Yannis V. Yaylalı / yannisvyaylali@hotmail.com
HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ağabeyi Nurettin
Demirtaş Almanya’da yayınlanan Yeni Özgür Politika gazetesinde “Ermeni
milliyetçiliğinin Kürt düşmanlığı” başlıklı bir yazı yazmış. İki kişinin
hapishane tanıklığı üzerinden Ermeni ulusunu mahkûm etmek Nurettin Demirtaş
gibi bir arkadaşa yakışmamış. Elbette milliyetçilik hastalığı çeşitli türevleri
ile her yerde mevcut, fakat bir ulusu bu şekilde mahkûm etmek doğru değil. Bir
de Besa Hozat arkadaşın Rum lobisi, Ermeni lobisi (nefret söylemi de içeren)
gibi gayri ciddi açıklamasını kendine dayanak yapması hiç anlaşılır değil.
O açıklamanın kendisi uzun süre tartışıldı ve çok şanssız
bir açıklama olduğu birçok kesim tarafından vurgulandı. Halklar ve inançlar ile
ilgili sözler sarf ederken mutlaka çok iyi düşünüp öyle hareket etmek
gerekiyor.
Hele hele Alman parlamentosundan Ermeni soykırımını
tanıyan kararın geçtiği bu günlerde, Ermeni halkına ve Ermeni halkı ile dayanışma
halinde olanlara dolu dizgin linç kampanyaları düzenlenirken bu açıklama hiç
anlaşılır değil, ne bu açıklamayı ne de içerdiği eleştiri dozajını anlamak
mümkün değil.
Bugün dini faşizmin tüm farklı inanç ve halkları tehdit
ettiği bir süreçte böylesi açıklamalar korku ve paniğe yol açmaktan başka bir
işe yaramaz. Bu tür açıklamaların ne yakın zamanda, ne orta vadede, ne de uzak
vadede sürece ya da kimseye yararı olmayacağı çok açık. Bu tür açıklamalar tam
tersine halkların ya da inançların yan yana yaşama arzularını törpüleyecektir.
Daha önce de Sayın Öcalan’ın öncülük ettiği ve sonra HDP
ve özellikle sevgili Figen Yüksekdağ’ın seçim mitinglerinde sık sık kullandığı
‘birinci meclis’e dönülme fikriyatı ya da esprisi gibi bitmek bilmeyen hatalar
zinciri devam eden süreçlerde tekrarlandı. Bir örnek de Kürt halkına
saldırıların azıya alındığı dönemde Urfa’ya sözde istiklal madalyası
verilmesine destek verilmesiydi. Günlük politik süreci idare etmek için yapılan
manevraların bir hat, bir çizgiye dönüşme ihtimali çoğulculuğu savunan ve yaşam
felsefesi bu olan hareket için çok çok tehlikelidir.
Kemalizm bir bataklık bitkisi gibidir, bir ayağına
dolandı mı seni sürekli dibe dibe çeker bunu unutmamak gerekir. Sol diye
yanında durduğun birçok hareket maalesef Kemalizm ile bağlarını tam kesmemiş
hareketlerdir. Bu yüzden ayağına dolanmış bir bataklık bitkisi gibi ondan
kurtulmaya çalıştıkça seni dibe, gericiliğe çeker.
Kısa vadeli bazı şeyleri idare edelim derken, uzun vadeli
ittifak yapacağın güçler ile bağlarını zayıflatmak ne kadar doğrudur, bunun
hesaplaması iyi yapılmalı ve sürekli Kemalist bataklık bitkisi ile seni
kendisine benzetmek isteyenler ile bağları tam olarak koparmak gerekmekte.
Yoksa sürekli bu tür hoş olmayan şeyler ile karşı karşıya kalacağız. Hatta
karşı karşıya kalmayı bırakın, bir süre sonra hesaplaşmadığınız şeye dönüşme
ihtimali de her zaman vardır.
http://www.demokrathaber.net/ermeniler-uzerine-talihsiz-sozler-makale,8999.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.