Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın kanaat önderleriyle
sohbeti Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın konuşması Başbakan Yardımcısı
Kaynak: "Bizi soykırımla itham eden devletlerde bir tane yasa dışı Ermeni
göçmen yokken, bizde 200 bin Ermeni göçmeni var. Onlar da bu millete
emanet" "İbrahim Tatlıses bu toprakların çocuğudur. (Sayın Bakan
sanırım bir sıfırı fazla kullanmış.Yirmi bin demek istemiştir her halde. Şu ara
her batı ülkesinde önemli bir bölümü de kayıt dışı binlerce Ermeni göçmen var.
HYETERT)
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın kanaat önderleriyle
sohbeti
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın konuşması Başbakan
Yardımcısı Kaynak:
"Bizi soykırımla itham eden devletlerde bir tane
yasa dışı Ermeni göçmen yokken, bizde 200 bin Ermeni göçmeni var. Onlar da bu
millete emanet"
"İbrahim Tatlıses bu toprakların çocuğudur. Bu
topraklarda binlerce yıldan beri konuşulan Kürtçe bir teyp kasetini bir seyyar
satıcı, eroin satar gibi gizlice verebiliyordu. Biz BBC ve CNN gibi kanalları
izleyebiliyorduk ama bir Kürtçe televizyon ve radyo yasaktı. Bu yasakları
beraber yaşadık. Ama biz bunların hepsini kaldırdık"
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, "Bizi soykırımla
itham eden devletlerde bir tane yasa dışı Ermeni göçmen yokken, bizde 200 bin
Ermeni göçmeni var. Onlar da bu millete emanet." dedi.
Kaynak, Kahramanmaraş Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü
Cumhuriyet Salonu'nda, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve kanaat
önderleriyle bir araya geldi.
Veysi Kaynak, burada yaptığı konuşmada, AK Parti'nin
geçtiğimiz 13 yıldaki icraatlarına bakıldığı zaman, PKK terör örgütünün
kendisine gerekçe yaptığı bütün alanlarda reformlar yapıldığını belirtti.
İstanbul'da 1980'li yıllarda İbrahim Tatlıses'in Kürtçe
kasetini seyyar satıcıların tezgahın altından adeta eroin veriyormuş gibi
verdiğini dile getiren Kaynak, "Niye? Türkiye'de İngilizce şarkı serbest,
Fransızca serbest, hangi dilden dinlerseniz serbest. Ama nüfusumuzun önemli bir
bölümünü barındıran, Anadolu'yu birlikte vatan yaptığımız Kürt kardeşlerimizin,
kendi dilinde şarkı ve türküyü çalıp söylemesi, bizim dinlememiz niye yasaktı?
Biz Eurovision şarkı yarışmasına gideriz. Hem de binlerce yıl tarihi olan bir
devletin çocukları olarak İngilizce şarkıyla gideriz. Ama bizi bir Kürtçe şarkı
niye temsil etmez? İbrahim Tatlıses bu toprakların çocuğudur. Bu topraklarda
binlerce yıldan beri konuşulan Kürtçe bir teyp kasetini bir seyyar satıcı eroin
satar gibi gizlice verebiliyordu. Biz BBC ve CNN gibi kanalları
izleyebiliyorduk ama bir Kürtçe televizyon ve radyo yasaktı. Bu yasakları
beraber yaşadık. Ama biz bunların hepsini kaldırdık." dedi.
Adalet Bakan Yardımcısı olduğu dönemde teklifi üzerine
kanunlaşan maddeyle, herkese kendi dilinde savunma yapma hakkının getirildiğini
belirten Kaynak, şunları kaydetti:
"Dünyanın her yerinde eğer bir suç işlediği iddia
edilen varsa, savcı, hakim önüne çıkartıldığında kendisini savunur, eğer o dili
bilmiyorsa da tercüman tutulur. Bunun tek bir yasağı vardı. Kürt insanına
tercüman tutulmaz. Niye tutulmaz? Tabii bu niyenin cevabı yok. Ben bulamadım. O
yüzden benim teklifimdi. Herkes hangi dilde kendisini savunacaksa o dilde
savunmasına izin verilir. O dilde savunması için tercüman tutulması zorunlu
kılındı. Türkiye, PKK terör örgütünün kullandığı hiçbir mazereti AK Parti
hükümetleri döneminde bırakmamıştır, hepsini ortadan kaldırmıştır."
