Mert İnan
Zeytinburnu Stadyumu’nun içinde bulunduğu arazi Surp
Pırgiç Vakfı ile, Zeytinburnu Belediyesi’ni birbirine düşürdü. Arazinin
mülkiyetiyle ilgili hukuki süreç devam ederken, vakıf yetkilileri mahkemenin
adil bir karar vereceğine inandıklarını söyledi.
600 milyon TL’lik stadyum davası
İstanbul’da Zeytinburnu Stadyumu’nun içerisinde olduğu 42
bin metrekarelik değerli arazi, 22 Ocak 2014’te yürürlüğe giren torba yasanın
ardından Vakıflar Genel Meclisi tarafından Surp Pırgiç Vakfı’na iade edildi.
Kararın ardından harekete geçen Zeytinburnu Belediyesi
ise değerli taşınmaz için yargının yolunu tuttu. İstanbul 1. İdare
Mahkemesi’nde açılan dava sonunda mahkeme “Arazi Ermeni Vakfı’na aittir”
kararını verdi. Temyize giden karar, Danıştay 10. Dairesi tarafından bozuldu.
Dava dosyası Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bu kez “karar düzeltme”
talebiyle yeniden Danıştay 10. Daire’ye gönderilirken, taraflar mahkemeden
çıkacak sonucu beklemeye koyuldu. Dava nedeniyle kapalı tutulan Zeytinburnu
Stadyumu çürümeye yüz tuttu.
‘Direnebilir’
Zeytinburnu Belediyesi Belediyesi Hukuktan Sorumlu Başkan
Yardımcısı Saffet Öz, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Söz konusu taşınmaz
geçtiğimiz dönemde Vakıflar Yasası’na eklenen bir madde ve Vakıflar Meclisi
kararıyla Ermeni Vakfı’na iade edildi. Vakıflar Meclisi’nin iade kararıyla tapu
Sup Pırgiç Vakfı’nın üzerine geçmiş oldu. Biz bu işleme itiraz ederek dava
açtık. İstanbul İdare Mahkemesi’nde görülen dava aleyhimize sonuçlandı. Temyiz
için Danıştay 10.Daire’ye başvurduk ve Danıştay 10. Daire, yerel mahkeme kararını
hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle bozdu. Stadyumun mülkiyeti 1987’de
kamulaştırma ile belediyenin bünyesine geçti. Danıştay tarafından tam da bu
doğrultuda yerel mahkeme kararı bozuldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu kararı
hukuki usul açısından düzeltme hakkı var. Vakıflar Genel Müdürlüğü karar
düzeltme talebinde bulundu. Danıştay 10. Daire kararları bir kez daha gözden
geçirecek. Dosya yeniden İstanbul’daki yerel mahkemeye gidecek. Yerel mahkeme
ya Danıştay’ın kararını kabul ederek taşınmazı bize teslim edecek ya da kendi
kararında direnecek. Hukuki süreç 1-2 yıl daha uzayacak. Belediye olarak
stadyumun da içinde olduğu araziyi spor ve yeşil alan olarak yeniden ihya etmek
istiyoruz. ”
Arazi için yıllardır hukuk mücadelesi veren Surp Pırgiç
Ermeni Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu ise şunları söyledi:
‘Adil karar çıkmalı’
“Arazinin toplam değeri 600 milyon liranın üzerinde. Bize
ait olan araziyi elimizden almak istiyorlar. Yeşil alan olması istenen arazi
2007’de imara açılmıştı. Arazi vakfımıza iade edilince Zeytinburnu Belediyesi
harekete geçti. Birkaç yıl önce o dönem Başbakan olan sayın Erdoğan ile yüz
yüze konuşmuştuk. ‘Hak yerini bulacak. Arsanın sizin yeriniz olduğunu
biliyorum’ demişti. Ancak Zeytinburnu Belediyesi arsayı kendi bünyesine geçirmek
için yargıya gitti. Eninde sonunda mahkemeden adil ve hakkımız olan kararın
çıkacağına inanıyorum. Karar lehimize sonuçlanırsa yönetim kurulu olarak proje
konusunu düşünüp karar vereceğiz. Kuvvetle muhtemel iş merkezi, AVM, otel ve
konut yapılması gündeme gelecektir. Araziden elde edeceğimiz gelir hastane ve
cemaatin ihtiyaçları için kullanacak. İBB ise değerli araziyi düşük bedelle
kamulaştırmak istiyor.”
Süreç nasıl işledi?
1964 yılına kadar Ermeni cemaatine ait olan araziye bu
tarihten sonra el konuldu. İlk dava 1974’e kadar sürdü. O dönemki yerel mahkeme
Ermeni cemaati lehine karar vermiş olsa da karar Yargıtay tarafından bozuldu.
Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçen arazi için Zeytinburnu Belediyesi,
1987’de mahkemeye başvurarak kendi adına tescil kararı çıkarttı.
Arsa 1989’da belediye tarafından kamulaştırıldı. Ancak
torba yasanın ardından Vakıflar Genel Meclisi 22 Ocak 2014 tarihinde arazinin
Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı’na iade edilmesine karar verdi. Bu kararın
ardından harekete geçen Zeytinburnu Belediyesi, İstanbul 1. İdare Mahkemesi’ne,
Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine yürütmeyi durdurma için dava açtı.
Ayrıca Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden
taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması talep edildi. Davaya bakan mahkemenin
son olarak belediye tarafından yapılması gereken 60 günlük itiraz süresinde
gecikme olduğu ve itiraz süresindeki zaman aşımı nedeniyle arsanın Ermeni
Vakfı’na iadesine karar verdiği belirtildi. İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin
Ermeni Vakfı lehine verdiği karar Danıştay 10. Daire’de temyize götürüldü.
Yerel mahkemenin kararı Danıştay 10. Daire tarafından
bozuldu. Dava dosyası Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bu kez “karar
düzeltme” talebiyle yeniden Danıştay 10. Daire’ye gönderildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.