9 Nisan günü saat 13.00’te hepinizi İstanbul Bilgi
Üniversitesi Santral Kampüsü Kuluçka Merkezi’ne bekliyoruz.
13.00-15.00
Birinci oturum: Küresel Kapitalizmin Hegemonya Krizi, Savaş
Politikaları ve Yeni Nükleer Silahlanma Yarışı.
15.30-18.00
İkinci oturum: En Büyük Küresel Tehdit: Irkçılık
***
İki Emperyalist bloğun Ortadoğu’da, alışıldık biçimde
“terörü” bahane ederek verdiği hegemonya yarışının sonucu olarak gittikçe
derinleşen askeri rekabet, hem bölge halkları hem de tüm dünya emekçileri için
felaketten başka bir şey getirmiyor, getirmeyecek.
Askeri yarış elbette silahlanma yarışı demek. Bu da
sadece kamu kaynaklarının akıl dışı güvenlik bütçelerine ayrılması ve
güvenlikçi politikaların ve militarizmin meşruiyet alanını genişlemesi anlamına
gelmekle kalmıyor; aynı zamanda bir kıvılcımla tüm canlı yaşamını yok
edebilecek nükleer silahların büyüme ve yayılma dışında hiçbir kaygısı olmayan
devletlerin ordularında birikmesi ile sonuçlanıyor.
Tüm savaş endüstrisinin ölümden başka bir şey getirmediği
malum, ancak nükleer silahlar insanlığın utanç sayfalarına kazınan korkunç
katliamlar dışında hiçbir şey ile anılamaz, hiçbir gerekçe böylesi başlıkların
edinilmesini meşrulaştırmak için kullanılamaz.
Tüm bunlar elbette aynı zamanda bölgeyi herkes için
yaşanmaz hale getirerek, maalesef artık çağımızın gerçeği haline gelmiş olan,
ikinci dünya savaşından bu yana vuku bulmuş en büyük göç hareketinin hız
kesmeden büyümesi ile sonuçlanıyor.
Savaşı üreten devletler ise tabii ki çözüm üretmek bir
yana dursun, savaştan kaçabilmek için okyanusta boğulmayı dahi göze alan bu
insanları eşya gibi değiş tokuş etmenin, hatta mümkünse kaçtıkları yerlere geri
göndermenin yollarını arıyor. Böylesi insanlık dışı politikalar da elbette
ancak toptan tüfekten de beter bir silahla yönetilebilir: ırkçılık!
Kabaran ırkçı iklime sadece göçmen politikalarıyla değil
Kürt illerinde yaptığı katliamları hoş gösterebilmek için de can suyu taşıyan
Türkiye devleti ise, aynı zamanda sığınmacılardan “kurtulma” konusunda Avrupa
devletlerinin imdadına taşeron polislik yaparak yetişmeye çalışıyor. Avrupa’dan
sınır dışı edilen göçmenler Türkiye’de kamplarda toplanıp deport edilmeye
çalışılıyor.
Tabii ki göçmenlere yönelik ırkçılık sadece devletlerin
hezeyanının ürünü değil, hem kendi ürettikleri savaşın, hem de Kapitalizmin
hala süren krizinin sonuçlarını da “yabancılara” yıkmak, her krizde
karşılaştığımız bir tavır.
Oysa biz biliyoruz ki, göçmenler mesul olmadıkları bir
savaşın yıkıcı sonuçlarından kaçan insanlar olarak, insanca yaşamak ve çalışmak
dışında bir şey talep etmiyorlar. Kaldı ki, göçmenlerin kapitalist ekonomide
bile, doğru politikalarla ekonomiye zarar vermediği, aksine iyileştirdiği
bilinen bir gerçek. Üstelik göçmenleri kazanacak politikaları bütçeyi bahane
ederek geçiştirirken, silahlanma harcamalarında bir an bile tereddüt
edilmediğini hepimiz biliyoruz.
