***
****
Agos, Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi sonrası Erdoğan’a mektup yazan ve Ermeni toplumunun üzgün olduğunu iddia eden Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a mektup yazdı.
Agos, Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi sonrası Erdoğan’a mektup yazan ve Ermeni toplumunun üzgün olduğunu iddia eden Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a mektup yazdı.
Agos Gazetesi, Almanya Parlamentosu’nun Ermeni
Soykırımı’nı kabul etmesi sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a mektup yazan
ve soykırımın kabulünü “Ermeni Milletinin emperyalist güçler tarafından
kullanılması” olarak tanımlayarak, kararın “Ermeni milletinde derin bir üzüntü
yarattığını” savunan Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan’a
hitaben mektup kaleme aldı.
TIKLAYIN - TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİK GENEL VEKİLİ'NDEN
ERDOĞAN'A MEKTUP http://bianet.org/bianet/insan-haklari/175609-turkiye-ermenileri-patrik-genel-vekili-nden-erdogan-a-mektup
TIKLAYIN - ALMANYA MECLİSİ'NDEKİ ERMENİ SOYKIRIMI
TASARISI'NIN TAM METNİ
http://bianet.org/bianet/toplum/175435-almanya-meclisi-ndeki-ermeni-soykirimi-tasarisi-nin-tam-metni
Agos Gazetesi imzalı mektupta şu ifadelere yer verildi:
“Mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile okuduk”
“Almanya’da kabul edilen Ermeni Soykırımı yasasına
ilişkin Cumhurbaşkanı’na hitaben ve ‘Türkiye Ermenileri Cemaati olarak’
ifadesiyle yazmış bulunduğunuz mektubu teessür, öfke ve hicap duyguları ile
okumuş bulunmaktayız.
“Bu mektubu, o cemaate mensup olan ancak sizin dile
getirdiğiniz görüşlerin içerik ve üslubuna katılmayanların sesi olarak kabul
edin.
“Atalara, kurbanlara ve kalanlara hakaret”
“Bir halkın vatandaşı olduğu devletin kararı ve
sistematik uygulaması ile yaşadığı topraklardan neredeyse topyekûn silinişini,
‘Birinci Dünya Savaşı’nın trajik dönemlerinde cereyan etmiş olaylar’ şeklindeki
devlet söylemiyle tarifiniz, sizin de dahil olduğunuz halkın nezdinde atalara,
kurbanlara ve kalanlara hakarettir.
“‘Vatandaşlık bağlarıyla bağlı olduğu Devlet’e karşı
yükümlülüklerini kusursuz yerine getiren, ve kendisini bu ülke insanlarından
farklı görme kompleksinden sıyrılmış, gerektiğinde kanun ve nizam çerçevesi
dahilinde hakkını korumasını bilen Hıristiyan-Ermeni Türk vatandaşlar’ olarak
tanımladığınız toplum, homojen bir yapı olmayıp kendi bağımsız his, kanaat ve
değişmez hakikat bilgisine sahip bireylerden müteşekkildir.
“Mesele şu ki, Ermeniler kendilerini farklı gördüğü için
değil, 1915 sonrası da 1942 Varlık Vergisi, 1955 6-7 Eylül yağmaları, Kıbrıs
dönemi gerginlikleri başta olmak üzere siyasetin gerildiği her ortamda ayrımcı,
faşist ve alenen tehditkâr söylemlere, tehditlere maruz kalmış; 19 Ocak 2007’de
de kendini iki halkın barışına adamış en kıymetli seslerinden Hrant Dink’in
öldürülüşüne şahit olmuştur.
“Erdoğan’ın tehditlerini kendinize nasıl açıklıyorsunuz?”
“‘Patriklik Makamı olarak Türkiye ve Ermenistan’ın
dostluğu ve iyi komşuluk ilişkileri içerisinde olmaları için dua etmeye devam
ettiğinizi’ söylerken, hitap ettiğiniz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta
olduğu gibi, daha iki gün önce bir kez daha ülkedeki Ermenistan vatandaşlarını
tasarının kabulüne tepki olarak tehdit edişini kendinize, vicdanınıza nasıl
açıklamaktasınız?
TIKLAYIN - ERDOĞAN: VATANDAŞ OLMAYAN ERMENİLERİ
ERMENİSTAN’A GÖNDERİRİZ
“O sözleri belki unutmuşsunuzdur diye size buradan bir
kez daha hatırlatalım: ‘Şu anda ülkemde 100 bine yakın Ermeni var. Bunların
yarıya yakını bizim vatandaşımızdır. Şu anda bizim ülkemizde yaşıyorlar, burada
çalışıyorlar ama bir de bizim vatandaşımız olmayan bir o kadar da şu anda
Türkiye'de Ermeni var. Biz eğer bu noktada böyle bir hassasiyeti gözetmemiş
olsak şu anda bizim vatandaşımız olmayan Ermenileri biz niye ülkemizde tutalım?
Şu anda Avrupalıların yaptığı gibi biz de onları Ermenistan'a göndeririz.
Yaparız bunu!’
“İki büklüm olmanın neresi duruştur?”
