Nami Temeltaş
SDHP'nin Merkez Komitesi üyesi olan Paramaz (Madteos
Sarkisyan) ve partinin diğer önde gelen isimlerinin de olduğu 49 kişi
tutuklanır… Tutukluların Divan-ı-Harp'de 17 gün süren yargılanması 10 Mayıs
1915'de başlar ve 27 Mayıs 1915'de sonuçlanır. Yargılama sonucunda, Paramaz’ın
da dâhil olduğu 22 SDHP üyesi, ''Özgür ve bağımsız bir Ermenistan kurma
amacıyla silahlı eylemlerde bulunmak, yabancı devletleri Osmanlı'ya karşı
kışkırtarak, devletin bölünmez bütünlüğüne yönelik tehlikeli planlar yapıp,
Osmanlı halklarından bir kısmının Osmanlı hakimiyetinden ayrılıp kendi başına
devletler yaratma amaçlı, değişik yerlerde alenen ve gizli toplantılar
gerçekleştirmek, basın-yayın yoluyla bu amaçların propagandasını yapmak ve
kışkırtıcı çalışmalar örgütlemekle '' suçlanarak idama cezasına mahkum
edilirler… Paramaz'ı darağacına çıkardılar. İdam sehpasında "Siz, sadece
bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla... Yarın
Ermenilik, ülkenin Doğu'sunda özgür ve sosyalist Ermenistan'ı
selamlayacaktır" diye var gücüyle haykırdı.
***
Paramaz'ı darağacına çıkardılar. İdam sehpasında
"Siz, sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız
fikirleri asla... Yarın Ermenilik, ülkenin Doğu'sunda özgür ve sosyalist
Ermenistan'ı selamlayacaktır" diye var gücüyle haykırdı.
1914 yılının Haziran ayında Sosyal Demokrat Hınçak
Partisi (SDHP) üyesi 120 kişi, İstanbul’da İttihat ve Terakki yöneticileri
Talat, Enver ve Cemal Paşa'lara suikast yapılacağı ihbarı üzerine gözaltına
alındı.
17 Eylül 1913’te, Romanya’nın Konstanz (Köstence)
şehrinde SDHP'nin VII. Kongresi'nde böyle bir karar alınmış, ancak alınan karar
henüz tasarım aşamasında olduğundan ve somut olarak hiç bir adım atılmamış
olması tutuklamaların ciddiye alınmamasına neden olur.
Gözaltına alınanlardan 71'i araya giren aracılar
sayesinde serbest bırakılırlar.
SDHP'nin Merkez Komitesi üyesi olan Paramaz (Madteos
Sarkisyan) ve partinin diğer önde gelen isimlerinin de olduğu 49 kişi
tutuklanır.
Tutukluların Divan-ı-Harp'de 17 gün süren yargılanması 10
Mayıs 1915'de başlar ve 27 Mayıs 1915'de sonuçlanır.
Yargılama sonucunda, Paramaz’ın da dâhil olduğu 22 SDHP
üyesi, ''Özgür ve bağımsız bir Ermenistan kurma amacıyla silahlı eylemlerde
bulunmak, yabancı devletleri Osmanlı'ya karşı kışkırtarak, devletin bölünmez
bütünlüğüne yönelik tehlikeli planlar yapıp, Osmanlı halklarından bir kısmının
Osmanlı hakimiyetinden ayrılıp kendi başına devletler yaratma amaçlı, değişik
yerlerde alenen ve gizli toplantılar gerçekleştirmek, basın-yayın yoluyla bu
amaçların propagandasını yapmak ve kışkırtıcı çalışmalar örgütlemekle ''
suçlanarak idama cezasına mahkum edilirler.
Stepan Sabah-Gülyan ve Hagop Tivrapyan (Varaztad)
kaçaktır ve yakalanmamış olduklarından haklarındaki idam cezası yerine
getirilemez.
Divan-ı Harp’te yargılananlardan 27 kişi için de değişik
hapis ve sürgün cezaları kararı verilir.
Hafızalara 20’ler olarak geçen Paramaz ve yoldaşları
sorgulanmaları sırasında işkence görür, kötü hapishane koşulları içinde tutulur
ve karar sonrası ayrı ayrı zincirlenerek Merkez Cezaevi adlı zindanın
bodrumunda bekletilirler.
"Söylediğim çok basit" diyordu Paramaz,
yargılama sırasında yaptığı savunmasında. "Hınçak Partisi, 1908 Meşrutiyet
ilanı akabinde kabul edilen anayasa temelinde, toplumsal yararlılığı, amacı ve
programı bu devletin İçişleri Bakanlığı tarafından kabul ve onay görmüş, resmi
kaydı yapılmış bir partidir. Öyle ki, bu durumda bir suçlu varsa eğer, bu
İçişleri Bakanlığı'dır.''
Paramaz neredeyse bir avukat gibiydi, yapılan tüm
suçlamaların temelsiz olduğunu gösteriyor, onları teker teker reddediyordu.
Mahkeme başkanına “Hınçak Partisi'nin 1908 anayasasının kabulünden çok ama çok
önceleri (tam 30 yıl önce) kurulmuş bir parti olması nedeniyle, o ve
arkadaşlarının yargılanmasının kanunsuz olduğunu" belirtiyordu.
"Sultan'a karşı sadece Hınçak Partisi değil, İttihat
ve Terakki de mücadele ediyordu. Bunun için Hınçak Partisi suçluysa eğer, o
halde İttihatçılarla birlikte, tüm diğer muhalif partiler de suçlu
görülmelidir" diye ısrar ediyordu.
