Aralarında Onur Öymen ve Şükrü Elekdağ gibi önemli
diplomatlarımızın da yer aldığı 110 eski milletvekili, Alman Federal Almanya
Meclisi üyelerine bir mektup gönderdi. Federal Almanya Meclisi’nin 2
Haziran’daki toplantısında gündeme gelmesi beklenen “Ermeni Soykırımı Önergesi”
ile ilgili olarak, 110 eski CHP milletvekili Alman parlamenterlere, Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi’yle Fransız Yüksek Mahkemesi’nin kararlarını gözardı
edecek bir hüküm vermekten kaçınmaları çağrısında bulundu. 110 milletvekilinin
imzaladığı mektupta, “Ermeni iddiaları, bu konuda karar vermeğe yetkili olmayan
Parlamentolar tarafından haklı bulunamaz” denildi. ( Bunlar da eski CHP'li Ulusalcı solcu aslanlarımız. HYETERT)
Mektubun tam metni şöyle:
Alman Parlamentosunun sayın üyeleri,
Ermeni soykırımı iddiasıyla ilgili olarak Alman
Parlamentosuna sunulan karar tasarısı hakkında aşağıdaki hususları bilginize
sunuyoruz:Türkler ve Ermeniler yüzyıllar boyunca barış ve uyum içinde
yaşamışlardır. Çok sayıda Ermeni Osmanlı idaresinde önemli sorumluluklar
üstlenmişlerdir. Bakanlık, milletvekilliği, büyükelçilik gibi görevlerde
bulunmuşlardır. Birinci Dünya Savaşında Çar II. Nikola’nın çağrısı üzerine,
yaklaşık150,000 Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşı Türkiye’nin Doğu bölgelerini
işgal eden Rus birliklerine katılmıştır. Bu Ermeniler Türk ordusunun ikmal
yollarına ve depolarına, köy ve kasabalara saldırarak kadınlar ve çocuklar da
dahil olmak üzere çok sayıda Türkü öldürmüşlerdir.1915 yılında Osmanlı
Hükümeti, Doğu Cephesindeki komutanların talebi üzerine çatışma bölgelerine
yaşayan Ermenileri İmparatorluğun güvenlikli bölgelerine nakletmeyi
kararlaştırmıştır. Bu dönemde çok sayıda Türk ve Ermeni hayatlarını kaybetmişlerdir.
Türk devlet arşivlerine göre o dönemde 519,000 Türk hayatını kaybetmiştir.
Bunların çoğu Ermeni silahlı gruplar tarafından öldürülmüştür.
TÜRKLERİ DEĞİL, KENDİ PARTİSİNİ SORUMLU TUTMUŞTUR
Fransız gazeteci Jean Schliklin, 1922 yılında yayınladığı
Angora isimli kitapta 100 Türk köyünün yakıldığını ve bu köylerde yaşayanların
Ermeniler tarafından katledildiğini yazıyor. Ermenilerin kayıpları konusunda
çeşitli tahminler var. Fransız yazar Pierre Loti, Fransız Dışişleri Bakanına
yazdığı mektupta Ermeni iddialarının büyük ölçüde abartmalı olduğunu
belirtiyor.Birinci Dünya Savaşında Büyük Devletlerin Propaganda
teşkilatları,özellikle İngiliz Propaganda Bakanlığı Wellington House, bu
çatışmaları Ermeni katliamı olarak yansıtmış ve Ermenilerin katliamının kurbanı
olan Türklerden hiç söz etmemiştir. Ermenistan’ın ilk Başbakanı ve Taşnak
Partisinin lideri Ovannes Katzchaznouni, 1923 yılında yaptığı bir konuşmada o
dönemdeki yanlışlıklardan Türkleri değil, kendi partisini sorumlu tutmuştur.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1948 tarihinde kabulettiği
Soykırım Suçu’nun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, soykırımın tarifini
yapmakta ve soykırımla suçlanan kişilerin o suçun işlendiği ülkenin yetkili
mahkemesinde veya akit tarafların yetkisini kabul ettikleri bir uluslararası
ceza mahkemesinde yargılanabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle Ermeni
iddiaları, bu konuda karar vermeğe yetkili olmayan Parlamentolar tarafından
haklı bulunamaz. İngiltere Dışişleri Bakanlığında Devlet Sekreteri olan Barones
Meta Ramsay of Cartvale, 19 Nisan 1999’da Lortlar Kamarasında yaptığı bir
konuşmada şunları söylemiştir: “…Osmanlı İmparatorluğu’nun o devirde kendi
denetiminde olan Ermenilerin ortadan kaldırılması için kararverdiği yolunda
tartışmasız kabul edilebilecek delillerin bulunmaması nedeniyle İngiliz
Hükümeti 1915-1916 olaylarını bir soykırım olarak kabul etmemektedir.”
