Nuriye Akman
Haftanın sonuna geldik, hâlâ o “Nüfus plânlamasıymış,
doğum kontrolüymüş. Müslüman bir aile böyle bir anlayışta olamaz” cümlesine
takılı kaldık… Nüfus artışını desteklemek başka şey, bir süre çocuksuz yaşamak,
sonra üç değil de ikiyle veya birle kalmak isteyenleri maddi manevi kösteklemek
başka şey… Önemli bir meselemiz daha var. Anadolu’nun eski sakinlerinden olup
bugün bir avuç kalmış gayrimüslimlerin nüfusu da artsın istenir mi?
Doğurganlığı teşvik programına onlar da alınır mı? Hani İsa da Musa da bizden
ya, o bakımdan! Nüfus artış hızları Müslim tebaaya yaklaşırsa ne olacak? O
zaman da azalmalarını sağlayacak tedbirler mi gündeme gelecek? Mini mini
valimiz, ay ne olacak bizim halimiz? (Doğrusu gönüllü asimilasyonu teşvik eden entelektüellerimiz varken doğal asimilasyonun adını bile anan yok. Halbuki her nesilde yarı yarıya azalıyoruz. Kısacası nesli tükenen canlılar sırasındayız. HYETERT)
***
Haftanın sonuna geldik, hâlâ o “Nüfus plânlamasıymış,
doğum kontrolüymüş. Müslüman bir aile böyle bir anlayışta olamaz” cümlesine
takılı kaldık. Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “Cumhurbaşkanımız doğru kavramlara
işaret ediyor” diye başlayan açıklamaları kafa karışıklığını iyice arttırdı.
Doğum kontrolü ve nüfus planlamasını devletlerin topluma nüfuz ettiği yıllardan
kalma çağdışı uygulamalar olarak tanımlayan Akdağ, devletin kimseye doğur ya da
doğurma diyemeyeceğini, her ailenin anne ve çocuk sağlığını hedefleyecek
planlamalar yapabileceğini belirtti. Ama mesele burada bitmiyor.
Adına üreme sağlığı demek şartıyla kim ne zaman kaç çocuk
sahibi olacağına karar verse de bu Müslümanlığa sığmıyor! Çünkü Erdoğan
“Allah’ın işine karışılmaz” buyuruyor. Sayın Akdoğan'a kanıp önce devesini
sağlam bir kazığa bağlayanları
abdestinden şüphelenmekten başlayıp şirke düşmeye kadar uzanan bir dizi
tehlike bekliyor! Din âlimi diye bellenenlerin bir kısmı öyle bir kısmı şöyle
dese de noktayı koyacak olan Cumhurbaşkanı.
Mütedeyyin kesimi kıskaç altına alan bu akıl yürütme
biçimi, dinin hayatın gerçekleriyle bağdaşmadığını düşünen laik kesimi haklı
çıkartmaktan başka ne işe yarar? İslama Kitap’ta bulunmayan yeni şartlar
eklemek, Allah’ın işine karışmak değil sanki. Meseleye dini imanı karıştırmadan
“nüfusumuz hızla yaşlanıyor, doğurganlığı teşvik edeceğiz” diye yaklaşmak
herhalde çok zor.
Nüfus artışını desteklemek başka şey, bir süre çocuksuz
yaşamak, sonra üç değil de ikiyle veya birle kalmak isteyenleri maddi manevi
kösteklemek başka şey. Ne yapacaksınız yani, rahim içi araçları, hapları ve
prezervatifleri peyderpey piyasadan kaldıracak mısınız? Bu konuda danışanlarına
hizmet veren doktorları cezalandıracak mısınız? Küçücükken evlendirilen kız
çocukları bari erken yaşta anne olup belleri bükülmesin diye çırpınan kadın
derneklerine kayyım mı atayacaksınız?
Belki de tarih boyunca iktidarların propaganda aracı
olagelen camileri devreye sokarsınız. Cuma hutbelerinde imamlar cemaate “Zinhar
kondom kullanmayın, yoksa cehenneme odun olursunuz” diyebilir mesela. Doğum
kontrolü yapanlar için Diyanet’te ihbar hatları açılabilir. Oh my God,
Müslümanlar cehennemden evvel hapse girme tehdidi altında mı?
Önemli bir
meselemiz daha var. Anadolu’nun eski sakinlerinden olup bugün bir avuç kalmış
gayrimüslimlerin nüfusu da artsın istenir mi? Doğurganlığı teşvik programına
onlar da alınır mı? Hani İsa da Musa da bizden ya, o bakımdan! Nüfus artış
hızları Müslim tebaaya yaklaşırsa ne olacak? O zaman da azalmalarını sağlayacak
tedbirler mi gündeme gelecek? Mini mini valimiz, ay ne olacak bizim halimiz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.