Kaynak, bu vatanın 1071'de Türk'üyle ve Kürt'üyle ortak
vatan yapıldığını, bu vatanın başkasının tasallutundan kurtulması için birlikte
yıllarca savaş yapıldığını söyledi.
Dünyanın takdirini kazanan bir göç politikası icra ettiklerini
vurgulayan Kaynak, 2011'de Suriye'de başlayan göçün 5 buçuk yıl geçmesine
rağmen durmadığını ifade etti.
Suriye'de varil ve fosfor bombaları nedeniyle 600 bin
insanın can verdiğini, bunların da Sünni, Alevi, Türkmen, Kürt ve Araplar
olduğunu, dünya tarihinin en eski şehirlerinden Halep ve Humus'un harabe
olduğunu, Suriye'den 6 milyon insanın da başka devletlere geçtiğini anımsatan
Kaynak, "Bu insanların 2 milyon 750 bini bizim topraklarımızda. Biz açık
kapı politikası uyguladık. İçinizden herhangi bir Kahramanmaraşlı, kapısını
düşmanı çalsa, aman dese kapısından içeri almayacak kimse var mı? Hiç mümkün
değil. Biz açık kapı politikası uyguladık. Sadece insani gerekçelerle."
diye konuştu.
2 milyon 750 bin Suriyelinin ve 300 bine yakın Iraklı,
Filistinli, Afgan, Mısırlı, Libyalının Türkiye'de bulunduğunu dile getiren
Kaynak, şöyle devam etti:
"En ilginci 200 bin civarında Ermeni vatandaşı insan
var, insan ama. Bir düşünün ki Fransa'da, Almanya'da, bizi soykırımla itham
eden devletlerde bir tane yasa dışı Ermeni göçmen yokken, bizde 200 bin Ermeni
göçmeni var. Onlar da bu millete emanet. Onlar da sağlığı, karnını doyurması bu
millete emanet. 3 milyon insan ülkemizde. Hatırlayın görüntüleri, geçen sene
Ege ve Akdeniz'de mülteciler mezarlığı olduğunu hatırlayın. O soğuk ve derin
sular artan mülteci mezarlığı haline gelmişti. Ben hiç unutmam bir görüntüyü,
bir sahil güvenlik botu o mültecilerin kullandığı lastik bota, şişme bota ucu
sivri mızrak gibi bir şeyi batırıyordu ve bot alabora oluyordu."
"DAEŞ terör örgütü bir hastalıklı urdur, bu da
temizlenmelidir"
"Her birimizin terörü terör olarak görmesi, terör
örgütünü de terör örgütü olarak görmesi gerekir." diyen Kaynak, bir yandan
DAEŞ'e birilerinin silah vereceğini, birilerinin araç vereceğini belirterek,
"Silah Irak'ın çöllerinde pamuk eker gibi ekip sonra toplanan bir emtia
değil. Bu silahlar nereden gelir. Nasıl verilir. DAEŞ ile Türkiye'nin bir arada
gösterilmesi çok büyük bir insafsızlıktır. Çok büyük bir iftiradır. Bizim
milletimizin hiçbir ferdi masum insanın canına kast edeni asla desteklemez. Hiç
birimiz. Yani biz biliriz ki sebebsiz bir cana kast edilemez. Bizim inancımızda
bir insanı öldüren bir insanlığı öldürmüş gibidir. DAEŞ terör örgütü bir
hastalıklı urdur, bu da temizlenmelidir." şeklinde konuştu.
"Artık terörizmin araç olmaktan çıktığını, bir amaç
olmaya evrildiğini hesap etmeliler." ifadesini kullanan Kaynak, DAEŞ'in
camiyi de kiliseyi de bombaladığını, havaalanını da gar meydanını da
bombaladığını, Irak'ta Alevi ve Sünni'yi de bombaladığını, bunların hiçbir
kutsallarının olmadığını söyledi.
Türkiye'nin Allah'ın izniyle, içeride askerin ve polisin
büyük kahramanlıklarıyla terörle mücadele başa çıkacağını vurgulayan Kaynak,
aynı zamanda dışarıdaki bu örgütle de tavizsiz mücadeleye devam edeceklerini
sözlerine ekledi.
Programda Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan,
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ve AK Parti Kahramanmaraş
Milletvekili İlker Çitil de konuşma yaptı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.