Mahkeme başkanı Hurşit’in, "Türkiye'yi parçalayıp,
yok etmek niyetiyle bağımsız bir Ermenistan kurma amacına hizmet ettiğiniz
doğru mudur?" sorusunu Paramaz:
"Siz ülkemizi bundan altı yüz yıl önce bizden
koparmaya çalışıp, işgal ettiniz. Halkımızı sürekli olarak katliamlar yoluyla
imha etmeye çalıştınız ve şimdi de tüm Osmanlı vatanını bir Türkiye'ye dönüştürme
çabası içerisindesiniz. Ancak siz bunu yaparken suçlu görülmüyorsunuz da, aynı
şeyi yapmaya kalkışıp, tarihsel hakkımızı yeniden elde etme amacı için
çabaladığımız için biz mi suç işlemiş sayılıyoruz yani !" diye cevaplar.
(1)
15 Haziran 1915
İçlerinde Doktor Benne ve İşçi'nin de bulunduğu 10 kişiyi
içeri getirdiler. Onlar ayakta bekletilirken Divan-ı Harb Başkanı, üyeleri,
merkez komutanıyla yardımcısı, merkez memurları, komiserler, gizli polisler
eşliğinde polis müdürü Bedri denilen canavar içeri girdi.
Onlardan sonra elinde kalınca bir kâğıt dosyayla genç bir
subay da içeri girdi ve mahkûmlara dönerek:
"Divan-ı Harb’ın sizleri idama mahkûm etme kararı
Sultan tarafından onaylanmıştır. Az sonra ölüm kararı uygulanacaktır. Bu papaz
sizin dinî son görevinizi yerine getirecektir" dedi.
Aram Açıkbaşyan diğer arkadaşların nerede olduğunu sordu,
hemen ardından vücutlarının birbirlerinden ayrı, tek tek değil, hepsinin
beraber aynı yerde gömülmesini tembihledi.
O zamana kadar sessiz duran Şebinkarahisarlı Karnig
birden bağırdı: "Ey katiller, eğer istediğiniz otuz altın rüşveti vermiş
olsaydık, şimdi bizi serbest bırakırdınız, değil mi?"
Görevliler, götürüp darağaçlarının önüne durdurdular.
Bazıları hızlı yürürken, birkaçı yavaş adımlarla ilerliyordu. Her biri, ölüme
aldırış bile etmeyen, onu hiçe sayan, yiğitçe, gururlu bir duruşa sahiplerdi.
Onların bu düşünsel ve ruhsal dayanıklılığına şahit olmak bana da güç veriyor
ve gördüklerime dayanmamı sağlıyordu.
Kurtuluş Ordusunun inançlı askerleri olduklarından,
ağızlarından tek bir şikayet veya sızlanma duyulmuyordu. Onların anısı,
şehitlerin çizdiği yoldan yürüyecek olan yeni nesillerimiz için ölümsüz
olmalıdır.
O sırada Merkez Komutanı, elinde tuttuğu katlı koca bir
kâğıdı öperek yanında duran Başsavcı'ya verdi ve o da Sultan'ın onayını taşıyan
ölüm emrini yüksek sesle okudu. Yazılı emre istinaden hangi suçla isnat ve
mahkûm edildikleri okunulduğu anda, hepsi tek bir ağızdan ve olabildiğince
yüksek sesle; "Yaşasın Ermenistan, Yaşasın Ermenistan" diye
haykırdılar.
Ölüm emrinin okunmasından sonra Paramaz arkadaşlarına
dönerek, "Yoldaşlar, yiğitçe, başımız dik gideceğiz ölüme" diye
onlarla son sözlerini paylaşmaya teşebbüs ederken, ona engel olmaya çalışanlara
aldırmaksızın "bize yakışan şekilde..." diye devam ettiği anda Doktor
Benne cellatların yüzüne; "Biz, 20’leri asıyorsunuz, ama arkamızdan yirmi
binler gelecek" diye haykırıyordu.
İlk, Paramaz'ı darağacına çıkardılar. İdam sehpasında
"Siz, sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız
fikirleri asla... Yarın Ermenilik, ülkenin Doğu'sunda özgür ve sosyalist
Ermenistan'ı selamlayacaktır" diye var gücüyle haykırdı.
Paramaz, ilmiğin boğazını sıktığı halde son bir gayret ve
nefesle, boğuk ve ancak duyulabilen bir sesle; "Yaşasın Sosyalizm, Yaşasın
Ermenistan !" sözlerini haykırdı.
Birden bir şarkı sesi duyuldu. Yervant'dı. (Panvor)
İşçi... Ölüme hiç aldırış etmeden onu şarkıyla karşılıyordu.
"Ölüm her yerde aynıdır ama ne mutlu halkının
kurtuluşu için şehit düşene…” (2)
15 Haziran 1915 tarihinde idam edilen 20 Ermeni
devrimciyi saygıyla anıyorum. Onları anarken Ekim 2014 tarihinde Kobane
savunmasında yaşamını yitiren “Paramaz” kod adını kullanan Suphi Nejat
Ağırnaslı’yı da unutmadan… (NT/HK)
1. Sarkis Kevorki Hatspanian / Yerevan / 12 Haziran 2013
/ Doğu Ermenistan
2. İdamda dini görevli olarak bulunan Papaz Kalust
Boğosyan 20’lerin idamına tanık olduğu saatleri anlattığı anılarından.
Geniş bilgi için tıklayın.
Nami Temeltaş
1977 Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler
öğretmenliği mezunu. 6 yıl kadar Diyarbakır, Eskişehir ve Antep cezaevlerinde
siyasi tutsak olarak yattı. Siyasal nedenlerle öğretmenlik yapamadı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.