Ragıp ZARAKOLU / 1@1.com
Mal sahibi mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi? Eski bir
deyiş. Büyük Ermeni Şairi Şiraz, en güzel şiirlerinden birinde, kalbinin Ararat
Dağı’na gömülmesini dileyen, bir anlamda bir vasiyet bırakmıştı… O vasiyeti
oğlu değil, ama, Raffi Hovannisian o kutsal dağa tırmanarak ve onun kalbini
oraya bizzat gömerek yerine getirdi. Raffi Hovannisian, SSCB çöktükten sonra
anayasal ayrılma hakkını, barışçıl biçimde kullanarak bağımsızlığını ilan eden
Ermenistan Cumhuriyetinin ilk dışişleri bakanıydı…
ABD nüfus kağıdını bir yana koyarak…
Raffi Hovannisian zaten vicdani misyonunu hep sessizce
yerine getirir. Onunla Diyarbakır’da
2011 ekim ayında Dikranikert’te Surp Giragos Kilisesinin açılışında
rastlaşmamızı hatırlıyorum. Gerilerde bir yerde dikilip, benim gibi protokol
işlerine bulaşmadan, o tarihsel anı yaşıyordu kendisi olarak. Onu orada görünce
doğrusu şaşırmamış, mutlu olmuştum.
İyi ki 2011 martında da Der Zor’a gitmişim. İyi ki, davet
beklemeden Surp Grigos’un açılışına gitmişim ekim ayında. İstanbul’a döndükten
kısa bir süre sonra tutuklanacaktım, ikisini de yapma fırsatım olmayacaktı o
zaman.
Şimdi Sur bir yıkıntıya dönüşmüşken, Surp Grigos ne zarar
gördü bilmek istemiyorum. Zaten son emlak-ı metruke kanunu da Sur için çıktı.
Yeni kolonizasyon yerleri açılıyor kadim Midyat’ta, kadim Cizre’de ve
Şırnak’ta, Yüksekova’da ve diğer kentlerde …
Ben 2012 yılında,
Nikomedya’da Bardizag yakınlarındaki Kandıra Yüksek Güvenlikli
Cezaevinde tutuklu iken, Raffi’nin eşi Armenouhi ve oğlu Garin’in, Belge’nin ha
bire su ve kanalizasyon baskınlarına uğrayan, Birbirdirek Sarnıçına komşu yer
altı mekanında düzenlenen dayanışma toplantılarından birine katıldığını
öğrenince, doğrusu çok mutlu olacaktım.
Garin, Erzurum demek. Vatanına o kadar bağlı bir ailedir
Hovannisian’lar!
Garin’in dedesi Richard Hovannisian, Birleşik Devletlerde
ilk akademisyen kuşağındandır. Hatta daha ’60’larda dört cilt halinde kısa
ömürlü Ermenistan Cumhuriyetinin akademik tarihini yazmıştı. Sonra 15 cilt
Ermeni kentlerinin ayrı ayrı tarihlerini, kültürlerini anlatan muhteşem
konferanslar dizisi. Richard, torunu
Garin, ailenin hikayesini kitaplaştırınca çok mutlu olmuştu. Ama sert adam
olduğu için bunu hiç açığa vurmamıştı, bana Agos’ta kitabın bir nüshasını verirken. Ben hapiste iken kitabın
tercümesinin çıkması ve yayımlanması beni çok mutlu etmişti.*
Raffi Hovannisian 2013 yılında son gördüğümde, Yerevan’ın
Özgürlük Meydanında açlık grevinde idi. Son Başkanlık seçimlerinde Ermenistan
halkının yüzde 35 i ona oy vermişti, değişim özlemi ile. Şiraz, Ermenistan’ın
en büyük şairlerinden Silva Gabudikyan ile evliydi. Ama şairlerin evliliği zor
yürür. Nâzım ile toplantılarda buluştuklarında Silva ona takılırdı: “Nâzım,
Nâzım, bizim toprakları ne zaman vereceksiniz?” Nâzım da ona, “Devrimden sonra,
devrimden sonra” diye yanıt verirmiş karşı şaka ile. Gabudikyan’la Yerevan’da yaptığımız
sohbetlerden birinde anlattığı üzere.
Şimdi sizinle Şiraz’ın Dilek adlı şiirini paylaşmak
istiyorum.
Dilek
Oğlum senden ne isteyim ki, senden ne isteyim canım
benim,
Gelecekte yaşanacak
acılar ve sevinçlerde beni hatırlayabil diye.
Bir hazinem yok, ne hazinesi, hazine sadece benim
gözlerimin ışığı,
Benim tek hazinem sensin, benim hazinelerimin hazinesi
sensin…
Öyle bir hazine dilemek istiyorum ki, senden baban olarak
Başka bir diyarda bir başka babanın isteyemeyeceği ;
Bizim görkemli yüzyılımızda küçük insanların hapsettiği
Ve de bulutlara zincirlediği bir şeyi istiyorum senden
oğlum;
Senden dağımızı istiyorum, onu kara bulutlardan
kurtarmanı
Ve onu evimize taşımanı, lekesiz adaletimizle,
O zaman oğlum sen küçük zayıf pençenle bile
Dağımızı bizim yakaya atabilirsin, adaletin güç denizinde
Ve onu geri getirdiğinde, canım benim, yüreğimi al
mezarımdan,
Yüreğimi al yanına, çık özgürce yücelere
Ve göm onu Ararat Dağının karlarına;
Öyle ki mezarım da üşümesin yüreğim bekleyen yüzyılların ateşiyle.
Senden Ararat Dağını istiyorum oğlum,
Onu sonsuza kadar saklaman için,
Babanın evinin temel direği olarak dilimiz gibi.
/Türkçesi RZ/
*Garin K. Hovannisian, Anıların Gölgesinde Bir Ermeni
Ailesinin Yüzyılı, Türkçesi Pınar Uygun, Belge Yayınları 2012.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.