Çok sayıda yabancı yayın kuruluşu, 15 Temmuz gecesi
yaşananları darbe oldu şeklinde duyurdu. Bu, Türkiye’nin hala darbe olabilecek
ülke biçiminde görüldüğünü gösteriyor. Diğer bir ifadeyle, konu Türkiye ise
darbe doğaldır türü bir bakışın ne kadar yaygın olduğu anlaşılıyor. Demek ki
Türkiye’nin AK Parti iktidarıyla demokratikleşmesinin mümkün olamayacağı
kanaati çok yaygın. Eğer bir kasıt yoksa, diğer bir ifadeyle, kasten
Türkiye’nin zaten anti demokratik bir ülke olduğu izlenimi yayılmıyor ise,
darbeyi doğal bulan kuruluşların çok önemli bilgi eksiği söz konusu demektir.
Bilgi eksikliği yoksa, o zaman da dindar muhafazakar bir iktidarın Müslüman
olması halinde asla demokrasiyi kurmayacağı ön yargısı hiç kırılmamış demektir.
***
Küresel sistemde etkili olan basın yayın kuruluşları,
Doğu ya da Batı diye ayırmadan, darbe girişimi karşısında benzer yaklaşımlar
sergilediler. Bu kuruluşların bir kısmı, bulundukları toplumun genel
eğilimlerine uygun pozisyonlar alarak adeta onların hislerine tercüman oldular,
bir kısmı ise toplumun düşüncelerini şekillendirmek için çaba sarf ettiler.
Çok sayıda yabancı yayın kuruluşu, 15 Temmuz gecesi
yaşananları darbe oldu şeklinde duyurdu. Bu, Türkiye’nin hala darbe olabilecek
ülke biçiminde görüldüğünü gösteriyor. Diğer bir ifadeyle, konu Türkiye ise
darbe doğaldır türü bir bakışın ne kadar yaygın olduğu anlaşılıyor. Demek ki
Türkiye’nin AK Parti iktidarıyla demokratikleşmesinin mümkün olamayacağı
kanaati çok yaygın.
Eğer bir kasıt yoksa, diğer bir ifadeyle, kasten
Türkiye’nin zaten anti demokratik bir ülke olduğu izlenimi yayılmıyor ise,
darbeyi doğal bulan kuruluşların çok önemli bilgi eksiği söz konusu demektir.
Bilgi eksikliği yoksa, o zaman da dindar muhafazakar bir iktidarın Müslüman
olması halinde asla demokrasiyi kurmayacağı ön yargısı hiç kırılmamış demektir.
Kafa karışıklığı
Haberler darbe oldu şeklinde verilmiş olmasına rağmen, bu
darbe çok şükür ki gerçekleşmedi. Yabancı yayın organlarının bir kısmından anladığımız
kadarıyla epeyce üzülen olmuş. Ancak bundan daha önemli olan, darbecilerin bu
yola girmelerine yol açan nedenlerin iktidarda aranmasıydı.
Bir tür, “ Yaptılar da, sor bir niye yaptılar…”
şeklindeki bu tutum, kalkışmayı hoş gören bir ima taşıdı. Dolayısıyla da
eleştiriler zalime değil, mağdura yöneldi. Ancak esas kafa karışıklığı darbeyi
halkın engellemiş olmasıyla ortaya çıktı. Önce, tanklara karşı çıkan halkın
sadece muhafazakarlar olduğu, dolayısıyla bunun da “demokrasi” açısından yetmez
bir görüntü olduğu öne çıkarıldı. İnsanların tek derdi, darbeye karşı çıkmak
değil, partilerini ya da cumhurbaşkanlarını korumak gibi bir hava yaratıldı.
Kaldı ki sırf bu iki neden dahi, pekala demokrasinin savunulmasıyla
ilişkilendirilebilir.
Sonra bakıldı ki, muhafazakar olarak tanımlanmayan
insanlar da darbe karşıtı pozisyon aldılar, tüm siyasi partiler bir araya
geldiler. Hal böyle olunca, gerçekten karşı çıkılması gereken bir durum
olduğuna ancak ikna oldular. İkna olamayanlar ise, üç beş tankın önünde duran
bir kaç kişiden söz etmeye devam ettiler.
Öz eleştiri
Söz konusu, “anlamama” ya da “kasten başka türlü anlama”
haline çok kızmak mümkün. Ancak dış basına ve yabancı ülkelere kızmak kolay da,
bunun ülkeye bir yararı yok. İster kamuoylarının ön yargıları, ister karar
alıcıların kasıtlı tutumları olarak bakılsın, sonuç itibarıyla bu duruma
gelinmesinde Türkiye’nin de eksikleri olduğu unutulmamalı.
Başka ülkelerden Türkiye’ye bakanlar kendi yaşadıkları
ülkenin parametrelerinden değerlendirme yaparlar. Dolayısıyla yabancı göz,
Türkiye’yi bizim gördüğümüz gibi görmez; kendi toplumunun gözlüğüyle bakar. O
halde Türkiye’den yapılacak kamu diplomasisinin de o bakışın görüntüsüne
girecek yöntemlerle yapılması gerekir. Her toplumda, başka toplumları
değerlendirmede kullanılan kodlar bulunur. Bazen bu kodlar, darbe girişimi ile
otoriterleşme arasında bağ kurulmasına neden olsa bile, bunlar reddedilmesi
yerine çözülmesi gereken kodlardır.
Dış dünyada yapılacak kamu diplomasisinin, o toplumun
kodlarıyla yapılmasına ihtiyaç büyük. Beğensek de beğenmesek de, “aynı dil”
içinden laf anlatınca anlaşılması mümkün oluyor. Ancak belirtmek gerekir ki,
kamuoyu tutumlarını sadece kamu diplomasisiyle değiştirmek kolay olmaz;
diplomasi referansını devletinden alır.

1 yorum:
Yazı için teşekkürler ayrıca buyrun sitemi ziyaret edin
http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.