Alman Parlamentosu'nun aldığı kısaca “1915 olayları bir
soykırımdır” kararı, başka hiçbir devletin aynı yönde aldığı karara benzemez.
Bu gerçeği, içimiz kan ağlasa da bütün çıplaklığıyla görmeye ve ona göre
davranmaya mecburuz. Kaldı ki; Almanlar bu olayda kendilerinin de suçlu
olduğunu aynı karar metninde açıkça kabul ettiler. Bu kararı Hristiyan
kültürünün “günah çıkar, rahatla” geleneği çerçevesinde anlamak da mümkündür… Maalesef
bizim kendimizi savunma kültürümüzde “tencere dibin kara, senin ki benden kara”
paradigması hâkimdir. Alman Parlamentosu'nun kararına karşı “Ama siz de
Yahudilere soykırım uyguladınız” demek, aslında suçlamayı kabul etmektir… Selçuklular
zamanından beri Ermenilerle Türkler bir arada yaşamıştır. Kanıtları ortada
duran gayrimenkul varlıklarına bakılırsa, Ermenilerin “Kişi Başına Milli
Geliri” aynı yörede yaşayan Türklerin gelirinin en az üç katı, serveti de on
katıdır.
***
Türkler ve Türkiye, dünyada hiçbir millet ve devletle,
Almanlar ve Almanya ile olduğu kadar yakın ve derin ilişkide değildir.
Almanya'da 3 milyona yakın Türk yaşamaktadır. En az üçte biri Alman pasaportu
taşımaktadır. Bunların bir kısmı üçüncü nesildir. Türk asıllı Alman
olmuşlardır. Zaten de bunun daha fazla böyle olması gerekirdi. İnsanlar
hayatları boyunca bir ülkede “misafir işçi” yani yabancı olarak yaşayamaz. Ama
herkesten önce kendisi, kendini “yabancı” olarak konumlandırmamalıdır. Bu,
bireysel gelişmeyi engelleyen bir durumdur. Alman Parlamentosu'nun aldığı
kısaca “1915 olayları bir soykırımdır” kararı, başka hiçbir devletin aynı yönde
aldığı karara benzemez. Bu gerçeği, içimiz kan ağlasa da bütün çıplaklığıyla
görmeye ve ona göre davranmaya mecburuz. Kaldı ki; Almanlar bu olayda
kendilerinin de suçlu olduğunu aynı karar metninde açıkça kabul ettiler. Bu
kararı Hristiyan kültürünün “günah çıkar, rahatla” geleneği çerçevesinde
anlamak da mümkündür.
EN YANLIŞ SAVUNMA: SİZ DE YAHUDİLERİ ÖLDÜRDÜNÜZ
Maalesef bizim kendimizi savunma kültürümüzde “tencere
dibin kara, senin ki benden kara” paradigması hâkimdir. Alman Parlamentosu'nun
kararına karşı “Ama siz de Yahudilere soykırım uyguladınız” demek, aslında
suçlamayı kabul etmektir. Şunu mu teklif ediyoruz? “Tamam, kabahatliyiz, ama
siz de beterini yaptınız; biz sizin ayıbınızı görmeyelim, siz de bizimkini
görmeyin”. Kaldı ki Almanlar Yahudi soykırımı yaptıklarını inkâr etmiyorlar.
Onların tek sahtekârlığı “soykırımı Almanlar değil, (sanki gaipten gelen ve
harp bitince geldiği gibi gaibe dönen bir kavim olan) Nazi'ler yaptı”
demeleridir. Aynı yöntemi bize de öneriyorlar “Bu kötülüğü TC değil Osmanlı'nın
Jön Türkleri yaptı” deyin rahatlayın diyorlar. CHP zihniyeti hatta Atatürk
yaptı deselerdi AKP bu öğüdün üstüne atlardı. Tepkimizi, biz 1915'i böyle görmüyoruz,
ama siz öyle görüyorsanız, sizin de kararınıza değil ama karar alma hakkınıza
saygı duyarız, dedikten sonra ortaya koymalıyız.
ERMENİ TEHCİRİ, SOYKIRIM OLMASA DA ÇOK BÜYÜK BİR FACİADIR
Selçuklular zamanından beri Ermenilerle Türkler bir arada
yaşamıştır. Kanıtları ortada duran gayrimenkul varlıklarına bakılırsa,
Ermenilerin “Kişi Başına Milli Geliri” aynı yörede yaşayan Türklerin gelirinin
en az üç katı, serveti de on katıdır. Ermeniler özellikle Tanzimat sonrasında
Osmanlı devlet yönetimine de katılmıştır. Mesela PTT Müfettişi Yetvart Zohrap
1838'de Londra Büyükelçisi olmuştur. Ermeni İsyanı, büyük devletlerin, Osmanlı
Devleti'ni parçalama stratejisinin sadece bir projesidir. Ama bu facia “gövdeye
isyan eden sol kolun, sağ kol tarafından kesilmesi” gibidir. Canı fena yanan ve
bir uzvunu kaybeden Osmanlı Devleti'dir. 100 yıl sonra Almanların böyle bir
karar alması, aslında bugünlerde Güneydoğu'da yaşananlara karşı bir “tavır
koyma” ve yarına dönük bir mesajdır.
Son söz: Gerçekçi dış politika, gerçekleri görerek
yapılır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.