“Geleneksel çizgide kalınarak dengeli bir duruş
sergilenmesinin bazılarının hoşuna gitmeyeceğinin bilincinde olduğunu
söylemişsiniz.
“Doğrusu bir kul edasıyla iki büklüm olmanın neresi
duruştur, onu da anlamakta zorluk çekiyoruz.
“Ermeni Soykırımı, insanlığa karşı işlenmiş bir suç
olarak Ermenilerden bağımsız bütün insanlığın meselesidir.
“Zira, iyiliğine duacı olduğunuzu ifade ettiğiniz halkların
ortak geleceği sizi kendi tarihinizi inkâr edecek noktaya getirecek baskıların
hissedilmediği onurlu bir yüzleşme sonrasında mümkündür.
“Tasarının içeriğini anlamamışsınız”
“Sayın Başepiskopos, ‘Alman İmparatorluğu’nun bu trajik
olaylardaki menfi rolünün iki satırla geçiştirilmesi’ demenizden anlıyoruz ki,
siz o içeriği hiç kavrayamamışsınız.
“Alman İmparatorluğu’nu bu cürmün doğrudan suç ortağı
ilan eden metnin neredeyse yüzde seksenlik bölümü Almanya’nın kendi tarihi ile
hesaplaşmasından oluşmaktadır.
“Keza, tasarının iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin
en yoğun olduğu bir dönemde kabulü, ‘travmanın uluslararası alanda
kullanılması’ iddianızı boşa çıkarmaktadır.
“Sizi bu mektubu yazmaya iten baskı, bizler için hüzün
kaynağı”
“Devam edelim; ‘Ermeni milleti nezdinde bir travma
yaratmış bu acının uluslararası siyaset arenasında kullanılması gerçekten bir
hüzün ve bir acı kaynağıdır’ demişsiniz.
“Doğrudur, sizi bu mektubu yazmaya iten baskı, bizler
için hüzün ve acı kaynağıdır.
“Keza Türkiye Ermeni toplumunun üst ve alt kimlikleri,
dediğiniz gibi bu yasanın kabulünden değil sizin bu satırlarınızdan yara almıştır.
“Hele ‘Ermeni Milletinin emperyalist güçler tarafından
nasıl kullanıldığı gerçeği’nden bahsiniz, sizin bu resmi devlet söyleminizi
kullanacak çevreler dışında, kendi halkınız nezdinde ibretlik bir inkârcı
söylem olarak kayda geçmiştir. Bu söylemin yakın gelecekte kimler tarafından
‘coşkulu alkışlarla’ karşılanacağı görülecektir.
“Bu vesileyle sizin mektubunuzdaki dille ifade edecek
olursak, duyduğumuz teessürü ve ilaveten isyan ile öfkeyi bir kez daha dile
getiriyor, Zat-ı Alilerinize akıl, fikir, izan ihsan etmesini Allah’tan
diliyoruz.
“Bir iç savaş ortamında her gün insanlar öldürülürken,
‘yurdumuz insanına yararlı hizmetlerde bulunan Devlet Ricalini çalışmalarında
başarılı kılmasını’ dilediğiniz Yüce Allah’tan size de vakur duruş niyaz etmesi
de en büyük temennimizdir.” (EKN)

1 yorum:
Tekrar tekrar yaziyorum ve sakin Atesyan'i mudafaa ettigimi zannetmeyin , fakat bu zavalli adam ' Yukari tukursem biyigim , asagi tukursem sakalim ' misali eger bir tepki gostermese Turk yetkililerinden ' Ermeni cemaati liderleri hicbir reaksiyon gostermedi ' diye tepkilere ugriyacakti . Turkiye UYGAR bir memleket degil ( Kanada , Fransa, Almanya ,.....gibi ) zaten eger UYGAR bir memleket olsa 1915 de yapilanlari ' SOYKIRIM ' diye tanir ve ozur dilerdi , tam aksine ' Biz birsey yapmadik Ermeniler Bize yapti ' diye hem katledip hem de katledilmis rolu yapiyorlar .Bu ortamda Atesyan'in yazdigi mektubun MECBURiYET tahtinda oldugunu dusunerek fazlaca uzmeyin adami . Daha 2 gun evvel Faruk Aslan bey YENI AKIT gazetesinde ATESYAN'IN devali olarak soykirimi destekledigine dair bir yazi yazmisti , tekrar ediyorum gecmiste de rahmetli Patriklerimizin onune hukumet yetkilileri tarafindan mektuplar konup ' Bunu si.. si.. okuyacaksin ' demislerdir , Mutafyan Patrigimizi Californiya'ya kadar goturup ( mecburen ) ' BIz Turkiye'de coookkk rahatiz ' dedittirmislerdir......Bunlari da UNUTMAYIN . Turkiye bir UYGAR ulke olsadi ve ATESYAN da boyle bir mektup yazsaydi ilk tepki benden gelirdi , ama orada yasamis biri olarak Turkiye'nin sartlarini cookkk iyi bilirim .Daha hala `Bizim tarihimiz ve gecmisimiz temizdir` diyorlar ve cahil halki da inandiriyorlar , tam arsivler meselesi gibi `Bizim arsivler herkese acik ama Ermenistanìnki kapali diyorlar .
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.