Fatih Çekirge / fcekirge@hurriyet.com.tr
Rinaldo Marmara. Türkiye Katolik Psikoposlar Kurulu Basın
Sözcüsü. Vatikan arşivlerinde bir kuyumcu titizliğiyle ve sessizce çalışıyor…“Vatikan’da
Fatih Sultan Mehmet’ten başlayıp 1940’a kadar olan döneme ait Türk tarihini
ilgilendiren 1 milyonu aşkın gizli belge, yazışma ve mektup bulunuyor. Vatikan
arşivlerinin bir kısmı Latince, eski İtalyanca ve Fransızcadan oluşur. 1915
Ermeni olaylarıyla ilgili gizli arşivleri gün yüzüne çıkaracağım. Türkiye’nin lehine
belgeler var.”.. Yine Marmara’dan bir alıntı:“Mesela, Atatürk’ün Ermeni
meselesiyle ilgili 1915 olaylarından sonra Papalığa yazdığı mektuplar var.” Dahası
Atatürk’ün Hıristiyan dünyasına verdiği mesajın gerekçesi...
***
Olayı daha iyi anlamak için...
Bir an Dan Brown’un romanlarından bir sahneye gitmeliyiz.
Loş bir dekor... Ağır ayak sesleri...
Vitraydan süzülen kurşuni bir ışık...
Ve ağır bir kapının açılırken çıkardığı o tok sesin
koridorlarda yankısı...
Vatikan arşividir burası...
İçeri bizden birisi giriyor.
Rinaldo Marmara.
Türkiye Katolik Psikoposlar Kurulu Basın Sözcüsü.
Vatikan arşivlerinde bir kuyumcu titizliğiyle ve sessizce
çalışıyor.
Bu sırlar arşivinde Osmanlı ve Türkiye tarihine ait 1
milyonu aşkın gizli belge ve yazışma bulunuyor.
Vatikan yalnızca bir tarih değildir... Aynı zamanda
sırlar mekânıdır.
Böylesine derin bir tarihin gizli arşividir.
Öylesine geniş bir dönemi kapsıyor ki... Raf uzunluğu 80
kilometreyi geçiyor.
Vatikan arşivine öyle herkes de giremiyor.
Sadece rahip ve rahibelerin bulunduğu 50 kişiye izin var.
Marmara işte orada çalışıyor.
Ve bir süre önce o arşivden süzdüğü Çanakkale kitabını
Papa Francesco’ya sunuyor...
Yıllardır üzerimize yüklenmeye çalışılan Ermeni soykırımı
iddiaları da dahil olmak üzere bu muazzam arşiv çalışması için bakın Marmara ne
diyor:
“Vatikan’da Fatih Sultan Mehmet’ten başlayıp 1940’a kadar
olan döneme ait Türk tarihini ilgilendiren 1 milyonu aşkın gizli belge, yazışma
ve mektup bulunuyor. Vatikan arşivlerinin bir kısmı Latince, eski İtalyanca ve
Fransızcadan oluşur. 1915 Ermeni olaylarıyla ilgili gizli arşivleri gün yüzüne
çıkaracağım. Türkiye’nin lehine belgeler var.”
ATATÜRK ERMENİ OLAYLARIYLA İLGİLİ OLARAK PAPALIĞA ACABA
NE YAZMIŞTI?
Sırlar arşivinde öyle sorular aydınlanmayı bekliyor ki...
Tarih ve belgeler merak duygularımızı ayaklandıracak,
kanımızı tutuşturacak derinlikte.
Düşünsenize...
O muazzam hakan, Fatih Sultan Mehmet Han, acaba Papalığa
bilmediğimiz neler yazmıştı?
Evladı Fatihan’ın merak damarlarını ateşlemez mi bu soru?
Ve sonraki sultanların yazışmaları...
Dede Korkut’un orijinali...
Yine Marmara’dan bir alıntı:
“Mesela, Atatürk’ün Ermeni meselesiyle ilgili 1915
olaylarından sonra Papalığa yazdığı mektuplar var.”
Dahası Atatürk’ün Hıristiyan dünyasına verdiği mesajın
gerekçesi...
Rinaldo Marmara şöyle açıklıyor:
“Olayın aslı şöyle: Çanakkale’de hayatını kaybeden
yabancı askerlerin aileleri Vatikan aracılığıyla çocuklarının mezarlarının
bulunmasını istiyor. Hıristiyan dünyasından mezarlıkların bulunması için
baskılar gelince Türk makamlar savaşta ölenlerin gömüldükleri yerlerin
fotoğraflarını çekip göndermeye ve yer tespitine başlıyor. Atatürk, Batı’dan
gelen baskıları hafifletmek için diplomatik bir zekâ ile Hıristiyan dünyasına
böyle bir mesaj verip baskıyı azaltıyor.
Hepimizin bildiği gibi diyor ki:
‘Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken
İngiliz, Fransız, Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Hintli kahramanlar! Burada,
dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler
Mehmetçikle yan yana, koyun koyunasınız.’ Atatürk’ün bu diplomatik dehasıyla
baskı bitiyor.”
Şimdi baştaki dekora dönelim ve o loş mekânda Rinaldo
Marmara’yı tarihimizin bazı sırlarıyla baş başa bırakalım...
Marmara büyük bir iş yapıyor.
Ona destek için Bahçeşehir Üniversitesi’nde kurulan
merkez çok önemlidir.
Ve ben bütün bunları yazarken hayalimde bir sahne canlanıyor...
En küçük şair Simay’ın dediği gibi...
“Aklıma öyle bir kuş konuyor ki...”
Marmara’nın bu çalışması bir film değil midir?
Yapılamaz mı?
Bir sahne hayal edin:
-Fatih, sarayında mektup yazdırırken...
Vatikan’da... Papalık’ta hummalı bir koşuşturma...
Ve bir sahne...
1922 İzmir yangınıyla ilgili gerçekleri genç bir
üniversite öğrencisi Vatikan arşivinden çıkarırken...
Ve Mustafa Kemal, Vatikan’a o mektupları yazarken...
Perde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.