Merkel’le yapılan görüşmede ise NATO
konularının etraflı bir şekilde ele alındığı, AB -Türkiye arasındaki anlaşmanın
ulaştığı noktadan duyulan memnuniyetin dile getirildiği bildirildi. Hem
Cameron’un hem de Merkel’in bunun önemli bir başarı hikayesi olduğunu ve devam
ettirilmesi gerektiğini dile getirdiği bildirildi. Merkel’in Türkiye’ye
yürekten teşekkür ettiği bildirilirken, sözde Ermeni tasarının gündeme geldiği
ve Türkiye’nin bu konudaki hayal kırıklığını ve üzüntüsünü dile getirdiği ifade
edildi. Merkel’in bu kararın Türk-Alman ilişkilerine gölge düşürmemesi için
gerekli hassasiyetin gösterileceğini ifade ettiği kaydedilirken, özellikle
ikili ilişkileri gölgelememesi yönünde kararlı olunduğu kaydedildi.
***
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından yapılan
açıklamada, 2014 Galler Zirvesinden bu yana NATO’nun içinde buluğundu güvenlik
ortamında ciddi değişiklikler yaşandığı bu zirvenin de en önemli başlığının bu
yeni güvenlik ortamına nasıl adapte olunacağı konusu olduğu ifade edildi. Bu
çerçevede ittifakın işlevsel ve etkin olmasıyla ilgili oturumlarda konuların
detaylı şekilde ele alındığı bildirilirken, başlıklar içinde Rusya’nın konumu
olmakla birlikte terörizm mülteci göç, mülteciler, siber güvenlik gibi birçok
konu başlığının da detaylı bir şekilde ele alındığı aktarıldı. Afganistan,
Ukrayna, Karadeniz, Baltık bölgelerindeki güvenlik ve istikrar durumu da hem
diğer konuşmacılar ve hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirildiği
kaydedilen açıklamada, öne çıkan konunun ittifakın doğu ve güney kanatları,
Baltık ülkeleri, Polonya da dahil olmak üzere bu hat üzerindeki ülkelerin
güvenlik durumu olduğu bildirildi. İttifakın güney kanadında da aynı şekilde
Suriye savaşı, mülteci, terör gibi konular olduğu ifade edilen açıklamada,
önemli başlıklardan bir tanesinin de geleneksel olarak NATO’nun güvenlik
konseptinin ulus devlet tehdit algıları üzerine kuruluyken artık devlet dışı
aktörlerin de yarattığı tehditlere nasıl cevap verileceği konusuyla ilgili yeni
bir dönem içerisinde olunduğu aktarıldı.
Bu durumla ilgili neler yapılacağı, ittifak
ülkelerinin üzerlerine düşen görevleri nasıl yerine getirecekleri, yeni imkan
ve kabiliyetlerin nasıl geliştirileceğinin etraflı bir şekilde ele alındığı
öğrenildi. Savunma yatırımlarının yüzde 2 hedefine çekilmesi konusunun tekrar
gündeme getirildiği dile getirilirken, geçmiş yıllara göre daha iyi bir
trendnin yakalandığı genel sekreter tarafından da ifade edildiği bildirildi.
Türkiye’nin savunma yatırımlarının da iki hedefine oldukça yakın olduğu
bildirilirken, 1.4 civarında olan mevcut durumun ama 2018, 2020 itibari ile
yüzde 2 hedefini yakalamış olacağı belirtildi. NATO’nun açık kapı politikasının
devam ettirilmesi konusunun da gündeme gelen konulardan biri olduğu
aktarılırken, Türkiye’nin de bu duruma verdiği destek dile getirildi.
Karadağ’ın üyelik sürecini en ileri noktaya getirmiş bir ülke olduğu vurgulanan
açıklamada, Karadağ’ın zirveye de katıldığı hatırlatıldı.
“Makedonya, Bosna Hersek Ve Gürcistan kendi
dinamikleri içerisinde farklı şekillerde hızlarda ilerliyor”
Karadağ’ın ittifaka katılmasıyla ilgili
sürecin bir an önce tamamlanması için Türkiye’nin de destek vereceği ifade
edilen açıklamada, Karadağ dışında üç ülkenin daha olduğu belirtildi.