Devletlerin kaypakça tutumlarına ve yükselen ırkçılığa
karşılık, tüm dünyada göçmenlerle dayanışma da büyüyor. Mart ayında tüm
Avrupa’da büyük dayanışma eylemleri gerçekleştirildi. Ayrıca Amerika’da göçmen
karşıtlığına ve ırkçılığa karşı en radikal tutumu savunan Sanders kampanyasının
beklenmeyen başarısı da tesadüf değil, emekçiler göçmenlerle çıkarlarının ortak
olduğunu biliyorlar.
Ne IŞİD’i açgözlü devletlerin emperyalist müdahaleleri
geriletebilir, ne de bu savaş kendi kendine sönümlenir. Bu savaşı ancak
Ortadoğu halklarının şimdilik yenilmiş gibi gözüken özgürlük mücadelesi ve
savaştan hiçbir çıkarı olmayan, bizim gibi, çalışan sıradan insanların kendi
devletlerinin savaştaki rolüne karşı çıkması zora sokabilir.
Tüm bunları detaylı olarak tartışmak ve mücadeleyi nasıl
örgütleyeceğimizi hep beraber konuşmak için 9 Nisan günü saat 13.00’te hepinizi
İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü Kuluçka Merkezi’ne bekliyoruz.
13.00-15.00
BİRİNCİ OTURUM: KÜRESEL KAPİTALİZMİN HEGEMONYA KRİZİ,
SAVAŞ POLİTAKLARI VE YENİ NÜKLEER SİLAHLANMA YARIŞI
• JUDITH ORR (STOP THE WAR COALITION, İNGİLTERE)
• ŞENOL KARAKAŞ (ANTİKAPİTALİSTLER PLATFORMU)
• SILENE THEOBALD (ICAN)
15.30-18.00
İKİNCİ OTURUM: EN BÜYÜK KÜRESEL TEHDİT: IRKÇILIK
• MUSTAFA ARAOUR (DEVRİMCİ SOL AKIM ÜYESİ, SURİYE)
• EMEL KURMA (HELSİNKİ YURTTAŞLAR DERNEĞİ)
• NOHA KAMSHEH (SURİYE PLATFORMU)
https://www.facebook.com/events/1664040593857593/
Ulaşım: KABATAŞ (Vapur İskelesi - Hekimoğlu Ali Paşa
Çeşmesi önü)
Kabataş - santral istanbul
08:00 - 20:00 arası Ring Servis
SAVAŞA, IRKÇILIĞA VE NÜKLEER SİLAHLANMAYA HAYIR!
İki Emperyalist bloğun Ortadoğu’da, alışıldık biçimde
“terörü” bahane ederek verdiği hegemonya yarışının sonucu olarak gittikçe
derinleşen askeri rekabet, hem bölge halkları hem de tüm dünya emekçileri için
felaketten başka bir şey getirmiyor, getirmeyecek.
Askeri yarış elbette silahlanma yarışı demek. Bu da
sadece kamu kaynaklarının akıl dışı güvenlik bütçelerine ayrılması ve
güvenlikçi politikaların ve militarizmin meşruiyet alanını genişlemesi anlamına
gelmekle kalmıyor; aynı zamanda bir kıvılcımla tüm canlı yaşamını yok
edebilecek nükleer silahların büyüme ve yayılma dışında hiçbir kaygısı olmayan
devletlerin ordularında birikmesi ile sonuçlanıyor.
Tüm savaş endüstrisinin ölümden başka bir şey getirmediği
malum, ancak nükleer silahlar insanlığın utanç sayfalarına kazınan korkunç
katliamlar dışında hiçbir şey ile anılamaz, hiçbir gerekçe böylesi başlıkların
edinilmesini meşrulaştırmak için kullanılamaz.
Tüm bunlar elbette aynı zamanda bölgeyi herkes için
yaşanmaz hale getirerek, maalesef artık çağımızın gerçeği haline gelmiş olan,
ikinci dünya savaşından bu yana vuku bulmuş en büyük göç hareketinin hız
kesmeden büyümesi ile sonuçlanıyor.
Savaşı üreten devletler ise tabii ki çözüm üretmek bir
yana dursun, savaştan kaçabilmek için okyanusta boğulmayı dahi göze alan bu
insanları eşya gibi değiş tokuş etmenin, hatta mümkünse kaçtıkları yerlere geri
göndermenin yollarını arıyor. Böylesi insanlık dışı politikalar da elbette
ancak toptan tüfekten de beter bir silahla yönetilebilir: ırkçılık!