TARİHİ OLAYLAR BUGÜNÜN AMAÇLARI İÇİN KULLANILMAMALI
Aralarında Bernard Lewis, JustinMcCarthy, Stanford Show ve
DankwartRustow’un da bulunduğu 69 Amerikalı bilim adamı, 19 Mayıs 1985’de New
York Times ve Washington Post’ta yayınladıkları bir
bildiride şugörüşleri, savunmuşlardır: “…Tarihçilerin saldırganlar ve masumlar
arasındaki sorumluluğu kesin olarak saptayabilmelerinden ve Doğu Anadolu’daki
halk içinde çok sayıda Hıristiyan ve Müslümanın ölümüne veya yer
değiştirmelerine yol açan nedenleri belirlemelerinden önce ortaya çıkartılması
gereken daha çok şey vardır.”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 17 Aralık 2013 tarihinde
aldığı birkararda İsviçre’yi,Türkiye İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek’in
Ermeni Halkına karşı soykırım yapılmadığını halkın içinde inkar ettiği
gerekçesiyle mahkum etmek suretiyle konuşma özgürlüğünü ihlal etmiş olduğunu
hükme bağlamıştır. Mahkeme tarihi açıdan mutlak biçimde belirlenmeyen
meselelerde, özellikle soykırımın çok özel ve yüksek düzeyde kanıt gerektiren
dar biçimde kanıtlanmış bir hukuki kavram olması nedeniyle oybirliğinin
sağlanmasının güç olduğuna hükmetmiştir. Mahkemenin üst kurulu da 15 Ekim 2015
tarihinde bu kararın özünü benimsemiştir. Fransız Yüksek Mahkemesi de 8 Ocak
2016 tarihinde aldığı bir kararla Parlamentoların soykırım iddialarıyla ilgili
hüküm vermeye yetkili olmadıklarını belirtmiştir. Ermeni soykırım iddiaları,
öyle anlaşılıyor ki, Birinci Dünya Savaşında Türklere karşı yaptıkları
katliamın ve 1970’li ve 80’liyıllarda Ermeni Terör Örgütü ASALA’nın Türk
diplomatlarını öldürmelerinin üzerini örtmeyi amaçlamaktadır. 1993 yılından
beri Yukarı Karabağ’la beraber Azerbaycan topraklarının %20’sini işgal eden ve
1 milyon Azeri’yi göçe zorlayan, 25-26 Şubat 1992 tarihinde de Hocali’ye
saldırarak aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 613kişiyi katleden
Ermeniler, 1915 olaylarıyla ilgili iddialarını sürekli olarak tekrarlayarak bu
trajik olayları gözlerden saklamak istemektedirler.
Tarihi olaylar bugünün amaçları için kullanılmamalı ve
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 13 Nisan 2005 tarihinde İngiltere
Parlamentosuna gönderdiği mektupta belirttiği gibi, tarih tarihçilere
bırakılmalıdır. Yukarıda belirtilen olayların ve hukuki delillerin ışığında,
Alman Parlamentosunun 1915 olayları hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesiyle
Fransız Yüksek Mahkemesinin kararlarını gözardı edecek bir hüküm vermekten kaçınmasını
bekliyoruz. Böyle bir karar Türk-Alman ilişkilerine de ciddi zarar verecek ve
Türk halkının milli duygularını incitecektir.
MEKTUBA İMZA ATAN İSİMLER
Hristiyan Birlik partileri (CDU & CSU) ile Sosyal
Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller Partisi’ncehazırlanan önerge konusunda,
Federal Almanya Meclisi üyelerine gönderilen mektuba şu isimler imza attılar:
Hakkı Akalın, Orhan Akbulut, Vezir Akdemir, Zekeriya Akıncı,
Halil Akyüz, Önay Alpago, Kemal Anadol, Oya Araslı, Necla Arat, Mehmet Ali
Arıkan, Ali Arslan, Yücel Artantaş, Şevket Arz, Gani Aşık, Ergün Aydoğan, İsa
Ayhan, Selçuk Ayhan, Ferudun Ayvazoğlu, Feridun Baloğlu, Bülent Baratalı, Orhan
Birgit, Ali Rıza Bodur, Mehmet Boztaş, Ersoy Bulut, Volkan Canalioğlu, Necati
Cebe, Alev Coşkun, Mevlut Coşkuner, Osman Coşkunoğlu, Suat Çağlayan, Rasim
Çakır, Vahit Çekmez, Erol Çevikçe, Orhan Ziya Diren, Gökhan Durgun, Şükrü
Elekdağ, Hüseyin Ekmekçioğlu, Oktay Ekşi, Atilla Emek, Orhan Eraslan, Tuncay
Ercenk, Gürol Ergin, Ahmet Ersin, Zeki Eroğlu, Abdürrezak Erten, İsa Gök,
Birgül Ayman Güler, Ahmet Hasan Gümüş, Salih Gün, Rahmi Güner, Erol Güngör,
Uluç Gürkan, Algan Hacaloğlu, Abdullah Emre İleri, Murat Kahyaoğlu, Erdal
Karademir, Ahmet Yılmaz Kaya, Erdal Kesebir, Adnan Keskin, Ahmet Güryüz
Ketenci, Ahmet Küçük, Mehmet Küçükaşık, Esfender Korkmaz, Osman Korutürk, Ali
Kemal Kumkumoğlu, Muzaffer Kurtulmuşoğlu, Mehmet Küçükaşık, Faruk Loğoğlu,
Şahin Mengü, Güldal Mumcu, Güldal Okuducu, Haşim Oral, Selahattin Öcal, Ensar
Öğüt, Onur Öymen, İsmail Özay, Abdullah Özer, Ramazan Kerim Özkan, Ufuk Özkan,
Mustafa Özyürek, Hüseyin Pazarcı, Mehmet Parlakyiğit, Kemal Sağ, Sıdıka
Sarıbekir, Cevdet Selvi, Nur Serter, Tacidar Seyhan, Behiç Sonbay, Ertöz Vahit
Suiçmez, Murat Sönmez, Orhan Sür, Feramus Şahin, Berhan Şimşek, Ahmet Tan,
Bülent Tanla, Muharrem Toprak, Fevzi Topuz, Metin Tüzün, Enis Tütüncü, Engin
Ünsal, Hüseyin Ünsal, Fahrettin Üstün, Cumhur Yaka, Abdülaziz Yazar, Sacit
Yıldız, Dilek Akagün Yılmaz, Ahmet Yılmaz, Ahmet Yılmazkaya, Vedat Yücesan,
Şefik Zengin
Sabriye Aşır
Odatv.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.