Tarhan Erdem / tarhanerdem33@gmail.com
Sayın Erdoğan, terörle ilişkili kişilerin vatandaşlıktan
çıkarılabileceğini söyledi! Görüyorsunuz, nereden başlamıştı, nereye geldi? Vatandaşlık
bağı nedir hatırlayalım: Vatandaş (yurttaş) aynı vatanda yaşayan insanlara verilen
addır. Devletin hükmü altında yaşayan vatandaşları devlete bağlayan hukuki ve
siyasi bağa, “tabiiyet” denilir. İlk çağlardan beri devletler tebaasıyla ilişkilerini bazı
kurallarla düzenlemişlerdir. İki yüz yıl öncesine kadar bu kurallar dünya
genelinde, yönetimin dinine veya kan bağına bağlılıkla tanımlanmış; sonraları
ticari ilişkiler bu tanımları değiştirmiştir.
Sayın Erdoğan, 2010’dan beri düşündüğü bir Türkiye
Cumhuriyeti hayal ediyor; suç olarak tanımlanmamış eylemleri kanunda yazılıymış
gibi sıralıyor; cezaları az veya çok buluyor
Halkını Müslim ve gayrimüslim olarak ayıran Osmanlı
Devleti de, vatandaşlarının devletle ve devletin tebaasıyla ilişkilerini
19’uncu asrın ortalarında düzenleme gereğini duydu.
Mecellenin hazırlanıp kanunlaştığı yıllardı, Osmanlı
Devleti’nin hükmü altındaki tebaanın Osmanlı Devleti’ne tabiiyetini düzenleyen
“Tâbiiyeti Osmaniye Kanunnamesi” 1869’da yürürlüğe girdi.
Tabiiyet kavramı bu kanunla dini tesirlerden
kurtarılmıştı, laik esaslara uygun olarak
artık tabiiyet, tebaanın dinine, diline, ırkına bağlı olmayacaktı.
Vatandaşların devletiyle ilişkisi dilinden, dininden,
cinsiyetinden bağımsızdı; bu ilişki diline, dinine, cinsiyetine göre
değişmeyecekti. Unutmayalım, bundan 150 yıl önceleriydi…
Cumhuriyetin ilk “Vatandaşlık Kanunu” 1928 yılında,
Medeni Kanun’un devamı olarak çıkarıldı. Temel kural, vatandaşlığın doğumla
kazanılması ve ölümle kaybolmasıydı.
Siyasal gelişmelere uyularak, kanun 1964’te yenilendi.
Maalesef 1981 yılında kanun değiştirilerek vatandaşlık
hukuku, 1869’un bile gerisine çekildi; vatandaşlıktan çıkarma (ıskat), “kamu
güvenliği” nedenine bağlanarakkolaylaştırıldı.
1989’da ıskat anlayışı değişmeye başladı.
2009 yılında Başbakan Erdoğan’ın hazırlattığı tasarı
kanunlaştı; yurt dışında oturan yabancılar için, Mavi Kart usulü bile kabul
edildi.
Desen: Selçuk Demirel
Desen: Selçuk DemirelDerken nelerle karşılaştık; sayın
Erdoğan 2009 anlayışının değiştiğini, 1981’e dönülmek istediğini açıkladı!
Dokunulmazlık tehdidinin yetmediği anlaşılıyordu; şimdi artık meydan
kürsülerinden, vatandaşlıktan çıkarılması düşünülenler açıklanıyordu!
Ceza olarak “Vatandaşlıktan ıskat” kavramının akla
gelmesi gerçekten vahim!
Genel olarak doğumla kazanılmış “vatandaşlık” bütün ailece
“yaşanan” bir özelliktir.
Ailenin bütün fertleri içine doğulur; komşular ağlama
sesiyle öğrenir doğumu, sevinçleri garip bir telaşa dönüşür; köy, mahalle
doğumu duyar ve kutlar, uzaktakilere haber verilir; doğan yalnız ana-babanın
evladı değil, bütün vatanın eşit parçalarından biridir!
O bütünlüğün dağılıp parçalanması, hiçbir hukuk
devletinde düşünülmemiştir.
O bütünlük hiçbir ayrılığın, karşıtlığın, kavganın bedeli
olarak bozulamaz, bozulmamalı!
Vatandaşlar düşünüyordur herhalde niçin bu yola girdiğini
Sayın Erdoğan’ın. Evet, evet görüyor ve düşünüyorlardır!
Paylaş
Paylaş
Aydın Engin’in yazısından öğrendim, Almanya’da “kimsenin
vatandaşlıktan çıkarılamayacağı” anayasada yazılıymış.
Vatandaşlık hakkını savunan bir yazı yazacağım aklıma
bile gelmezdi!
Kanunu var, cezası var, yetmiyor; başka yollar aranıyor!
Vatandaşlık bizim icat ettiğimiz bir kavram değil, ilk
kez şimdi kurallarını koyuyor da değiliz; vatandaşı olmayan devlet yok, olamaz;
“vatandaşlıktan ıskat” ise, o da yok,
demokrasilerde ve hukuk devletlerinde düşünülmüyor bile.
Cumhurbaşkanı niçin “terörü savunanlar”, “terör
yandaşları” gibi kanunda olmayan tabirleri “vatandaşlıkla” birleştirip, onları
halkın zihnine yerleştirmek istiyor?
Sayın Erdoğan, 2010’dan beri düşündüğü bir Türkiye
Cumhuriyeti hayal ediyor; suç olarak tanımlanmamış eylemleri kanunda yazılıymış
gibi sıralıyor; cezaları az veya çok buluyor, yasaların değişmesini zorunlu
görüyor; yargıçların hangi kararı vermeleri gerektiğini açıklıyor… Hep o
hayaline varmak için…
Tıpkı, 1981’deki kanunu çıkaranlar gibi, vatandaşlıktan
çıkarmanın kolaylaşmasını da aynı hayal ile istiyor!
Vatandaşlar düşünüyordur herhalde niçin bu yola girdiğini
Sayın Erdoğan’ın;
Evet, evet görüyor ve düşünüyorlardır!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.