Açıklamada, “Makedonya, Bosna Hersek ve Gürcistan bunlarla ilgili süreçler de
kendi dinamikleri içerisinde farklı şekillerde hızlarda ilerliyor” denildi. Bu
sürecin tamamlanması konusunda Türkiye’nin desteğini ifade ettiği
kaydedilirken, Rusya konusunda da Türkiye’nin yaklaşımının baştan beri
Rusya’nın bölgenin önemli bir ülkesi olduğu fakat küresel terör ile ortaya
çıkan güvenlik tehditlerine cevap oluşturabilmek anlamında Rusya ile diyalog ve
caydırıcılığın eş zamanlı götürülmesi esaslı bir yaklaşım olduğu ve bu yaklaşımın
da genel olarak şu anda ittifak içinde de kabul edilen bir bakış açısı olduğu
vurgulandı. Rusya ile terör ve diğer konularda ortak mücadele edilmesi
konusunda da bir görüş birliği olduğu vurgulanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
hem genel oturumda hem de akşam yemeğindeki sunumunda bu konulara etraflı bir
şekilde değindiği aktarıldı.
Türkiye’nin üzerinde özellikle durduğu
konulardan birisinin ise terörle mücadele, Suriye savaşı kaynaklı Türkiye’ye
yönelik tehditlerin minimize edilmesi ile ilgili ne tür tedbirler alınabileceği
olduğu kaydedildi. Bu noktada sorumluluk ve yük paylaşımı konusunun da
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirdiği ifade edildi.
Türkiye’nin hem NATO ittifakından hem de
diğer ittifak üyesi ülkelerden beklentileri olduğu kaydedilirken, bu
beklentinin de özellikle Suriye savaşının sona erdirilmesi, mülteci krizinin
çözülmesi, DAEŞ ve benzeri terör örgütlerine karşı etkili mücadele edilmesi
konusunda olduğu ifade edildi. Öte yandan PKK terörünün de güçlü şekilde dile
getirildiği kaydedilen açıklamada, dünyanın DAEŞ terör örgütüne karşı daha
duyarlı ve etkin mücadeleden yana olduğu ancak ama PKK tehdidinin de Türkiye
açısından aynı önemde olduğunun dile getirildiği vurgulandı. Bu bağlamda da
PKK’nın Suriye uzantısı PYD, YPG gibi örgütlerin hem Suriye hem Türkiye
açısından yol açtığı güvenlik tehditlerini de dile getirilirken, bütün bu terör
örgütlerinin de ortak mücadele konusunda imkan ve kabiliyetler nasıl
artırılacağı ve bu konunun da detaylı şekilde konuşulduğu dile getirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İstikrarın Yayılması” başlığı altında bir oturumda
konuşma yapacağı son oturumda ise Ukrayna konusunun ele alınacağı aktarıldı.
Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün sağlanması, Doğu Ukrayna bölgesinde yaşanan
gerilimlerin minimize edilmesi noktasında neler yapılabilir, gerek Rusya ile
diyalog noktasında gerek Ukrayna’nın imkan ve kabiliyetlerinin desteklenmesi
noktasında atılacak adımların konuşulduğu dile getirildi.
“Estonya ve Macaristan’la ikili görüşmeleri
yapılacak”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun ikili
temaslarda bulunduğu ifade edilen açıklamada dün Ukrayna, Finlandiya, Bosna
Hersek ve Azerbaycan devlet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirildiği
bildirildi.
Bugün de İngiltere ve Almanya Başbakanları
ile görüşme gerçekleştirildiği belirtildi. Estonya ve Macaristan’la ikili
görüşmeleri yapılacağı kaydedilen açıklamada, Kanada, Bulgaristan, İtalya,
Fransa, Letonya, ABD başkanlarıyla da ayaküstü görüşmeleri olduğu belirtildi.
Zirve bağlamında futbolunda konuşulduğu belirtilen açıklamada, Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın Fransa’yı tebrik ettiği, Merkel’e ise üzüntüsünü dile getirdiği
aktarıldı.
