Hıncal Uluç
Yahu 15 milyonluk
İstanbul'da topu topu 70 bin Ermeni kalmış.. Onlar da hızla azalıyor. Daha
geçenlerde okumuştum. Kilise yöneticilerinden biri "Cenaze törenleri
vaftiz törenlerinden fazla oluyor" demişti. Niye?. Göçüyorlar da ondan.. Kalanlar da birbirlerine
sımsıkı kenetleneceklerine, "Ötekiler"i sahtekarlıkla itham edecek
kadar parçalanmışlar. Ben hayatımda kimseyi etnik kökeni, dini inancına göre
değerlendirmedim, ayırmadan yazdım. Hep "Bir, Beraber ve Barış
içinde" olmayı istedim. Hep "Biz"i savundum!..Ben size
üzüntülerimi bildiriyorum Bay Kalpakciyan!.26 Nisan'da beni
beklemeyin, sakın!. (Ne diyelim? Acıklı bir durum. HYETERT)
***
İstanbul Ermeni Cemaati
Maral ekibinin hazırladığı Dans Tiyatrosu, Ara ile Şamiram efsanesini Mustafa
Kemal Kültür Merkezi'nde izlemiş ve nasıl bayıldığımı bu köşede yazmıştım.
Yazının sonunda da, Kültür Bakanlığı Müsteşarı dostum Haluk Dursun'a "Bu
gösteri hele bu sıralarda Ermeni Diasporasının en yoğun ve en etkin olduğu
Paris'te sahnelenirse.." demiştim.
Sevgili Dursun hemen aradı..
"Maral'ın hem Erivan, hem de önerdiğiniz Paris gösterilerini
inceleyeceğiz" dedi..
..Ve de tam o sırada
Yasemin bir mail koydu önüme..
Tepesinde "Arlin
Kalpakciyan" yazıyor, gönderen olarak..
İlk cümle de şöyle..
"Maral ile ilgili
yazınızı üzülerek okudum.." Valla teşekkür beklemiyordum ama, 'Üzülerek
okudum' da aklımdan geçmiyordu. Şaşkına döndüm.. Devamını ben daha da üzülerek
okudum..
Bay Kalpakciyan özetle
şöyle diyordu.
"O izledikleriniz
Maral'dan ayrılanların kurduğu 'Sahte Maral' gurubudur. Esas Maral gösterisi 26
Nisan'da yapılacaktır.."
Bakar mısınız?.
Yahu 15 milyonluk
İstanbul'da topu topu 70 bin Ermeni kalmış.. Onlar da hızla azalıyor. Daha
geçenlerde okumuştum. Kilise yöneticilerinden biri "Cenaze törenleri
vaftiz törenlerinden fazla oluyor" demişti. Niye?. Göçüyorlar da ondan..
Kalanlar da birbirlerine
sımsıkı kenetleneceklerine, "Ötekiler"i sahtekarlıkla itham edecek
kadar parçalanmışlar.
Ben hayatımda kimseyi
etnik kökeni, dini inancına göre değerlendirmedim, ayırmadan yazdım. Hep
"Bir, Beraber ve Barış içinde" olmayı istedim. Hep "Biz"i
savundum!..
Ben size üzüntülerimi
bildiriyorum Bay Kalpakciyan!.
26 Nisan'da beni
beklemeyin, sakın!.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.