Alman Federal Meclisi’nde 2 Haziran’da yapılacak oylama
öncesinde '1915 olayları soykırım mı, değil mi?', 'Karar vermek Meclis’in işi
mi?', 'Almanya çifte standart mı uyguluyor?' soruları tartışılıyor…Son olarak
Türk hükümetinden bir uyarı da Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan geldi.
Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yapan Kurtulmuş, 1915
olaylarının aydınlatılmasının parlamentoların değil bağımsız tarihçilerin işi
olduğunu yineleyerek, Türk-Alman ilişkilerinin Birinci Dünya Savaşı'ndan
itibaren devam eden, dostluk ve müttefikliğin ötesinde sosyolojik bir ilişki
olduğuna dikkat çekti. Kurtulmuş, "Bu ilişkiyi, üç beş tane politikacının
hatırını yapmak için Alman parlamentosunun yıkacağını zannetmiyorum. Eğer böyle
bir şey yaparlarsa, bizim için hiçbir ilmi değeri olmayan bir metinden ibaret
olur, hiçbir kıymeti olmayan bir metinden ibaret olur. Başka parlamentolar bu
tür karar aldıklarında ne yaptıysak, aynısını yapar yolumuza devam ederiz"
diye konuştu.
***
Alman Federal Meclisi’nde 2 Haziran’da yapılacak oylama
öncesinde '1915 olayları soykırım mı, değil mi?', 'Karar vermek Meclis’in işi
mi?', 'Almanya çifte standart mı uyguluyor?' soruları tartışılıyor.
Alman Federal Meclisi'nde, 1915 olaylarını soykırım
olarak nitelendiren karar tasarısının oylanması öncesinde kamuoyunda
tartışmalar sürüyor. Son olarak Türk hükümetinden bir uyarı da Başbakan
Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan geldi. Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama
yapan Kurtulmuş, 1915 olaylarının aydınlatılmasının parlamentoların değil
bağımsız tarihçilerin işi olduğunu yineleyerek, Türk-Alman ilişkilerinin
Birinci Dünya Savaşı'ndan itibaren devam eden, dostluk ve müttefikliğin
ötesinde sosyolojik bir ilişki olduğuna dikkat çekti. Kurtulmuş, "Bu
ilişkiyi, üç beş tane politikacının hatırını yapmak için Alman parlamentosunun
yıkacağını zannetmiyorum. Eğer böyle bir şey yaparlarsa, bizim için hiçbir ilmi
değeri olmayan bir metinden ibaret olur, hiçbir kıymeti olmayan bir metinden
ibaret olur. Başka parlamentolar bu tür karar aldıklarında ne yaptıysak,
aynısını yapar yolumuza devam ederiz" diye konuştu.
ARD'de 'çifte standart' tartışması
Alman kamuoyunda da tartışmalar sürüyor. Alman Birinci
Televizyonu ARD'de Anne Will'in yönettiği tartışma oturumunda Türkiye ile
ilişkiler çeşitli boyutlarıyla masaya yatırıldı. Perşembe günü Federal
Meclis'te yapılacak oylama öncesinde "1915 olayları soykırım mıydı, karar
vermek Alman parlamentosunun işi midir, Almanya çifte standart mı
uyguluyor?" soruları tartışıldı.
Norbert Röttgen
Programda söz alan Der Spiegel dergisi Berlin bürosu şef
yardımcısı Christiane Hoffmann, tarihi etik hocalığına soyunan bu tür bir
kararın Meclis'e gelmesinin niçin gerekli olduğunu anlamadığını söyledi.
Hoffmann'a yanıt veren Hristiyan Demokrat Birlik partili Alman Federal Meclisi
Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Norbert Röttgen, bunun tarihi etik hocalığı
olmadığını savunarak, "Biz bildiğimiz birşeyi artık ifade etmek, adını koymak
istiyoruz. Soykırım söz konusu olunca diplomatik hassasiyetler son
bulmalı" görüşünü savundu.
Bunun üzerine Hoffmann, insanlık tarihinde Alman
parlamentosunun gündeme almadığı bir çok soykırım yaşandığına dikkat çekerek,
"Alman parlamentosu Fransız sömürge geçmişiyle artık ilgilenmiyor,
Fransızların konuyla meşgul olmasını talep etmiyor" dedi. TBMM İnsan
Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul milletvekili Mustafa
Yeneroğlu da soykırımın hukuki bir terim olduğunu belirterek, 1915 olaylarında
sistematik bir yıkımın söz konusu olmadığını savundu. Programa katılan Sol
Parti Federal Meclis Grubu uluslararası ilişkiler sözcüsü Sevim Dağdelen ise
"Alman parlamentosu şantaja izin vermemelidir" diyerek
"Türkiye'nin özür dilemesi ve soykırımı tazmin etmesi gerektiğini"
savundu.
