Kafkasya'da şimdiye kadar özellikle ABD baskılarından
dolayı istediği etkin konuma ulaşamayan İran, önümüzdeki süreçte daha rahat
hareket edecektir. Bölgede Türkiye'nin faal olmasından duyduğu endişe ve
Rusya'nın baskın pozisyonuna karşı oynayabileceği yeni kartları mevcut. İran'a
uygulanan ekonomik yaptırımların kalkmasıyla Tahran hızlı bir şekilde Batı'yla
ekonomik ilişkilerini artırmaya başladı. Buna paralel olarak bölgedeki
etkinliğini de güçlendirmeyi hedefleyen İran'ın Güney Kafkasya'daki yeni
siyaseti merak ediliyor.
Kafkasya'da şimdiye kadar özellikle ABD baskılarından
dolayı istediği etkin konuma ulaşamayan İran, önümüzdeki süreçte daha rahat
hareket edecektir. Bölgede Türkiye'nin faal olmasından duyduğu endişe ve
Rusya'nın baskın pozisyonuna karşı oynayabileceği yeni kartları mevcut.
Ocak ayında Avrupa ile önemli ticari görüşmeler yapan
Tahran bu süreçte Kafkasya'dan olumlu mesajlar aldı. Azerbaycan, Gürcistan ve
Ermenistan yetkilileri ekonomik yaptırımların kalkmasından duydukları
memnuniyeti dile getirirken yeni dönemde İran'la ilişkilerin güçlendirilmesi
çağrısında bulundu.
İran'ın Azerbaycan'la ilişkileri şimdiye kadar inişli
çıkışlı olmuş, zaman zaman askeri gerilimler de yaşanmıştır. Özellikle Bakü'nün
Batı'yla olan sıkı ilişkileri, Hazar Denizi'nin paylaşımı sorunu ve İran-Ermenistan
ilişkileri bu gerilimlerde büyük rol oynamıştır. Buna rağmen ikili ticari
ilişkiler ve enerji işbirliği ayrı tutulmuştur.
İRAN'ın BÖLGEDEKİ ETKİN SİYASETİ
Yaptırımların ardından Bakü'den gelen açıklamayla İran'la
feribot seferlerinin güçlendirilmesi ve bu güzergâhın verimli hale getirilmesi
gündeme geldi. Buna ek olarak Azerbaycan'ı önemli bir istasyon haline getirecek
olan Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru bünyesinde İran'la olan hatların 2016 yılı
içerisinde bitirilmesi çağrısı yapıldı. Enerji konusunda ise şimdiye kadar
ambargo yüzünden çok önemli projeleri kaçıran İran yeni dönemde enerji
projelerine aktif katılım gösterebilir.
Ermenistan ise İran için hem bölgesel dengeleri ölçme hem
de alternatif koridor olma özelliğine sahip bir ülke olarak görülmüştür. Hem
bölgesel izolasyona tabi tutulması hem de Rusya'nın vazgeçilmez bir partneri
olması dolayısıyla İran'ı kurtarıcı bir aktör olarak gören Erivan da bu konuda
oldukça aktif davranmaya çalışıyor. İki ülke ticari hacmi İran için fazla önem
taşımasa da, Ermenistan'ı kuzeye açılma sahası ve burayı Türkiye gibi
aktörlerin etkinliğini azaltan bir yer olarak görmesi pek çok ekonomik,
ulaştırma ve enerji projelerinin hızlandırılmasını sağlamıştır. Yaptırımların
kaldırılmasından sonra iki ülke liderleri arasında yapılan görüşmede “İran
Körfezi ile Karadeniz arasında bağlantının kurulması ve ekonomik akışın
sağlanması” olarak ifade edilen sözler yeni dönem beklentilerini iyi bir
şekilde yansıtıyor.
Bölgedeki bir diğer önemli ortak olan Gürcistan ise
yaptırımların kaldırılmasından duyulan memnuniyeti ve işbirliğine yönelik
beklentilerini resmi olarak duyurdu. Şimdiye kadar Gürcistan-ABD ilişkilerinden
dolayı bu ülkeyle istenilen seviyede ilişki kuramayan İran, Gürcistan'ı enerji
ve ulaşım projeleri için önemli bir geçiş noktası olarak görüyor.
2008 Rusya-Gürcistan Savaşı sonrasında bu ülkenin toprak
bütünlüğünü tanıma konusunda hassasiyet gösterilmiştir. Tiflis'in
Washington'dan gelen baskılarla İranlı işadamlarının banka hesaplarını dondurma
girişimleri gibi olaylar büyütülmemiştir. Rusya'yla sorunlu olan Gürcistan da
farklı bir rota olarak İran'ın bölgedeki faaliyetlerini önemli bulmaktadır.
Hali hazırda Ermenistan üzerinden Gürcistan'a doğalgaz ulaştırmaya çalışan
İran, bu güzergah üzerinden alternatif yollar oluşturmaya ça
RUSYA VE BÖLGEDEKİ DENGELER
İran'ın bölgedeki hızlı faaliyetleri öncelikle Rusya'nın
tepkisini çekebilir. Çünkü İran-Ermenistan enerji işbirliğinde dahi Rusya pek
çok kısıtlamanın yapılmasını sağlamıştır. Gürcistan'la ilişkiler de buna benzer
olumsuz yaklaşımlara sahne olmuştur. İran'ın bölge ülkeleriyle sahip olduğu
sorunlar Rusya için önemlidir ancak yine de İran'ın burada var olması dengeler
açısından gereklidir. Öte yandan İran burada hem kültürel havzası olarak
gördüğü Azerbaycan'la hem de stratejik ortak olarak kabul ettiği Ermenistan'la
belli bir pragmatik siyaset çerçevesinde temas kurmaktadır. Kısıtlamaların
kalkmasıyla bölgedeki üç başkentin de Tahran'a yönelik iyi niyet temennilerinde
bulunması ve mevcut işbirliğinin güçlendirilmesi talebi önem taşımaktadır.
Şimdiye dek ambargodan dolayı önemli tecrübeler edinen Tahran yeni dönemde
“İran Körfezi'nden Karadeniz'e” uzanan bir hat için bölgede daha fazla aktif
olacağa benziyor.
*Strategic Outlook Analisti

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.