Baskın Oran
Ben niye İttihatçıların cinayetlerini savunacakmışım? Soykırım
kelimesini kullanmak şart değil. Hatta bence doğru da değil; çok çeşitli
nedenlerle ben kullanmıyorum. Ama yapılacak şey bellidir: Yapılacak şey Derhal
şöyle bir resmî bildiri yayınlamak:
1) 'Savaş içinde Jöntürk hükümetinin yüz binlerce Osmanlı
Ermenisinin yok olması ve Anadolu'nun fukaralaşmasıyla sonuçlanan politikasını
lanetliyor, bu insanların torunlarına büyük başsağlığı diliyor, geride kalan
malların sembolik olarak da olsa tazmin edileceğini ilan ediyoruz.
2) Bu felaketi bugüne kadar kendi vatandaşlarımızdan
sakladığımız için onlardan özür diliyoruz."
***
ANKARA (DİHA) Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Baskın Oran,
Almanya Meclisi'nde kabul edilen "soykırım tasarısına" ilişkin
Türkiye'nin derhal bir bildiri yayınlayarak, "yaşanan acılardan
dolayı" özür dilemesi talebinde bulundu. Oran, aynı bildiride geride kalan
malların tazmin edileceğinin taahhüt edilmesini de istedi.
1915 tarihinde Ermeni halkına karşı yapılan soykırım
Almanya Meclisi tarafından kabul edilerek, soykırımda Alman devletinin
sorumluluğu da kabul edildi. Kabul edilen tasarıya karşı CHP, MHP ve AKP ortak
bildiri yayınlamaya hazırlanırken, aynı zamanda bu tasarıyı kabul eden
Almanya'yı da hem örtülü bir şekilde tehdit etti hem de tepki gösterdi.
Türkiye'nin bu resmi tutumuna karşın başta HDP olmak
üzere birçok çevre Türkiye'nin kendi geçmişi ile yüzleşmesi çağrısında
bulunuyor. Uzun yıllardır Ermeni sorununu da çalışan Türkiye'nin önemli akademisyenlerden
Prof. Dr. Baskın Oran, "soykırımın kullanılmasını değişik açılardan"
sorunlu görmesine rağmen, Türkiye'nin acilen bir karşı bildiri yayınlayarak,
yaşananlardan dolayı özür dilemesini istedi. Oran'ın talep ettikleri arasında
Ermenilerin mallarının tazmin edileceğine dair taahhüt verilmesi de
bulunuyor. Oran'ın konuya ilişkin yaptığı kısa
değerlendirme şöyle:
"Türk devleti deve kuşu politikası izlemeye devam
ettikçe, yediği bu uluslararası dayak türü artacak ve sertleşecek. 'Ay,
Ermenileri mi öldürmüşler, o da nedir?'den başlayan, 'Biz onları öldürmedik
onlar bizi öldürdüler' ile devam eden, şimdilik 'Mukatele olmuştur' aşamasında
dingildeyen bu inkarlar silsilesi ülkemizi rezil ediyor. Ben niye
İttihatçıların cinayetlerini savunacakmışım?
Soykırım kelimesini kullanmak şart değil. Hatta bence
doğru da değil; çok çeşitli nedenlerle ben kullanmıyorum. Ama yapılacak şey
bellidir:
Yapılacak şey: Derhal şöyle bir resmî bildiri yayınlamak:
1) 'Savaş içinde Jöntürk hükümetinin yüz binlerce Osmanlı
Ermenisinin yok olması ve Anadolu'nun fukaralaşmasıyla sonuçlanan politikasını
lanetliyor, bu insanların torunlarına büyük başsağlığı diliyor, geride kalan
malların sembolik olarak da olsa tazmin edileceğini ilan ediyoruz.
2) Bu felaketi bugüne kadar kendi vatandaşlarımızdan
sakladığımız için onlardan özür diliyoruz."
(kk)
1 yorum:
Hoca kusura bakmasın ama soykırıma bazı haklı nedenlerle soykırım demeyelim fikrine katılmak mümkün değil. Kanımca bu fikir tecavüze taciz demekten farklı değil.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.