Mustafa Yeneroğlu
Özdemir-Özoğuz tartışması
Konu hükümet kanadında da tartışmalı. Sosyal Demokrat
Partili (SPD) Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in, 'soykırım tasarısı'
ile ilgili endişelerini dile getirmesinin ardından yine SPD'li devlet bakanı
Aydan Özoğuz, "tasarının onaylanmasının yanlış yol olduğu"
eleştirisinde bulunmuştu. Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir, Federal Hükümetin
Uyumdan Sorumlu Bakanı Özoğuz'un eleştirisine yanıt verdi. Özdemir, Süddeutsche
Zeitung'a verdiği demeçte, karar tasarısının Meclis'te onaylanmasının Türkiye
ve Ermenistan arasındaki tarihi aydınlatma sürecini engelleyemeyeceğini, çünkü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katı müdahalesi nedeniyle zaten ortada
böyle bir süreç olmadığını söyledi.
Cem Özdemir
Özdemir, "Ermeni tasarısı Türk sivil toplumunun cesaretine
özel vurgu yapması açısından barışma sürecini desteklemektedir. Türkiye'deki
insanlardan farklı olarak güvenlikleri ve meslekleriyle ilgili korkacak birşeyi
bulunmayan Alman Federal Meclisi'nin özgürce seçilmiş milletvekillerinin daha
az cesaret sergilememesi gerekir" diye konuştu.
Özoğuz, Süddeutsche Zeitung'da pazartesi günü yayınlanan
açıklamasında ise kendisinin de karar tasarısına evet oyu vereceğini
belirterek, "Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilere uygulanan
soykırımın sorumluluğunu üstlenmeli" diye konuştu. Özoğuz Türkiye'nin bunu
sadece kendine değil, özellikle ülkedeki Ermeni azınlığa da borçlu olduğunu
kaydetti. Aydan Özoğuz, Alman Federal Meclisi'nde konuyla ilgili bir oylama
yapılmasının yanlış bir yol olduğu şeklindeki görüşünü de yineleyerek, bunun
Erdoğan ve aşırı milliyetçi çevreler tarafından 'Batı'nın Türkiye'ye karşı
saldırısı' olarak kullanılacağı uyarısında bulundu.
Aydan Özoğuz
"Türkiye aşırı tepki vermez"
Hristiyan Birlik partileri meclis grubunun dış
politikadan sorumlu başkanvekili Franz Josef Jung, Frankfurter Allgemeine
Sonntagszeitung'a verdiği demeçte, geçen yıl Almanya Cumhurbaşkanı ve Federal
Meclis Başkanının 1915 olaylarını soykırım olarak telaffuz ettiğini,
Türkiye'nin aşırı tepki göstermediğini kaydederek, "Konu, Türk hükümetinin
soykırımda suçu bulunduğunu itiraf etmesi değil, tarihi sorumluluğunu
kabulüdür" diye konuştu.
Sosyal Demokrat Parti dış politika sözcüsü Rolf Mützenich
ise Türkiye'nin nasıl tepki vereceğinin kestirilmesinin özellikle de Erdoğan
faktörü nedeniyle kolay olmadığını belirterek, "Ancak Fransa'dan farklı
olarak bizim konumuz soykırımı inkârın cezalandırılması değil" diye
konuştu.
Alman Federal Meclisi'nde 2 Haziran'da oylanacak karar
tasarısı, 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendiriyor. Hristiyan Birlik
partileri, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller'in ortak tasarısında o dönem
Osmanlı İmparatorluğu'nun müttefiki konumunda olan Alman İmparatorluğu'nun
sorumluluğuna da dikkat çekiliyor. 1915-1917 yılları arasında uygulanan Ermeni
tehciri ve katliamlarda 800 bin ila 1,5 milyon Ermeni'nin öldüğü tahmin
ediliyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun hukuki halefi olan Türkiye Cumhuriyeti
devleti, yaşananları soykırım olarak kabul etmiyor.
Cumartesi günü Berlin'de Türk derneklerinin düzenlediği,
polis verilerine göre 1000 kişinin katıldığı protesto gösterilerinde Alman
Federal Meclisi karar tasarısını onaylamamaya çağrıldı. Türk kuruluşlar, Alman
milletvekillerine yönelik mektup kampanyasıyla da Perşembe günkü oylama
öncesinde baskı oluşturmaya çalışıyor.
© Deutsche Welle Türkçe
DW, dpa,AFP/BK,NH





1 yorum:
Tarafsiz tarihcilere birakalim ki bir muddet sonar o tarafsiz tarihciler tarafli olsunlar . Nasil mi ? Cesitli memleketlerin katildigi Eurovision muzik yarismasindaki satin alinan juri uyelerinden tutun da soykirim belgelerini imha etmesi icin Misir'a teklif edilen milyonlarca $ , satin alinan konre uyeleri ve lobicilik sirketleri ( Alpaytac Inc. , LB International solutions gibi.....)iste birer ornek . Gelelim arsivler meselesine , Oktay Ozel bey 07/05/2014 tarihinde , Nilay Vardar 28 Nisan 2014 tarihinde yazdiklari yazilarla Turkiye'de arsivlerin acik olmadigini bildiriyorlar . Dahasi var ,ABD'de Clark Universitesi'nde Holokost ve Soykirim arastirmacisi tarihci Umit Kurt 4 haziran 2014 de soyle yaziyor ,' Basbakan Erdogan'in Bizim arsivler acik ama Ermenistan'inki kapali demesinin tam aksine Ermenistan'daki arsivler herkese acik ' diyor .
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.