Esed ve İran yanlısı haberler yayınlayan bir site,
Suriye'de Esed rejim güçlerine tüm var gücüyle destek vererek bölgede sivil
katliamları işleyen Hizbullah militanlarının Hristiyanların varlığını
koruduğunu belirtti. Site, Lübnan’da yayımlanan es-Sefir gazetesi yazarı Marlin
Halifa'nın değerlendirmesini örnek göstererek , Avrupalı parlamenterlerin
Suriye ve Lübnan ziyaretlerinden sonra yaptıkları değerlendirme sonrasında
Hizbullah'ın Hristiyanların varlığını koruduğunu dile getiriyor.
İslam ümmetini yıllarca Filistin davası üzerinden
oyalayan ve sonraki yıllarda Suriye'de baş gösteren çatışmada Esed rejimi
yanında yer alarak Suriye'de yaşanan vahşette bebek,kadın, yaşlı demeden
yüzbinlerce insanın kanını akıtmasında büyük pay sahibi olan Şii Hizbullah
örgütü Lübnan'da Nusret Cephesi gibi örgütlerden gelecek herhangi bir saldırıya
karşı Hristiyan varlığını koruduğu ve bölgeye güven verdiği ifade edildi.
İşte açıklamadan bazı kesitler.
Fransız siyasetçilerin çoğu Hıristiyanlara yönelik bu
politikayı ''beceriksiz ve gayri ahlaki'' olarak tanımlıyor. En son Suriye ve
Lübnan'ı ziyaret eden parlamenterleri, Hizbullah'a yönelik olumlu bir atmosfer
yaydı. Hizbullah'ın, özellikle Suriye'nin Kalamun bölgesine komşu, Lübnan doğusundaki
köy ve beldelerde Hıristiyan varlığını koruyan rolü konuşuldu.
Dikkat çekici olan bir diğer şey ise şu: Lübnan'ı ziyaret
eden Avrupalı ve Fransız parlamenterler görüşmelerinde Hizbullah ve Lübnan
ordusunun IŞİD ve Nusra Cephesi gruplarına karşı koyabilecek güce sahip
olduklarını ve bu meseleye dair duydukları güveni sık sık dile getirdi.
Fransızların gelişen bu ilgileri, Lübnan'daki Avrupalı
diplomatların izlenimleri ile de kesişmeye başladı. Sınırdaki köylerde yaşayan
insanlar ile bir araya gelen bu diplomatlardan biri (''Suriye'nin Dostları''
topluluğuna üye bir ülkenin diplomatı) Lübnanlı bir siyasetçiye, Hizbullah'ın
bölgede ve sınırda bulunmasından dolayı insanların duydukları güven ve
memnuniyete şahit olduğunu anlattı. Diplomata verilen cevap şöyleydi: Oranın
insanları Hizbullah'a güvendikleri gibi Lübnan ordusuna da güveniyorlar; fakat
ordunun askeri kararlarını yöneten ''siyasi kararlara'' güvenmiyorlar.
Fransız parlamenterlerin ziyaretine dönecek olursak,
onlardan iki tanesi ''Gerard Bapt ve Jack Meyer'' Beyrut'un güneyindeki
Dahiye’yi gezdi ve Hizbullah Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Seyyid Ammar
Musavi ile bir araya geldi. İki Fransız vekil ve onlara eşlik eden heyet
Dahiye'de geçirdikleri birkaç saati ‘samimi’ bulduklarını ifade ettiler.
Bu ziyaret, bazı Fransız siyasi ziyaretçilerin gerekli ve
acil gördükleri noktada kendi hükümetlerinden erken davrandıklarını gösteriyor.
Fakat bunun yanında terörle mücadelenin, görüşmeleri sırasında ''kendinden emin ve rahat'' gördükleri Suriye
cumhurbaşkanı Beşşar Esed ile işbirliği yapmadan imkansız olacağını dile
getirdiler.
Bapt ve Meyer ile Dahiye'de yapılan görüşmede, iki
tarafın bazı konulara yönelik bakış açılarındaki büyük benzerliklerin altı
çizildi. Bununla birlikte iki taraf diğer konularda da tam bir uyum içinde. Bu
konulardan biri de Hizbullah'ın Suriye'deki savaşa katılımının önemi.
İki parlamenter de Hizbullah'ın bu savaştaki seçkin
rolünü ve yaptığı fedakarlıkları takdir ettiklerini ifade ettiler.
Parlamenterler, Hizbullah'ın Suriye'de bulunuşunu meşru gördüklerini
belirtirken aynı zamanda Suriye'nin müttefiki ve meşru olan Suriye hükümetinin
muvafakati ile sahada bulunduğunu
vurguladılar.
İkisi de elçilikleri kapatmakla hata yaptıklarını açıkça
ifade eden Fransız ve Avrupalıların giderek güçlenen terör ile alakalı
‘acılarından’ bahsetti. Özellikle Şam'daki elçiliğini kapatan Fransa,
Suriye'deki gidişata ve Avrupalı cihatçıların hareketlerine dair gerçek bilgi
toplama konusunda olumsuz etkilendi.
Benzer şekilde düşünen Fransız vekiller de elçilikleri
kapatmanın ne kadar büyük bir hata olduğunu vurguladılar. Bazı Avrupa
devletlerinin iletişim hatlarını kapatmadığını, elçilik kapılarını
kapatmadığını ve bazı tedbirler aldığını hatırlatalım.
Bu tedbirler arasında Şam'daki diplomat sayısını
azaltanlar da vardı, Beyrut'a taşınanlar da. Bu devletler arasında Norveç,
İsveç, Avusturya, Danimarka, Romanya ve Macaristan var. Bu devletler bugün Şam
ile ilişkileri kesmedikleri ve aralarında İngiltere ve Fransa'nın da olduğu
diğer devletler gibi hata yapmadıkları için kendileri ile övünmeye başladı.
Lübnan'ı ziyaret eden Avrupalı ve Fransız vekiller,
devletleri Suriye hükümeti ile sorun yaşarken terörle mücadele edemezler.
Vekillerden biri de ''Suriye terörle mücadelede temel taşı gibi, onunla anlayış
geliştiremeyen gayri ciddidir'' dedi.
Dikkat çekici bir diğer nokta ise, vekillerden Meyer'in
Paris'e döndüğünde bir gazeteye verdiği demeçte dile getirdiği: Esed'ın düşmesi
Lübnan'ın yıkımına yol açar.
http://www.yeniakit.com.tr/haber/muslumanlarin-katilihristiyanlarin-koruyucusu-hizbullah-128025.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.