Portekiz başbakanı da ikili ilişkiler,
yatırımlar ve futbol meselelerinin konuşulduğu kaydedilirken, Ukrayna konusunda
son dönemde geliştirilen olumlu ivmenin devam ettirilmesi, ekonomik, siyasi,
ticari işbirliğinin arttırılması konusunda mutabık kalındığı belirtildi. 90
günlük vize konusunun karşılıklı olarak kaldırıldığı ve bu kararın da
uygulamaya başlandığı iletirlerken, bu durumdan duyulan memnuniyet ifade
edildi. Azerbaycan’la hem ikili ilişkiler hem de Yukarı Karabağ sorunun çözümü
ele alındığı kaydedilirken, Aliyev’in son gelişmelerle ilgili Cumhurbaşkanı
Erdoğan’a bilgi verdiği aktarıldı. Aliyev’in olumlu bir ivme yakalandığı
görüşünde olduğu aktarılırken, Lavrov’ıun Bakü’ye bir ziyaret gerçekleştireceği
ve Aliyev’in bu ziyaret çerçevesinde sorunun çözümü noktasında olumlu
gelişmeleri sağlayacağı yönünde bir beklentisinin bulunduğu ifade edildi. Bosna
Hersek Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmede ülkenin NATO üyeliğinin ele alındığı
ve ağır yürüyen bir sürecin olduğu bu süreci de Bosna tarafının hızlandırması
gerektiği belirtildi.
Türkiye’nin bu sürece destek vereceği de
ifade edilirken, Erdoğan’ın Hırvatistan Cumhurbaşkanı ile de kısa bir görüşme
gerçekleştirdiği kaydedildi. 1-2 hafta içinde İstanbul’da Bosna Hersek-
Türkiye- Hırvatistan üçlü görüşmesinin planlandığı kaydedilirken, Finlandiya
Cumhurbaşkanı ile yapılan görüşmede Finlandiya Cumhurbaşkanının Türkiye
ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdiği aktarıldı. Putin’in Finlandiya
ziyaretine dair bilgi verdiği dile getirilirken Finlandiya Cumhurbaşkanının
Rusya’nın Finlandiya için önemli bir komşu olduğunu belirttiği aktarıldı.
“Yoğun temaslar gerçekleştirildi”
Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı Çipras’la
bir araya geldiği kaydedilen açıklamada, somut bazı projeler olduğu ve bunların
hayata geçirilmesi, Ege Denizi’nde yaşanabilecek sorunların önüne geçeceği
vurgulandı. Kıbrıs meselesinin gündeme geldiği belirtilirken, olumlu bir ivme
yakalandığı ve bu ivmenin sürdürülmesi için hem Türkiye’nin hem de
Yunanistan’ın desteğinin devam etmesi dile getirildi. İngiltere Başbakanı
Cameron ile yapılan görüşmede, Brexit konusunun ele alındığı belirtilirken,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İngiliz halkının kararına saygı duyulduğunu ancak,
İngiltere’nin AB’den ayrılmasının Türkiye’yi hayal kırıklığına uğrattığı ve bu
durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdiği ifade edildi. Kararın AB’nin bütününün
etkilediği ancak İngiltere’nin Türkiye’nin AB’deki en önemli destekçisi olduğu
ve bu desteğin kaybedildiğini belirtildi. Cameron’un ise AB’den ayrılmama
yönünde kampanya yürüttüğünü ancak referandumun bu şekilde sonuçlandığını ve
bundan sonra da milletvekili olarak yürüteceği görevi sırasında Türkiye’ye olan
desteğini sürdüreceğini dile getirdiği bildirildi. İngiltere’nin AB’den
ayrılmasına rağmen Türkiye ile ilişkilerinin devam edeceği, 20 milyar dolar
ticari hedefin bulunduğu ve bu hedefe ulaşılması noktasında gerekli adımların
atılacağı kaydedildi. Görüşmede iç siyasetin ele alındığı, Cameron’un 9
Eylül’de istifa edeceği ve yerine kimin geleceği konusunun da konuşulduğu
bildirildi.
