında,
Müslüman coğrafya, ne yazık ki, tekfirci ve mezhepçi siyasetlerin yükselişiyle
parçalanıyor.
İslam kendini toparlamalı...
Suudi kaynaklı tekfirci/selefist hareketler ile İran
kaynaklı mezhepçi akımın yok edilmesinin İslam’ın geleceği açısından hayati
önemde olduğu bir süreç yaşıyoruz. Ya bu iki, İslam’ı içten çökerten akımı
etkisiz hale getireceğiz ya da Hristiyanlar, bunları kullanarak Müslüman
coğrafyayı yok edecek!..
Bunu yapabilecek güç ve tarihsel birikime sahip tek ülke,
Türkiye’nin üzerine 7 düvelin çullanması bir tesadüf değildir. Diyanet İşleri
Başkanı Prof.Dr.Mehmet Görmez’e dönük kampanyanın perde arkasında da aramızdaki
işbirlikçiler yer almaktadır.
İslam’ın geleceğini, ne İran’ın mollalarına, ne de
Suud’un müftülerine bırakamayız. Özellikle İran’ın dini lideri Ali Hamaney,
Havana’da yayınlanacak ortak bildiri sonrasında bir Müslüman olarak kendini
nasıl hissedecek, merak ediyorum.
PKK: Kürt tarihine ihanet...
Suriye’deki Kürt Dağı’nın çevresinde Kürtler yaşamaz, bu
adın verilmesinin nedeni, Haçlılar’a karşı İslam’ın kılıcı olmuş, Kürt
komutan Selahaddin-i Eyyübi’den kalan
bir kaledir.
Kürt gençlerinin Rus-ABD ittifakının şemsiyesi altında
savaşması...DAEŞ’le savaş bahanesiyle Haçlı saldırısının içinde yer alması...
Müslüman Kürt’ün ortak tarihine ne kadar büyük bir
ihanet, kaldırılır gibi değil...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.