Kabaran ırkçı iklime sadece göçmen politikalarıyla değil
Kürt illerinde yaptığı katliamları hoş gösterebilmek için de can suyu taşıyan
Türkiye devleti ise, aynı zamanda sığınmacılardan “kurtulma” konusunda Avrupa
devletlerinin imdadına taşeron polislik yaparak yetişmeye çalışıyor. Avrupa’dan
sınır dışı edilen göçmenler Türkiye’de kamplarda toplanıp deport edilmeye
çalışılıyor.
Tabii ki göçmenlere yönelik ırkçılık sadece devletlerin
hezeyanının ürünü değil, hem kendi ürettikleri savaşın, hem de Kapitalizmin hala
süren krizinin sonuçlarını da “yabancılara” yıkmak, her krizde karşılaştığımız
bir tavır.
Oysa biz biliyoruz ki, göçmenler mesul olmadıkları bir
savaşın yıkıcı sonuçlarından kaçan insanlar olarak, insanca yaşamak ve çalışmak
dışında bir şey talep etmiyorlar. Kaldı ki, göçmenlerin kapitalist ekonomide
bile, doğru politikalarla ekonomiye zarar vermediği, aksine iyileştirdiği
bilinen bir gerçek. Üstelik göçmenleri kazanacak politikaları bütçeyi bahane
ederek geçiştirirken, silahlanma harcamalarında bir an bile tereddüt
edilmediğini hepimiz biliyoruz.
Devletlerin kaypakça tutumlarına ve yükselen ırkçılığa
karşılık, tüm dünyada göçmenlerle dayanışma da büyüyor. Mart ayında tüm
Avrupa’da büyük dayanışma eylemleri gerçekleştirildi. Ayrıca Amerika’da göçmen
karşıtlığına ve ırkçılığa karşı en radikal tutumu savunan Sanders kampanyasının
beklenmeyen başarısı da tesadüf değil, emekçiler göçmenlerle çıkarlarının ortak
olduğunu biliyorlar.
Ne IŞİD’i açgözlü devletlerin emperyalist müdahaleleri
geriletebilir, ne de bu savaş kendi kendine sönümlenir. Bu savaşı ancak
Ortadoğu halklarının şimdilik yenilmiş gibi gözüken özgürlük mücadelesi ve
savaştan hiçbir çıkarı olmayan, bizim gibi, çalışan sıradan insanların kendi
devletlerinin savaştaki rolüne karşı çıkması zora sokabilir.
Tüm bunları detaylı olarak tartışmak ve mücadeleyi nasıl
örgütleyeceğimizi hep beraber konuşmak için 9 Nisan günü saat 13.00’te hepinizi
İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü Kuluçka Merkezi’ne bekliyoruz.
13.00-15.00
BİRİNCİ OTURUM: KÜRESEL KAPİTALİZMİN HEGEMONYA KRİZİ,
SAVAŞ POLİTAKLARI VE YENİ NÜKLEER SİLAHLANMA YARIŞI
• JUDITH ORR (STOP THE WAR COALITION, İNGİLTERE)
• ŞENOL KARAKAŞ (ANTİKAPİTALİSTLER PLATFORMU)
• SILENE THEOBALD (ICAN)
15.30-18.00
İKİNCİ OTURUM: EN BÜYÜK KÜRESEL TEHDİT: IRKÇILIK
• MUSTAFA ARAOUR (DEVRİMCİ SOL AKIM ÜYESİ, SURİYE)
• EMEL KURMA (HELSİNKİ YURTTAŞLAR DERNEĞİ)
• NOHA KAMSHEH (SURİYE PLATFORMU)
https://www.facebook.com/events/1664040593857593/
Ulaşım: KABATAŞ (Vapur İskelesi - Hekimoğlu Ali Paşa
Çeşmesi önü)
Kabataş - santral istanbul
08:00 - 20:00 arası Ring Servis
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.