Merkel’le yapılan görüşmede ise NATO
konularının etraflı bir şekilde ele alındığı, AB -Türkiye arasındaki anlaşmanın
ulaştığı noktadan duyulan memnuniyetin dile getirildiği bildirildi. Hem
Cameron’un hem de Merkel’in bunun önemli bir başarı hikayesi olduğunu ve devam
ettirilmesi gerektiğini dile getirdiği bildirildi. Merkel’in Türkiye’ye
yürekten teşekkür ettiği bildirilirken, sözde Ermeni tasarının gündeme geldiği
ve Türkiye’nin bu konudaki hayal kırıklığını ve üzüntüsünü dile getirdiği ifade
edildi. Merkel’in bu kararın Türk-Alman ilişkilerine gölge düşürmemesi için
gerekli hassasiyetin gösterileceğini ifade ettiği kaydedilirken, özellikle
ikili ilişkileri gölgelememesi yönünde kararlı olunduğu kaydedildi. Alman
Savunma Bakanlarının İncirlik’i ziyaret ettiği ve Savunma Bakanı ile
görüşüldüğü bildirilirken, bu çerçevede ikili ilişkilere zarar vermeyecek
şekilde bu sürecin yürütülmesi konusunda mutabık kalındığı bildirildi.
“AWACS’lar bir adımdır ancak yeterli değil”
Yapılan oturumlar terör meselesi, Suriye
kaynaklı tehditlerin hem Türk hem de diğer yetkililer tarafından gündeme
getirildiği ifade edilirken, bunun bir süreç olduğu belirtildi. NATO Genel
Sekreteri Jens Stoltenberg’in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ayak üstü gerçekleştirdiği
görüşmesinde Türkiye’nin hassasiyetlerinin farkında olduklarını ve
müttefiklerin Türkiye’nin savunmasına daha fazla katkı vermesi konusunda
kendisinin de gerekli girişimlerde bulunduğunu ifade ettiğini belirtildi.
Stoltenberg’in bu konudaki istişareleri devam ettireceğini dile getirdiği
bildirilirken, bununla ilgili somut adımların beklendiğini söyledi.
AWACS kararlarının bir adım olduğu ancak
yeterli olmadığı aktarıldı. Bölgede daha fazla güvenlik çemberinin
oluşturulması gerektiği, çünkü bunun sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda
NATO’nun da güvenliği odluğu bildirildi. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
İtalya Başbakanı Matteo Renzi ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile
ayak üstü bir görüşmesinin olduğu bildirilirken, görüşmelerde belli askeri
ortak eylem planının konuşulmadığını ama terörle mücadele de ortak hareket
edilmesi gerektiği ve Avrupa’nın güvenliğinin Türkiye sınırlarında ve ötesinde
başladığı konusunda bir fikir birliği olduğu belirtildi. ittifakın bundan sonra
atacağı adımların, ülkelerin bireysel katkılarının gelecek günlerde görüleceği
bildirildi.
Büyükelçinin geri çekilmediği istişare için
çağrıldığı bildirilirken, ilişkilerin sözde Ermeni tasarı kararından
etkilenmemesi için alman hükümetinde de bir kararlılık olduğu ve bunun Türkiye
için memnuniyet verici olduğu vurgulandı ancak. Bu durumun haksız, hukuksuz
kararın gerçekliğini ortadan kaldırmadığını, böyle bir karar verildiği ve
Türkiye’nin de buna tepkisiz kalmasının mümkün olmayacağı belirtildi. Öte
yandan, yeni büyükelçinin atandığı bildirildi.
Erdoğan'ın ABD Başkanı Barack Obama ile
ayaküstü bir görüşme yapıldığı belirtilirken ABD’de yaşanan olaylarla ilgili
üzüntünün dile getirildiği bildirildi. Eşref Gani ve Abdullah Abdullah'ın,
yapılan görüşmede, Türkiye’nin misyonuna devam ettiği için teşekkür ettiği
bildirildi. Eğitim noktasında 60 milyon dolar civarında bir yardımın
sağlanacağı kaydedildi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.