Federal Meclis Başkanı’nın aklına nedense daha önce
‘soykırım’ demek gelmemişti. Hep ‘sürgün’ ve ‘toplu kıyım’ sözcüklerini
kullanmıştı. Gauck da, Ermeni soykırımından bahseden ilk Alman
cumhurbaşkanıydı. Acaba son 11 yılda Almanya’da neler değişti de ‘massaker’
(kıyım) birden ‘völkermord’ (soykırım) oluverdi?
Federal Meclis olarak bilinen Alman Parlamentosu’nun
arşivlerine bakıyorum. 15 Haziran 2005 tarihli Ermeni önergesine. Önerge, o
dönemde iktidarda olan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile ana
muhalefet Hıristiyan Demokrat/Hı- ristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ve
Hür Demokrat Parti (FDP) tarafından ortaklaşa sunulmuş.
Hem de “1915 yılındaki Ermeni sürgün ve katliamını anma
ve hatırlama – Almanya Türkiye ile Ermenilerin barışmasına katkıda bulunmalı”
başlığı altında.
Önergede, soykırım (Völkermord-Genozid) söylemi yer
almıyor. Sürgün (vertreibung) ve kitle katliamı (kıyım) anlamına gelen
(massaker) sözcüklerine yer verilmiş.
Aynı önergede, bu sürgün ve katliamda Almanya’nın ve
Almanların sorumlulukları ve payının gözden geçirilip kabullenilmesi de yer
alıyor. Evet, bundan yaklaşık 11 yıl önce 16 Haziran 2005 tarihinde bu önerge
aynı şekliyle Alman Parlamentosu’nda kabul edildi.
İşte yaklaşık 11 yıl sonra Alman Parlamentosu’na yeni bir
Ermeni önergesi sunuldu.
Federal Meclis’te grupları bulunan CDU/CSU, SPD ve
Yeşiller tarafından ortaklaşa sunulan bir önerge bu. Yani 11 yıl önceki
önergenin altında imzaları bulunan partilerin (FDP hariç, çünkü FDP 2013
seçimlerinde yüzde 5 barajını aşamadığı için parlamentoda temsil edilmiyor)
ortak önergesi.
2 Haziran’da Federal Meclis’te görüşülecek olan yeni
önerge, “101 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere ve diğer Hıristiyan
azınlıklara uygulanan soykırımın hatırlanması ve anılması” başlığını taşıyor.
Tabii Osmanlı İmparatorluğu’nun o dönemdeki en önemli
müttefiki olan Alman İmparatorluğu’nun Ermenilere dönük sürgün ve yok etmeyi
(vernichtung) durdurmak için çaba göstermeyip yüz kızartıcı bir rol oynadığına
da yer veriliyor.
Evet, yeni önergeye imza koyan partiler, 2005 yılındaki
önergeye de imza atmışlar. 2005 yılındaki önergeye imza atan ve oylamada “Evet”
diyen parlamenterlerin önemli bir bölümü bugün de hala Federal Meclis’teler.
İşte bu gerçek ışığında insanın aklına ister istemez şu
sorular geliyor. Acaba 11 yılda Almanya’da neler değişti?
11 yıl önceki kitle katliamı (massaker) nasıl oldu da 11
yıl sonra soykırıma (völkermord) dönüştü. Birleşmiş Milletler’in soykırım
definisyonu değişmediğine göre Alman parlamenterlerin kafaları mı değişti?
Gerçi bunun sinyalleri geçen yıl Nisan ayında en yüksek
düzeyde gelmeye başlamıştı.
Federal Meclis Başkanı Norbert Lammert, 24 Nisan 2015
tarihinde parlamentoda yaptığı konuşmasında, “Birinci Dünya Savaşı’nın
ortasında Osmanlı İmparatorluğu’nda dünya kamuoyunun gözleri önünde yaşananlar
bir soykırımdır” demişti.
2005 yılı Ekim ayından beri aynı koltukta oturduğu halde
Norbert Lammert’in aklına nedense daha önceki yıllarda soykı- rım demek
gelmemişti.
Lammert, daha önceki yıllardaki konuşmalarında hep sürgün
ve toplu kıyım sözcüklerini kullanmıştı. Neden acaba?
Alman Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da, Berlin’deki Dom
Katedrali’nde 23 Nisan 2015 akşamı Ermeniler anısına düzenlenen bir ayinde,
“Ermenilerin kaderi tarihteki kitle katliamları, etnik temizlikler, sürgünler,
hatta soykırım 20’nci yüzyıla korkunç bir biçimde damgasını vuran bir örnektir”
demişti.
Yani Gauck, Ermenilere dönük soykı- rımdan bahseden ilk
Alman Cumhurbaşkanı’ydı. Kendisinden önce görev yapan Alman Cumhurbaşkanları
Theodor Heuss, Heinrich Lübke, Gustav Heinemann, Walter Scheel, Karl Carstens,
Richard von Weizsaecker, Roman Herzog, Johannes Rau, Horst Köhler, Christian
Wulff, Ermeni olayları ile ilgili olarak soykırım söylemini hiç
kullanmamışlardı.
Evet, son 11 yılda Almanya’da neler değişti de ‘massaker’
birden ‘völkermord’ oluverdi?
Berlin'de soykırım taslağı hazır

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.