(Ankara) - CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan, TBMM’nin
Türkiye’deki tüm azınlıkların sorunlarını masaya yatırmasının zamanın geldiğini
ve hatta geçtiğini belirterek darbe girişimi sonrasında oluşan siyasi iklimin
devam edebilmesi için farklı toplumsal kesimlerin kendilerini güvende
hissetmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Ezidilerin
sorunlarının araştırılmasına dair araştırma önergesinin lehine söz aldı.
Yüzlerce yıldır Anadolu'da varlığını sürdüren Ezidilerin hakkında çok az şey
bilindiğini belirten Doğan, Ezidileri, Kardeş Türküler grubunun seslendirdiği
bir Ezidi ezgisinin girişinde Pakrat Estukyan’ın yaptığı şu konuşmayla
anlattı:
“Ezidiler günde üç kez güneşe döner, dua ederler. Her
isteyen, çoluk çocuk, genç yaşlı olsun, şeyh olsun, emir olsun, herkes güneşin
karşısına geçer içinden ne geçiyorsa güneşe söyler. Belki de insan soyunun
şimdiye kadar söylediği en güzel dualardır bunlar. Belki de en güzel türküler,
en güzel şiirler bu dualardan çıkmıştır. Belki de Mezopotamya'nın bütün
destanlarının temelinde bu dualar yatar.”
TOPRAK MI İSTİYORLAR!
Ne zaman bu topraklarda yaşayan ve sayıları zamanla azalan
bir milletin sorunlarından bahsedilecek olsa “Toprak mı istiyorlar?”, Tazminat
mı istiyorlar?” sorularının gündeme geldiğini belirten Doğan, “Tüm sorunların
tartışma ve çözüm yeri olarak bu Parlamentoyu görüyorsak eğer bu sorunları da
önyargısız olarak burada konuşabilmeyiz. Mesela bunları tartışmaya Ezidelerden
başlayabiliriz” dedi.
ZİHNİYET DEVRİMİ
Doğan, Ezidilerin yanı sıra Türkiye'de yaşayan tüm
azınlıklar için Parlamentonun devreye girmesinin vakti geldiğini belirterek tüm
azınlık gruplarının nefret suçuna maruz kaldıklarını belirtti. Bunu engellemek
için yasal düzenlemelerin yanı sıra “zihniyet devrimine” ihtiyaç olduğuna
dikkat çeken Doğan, “Her şeyden önce, biz siyasetçiler konuşmalarımıza dikkat
etmek zorundayız. Toplumu yönetenler ‘Affedersin Ermeni’ derse bir siyasetçinin
hitap ettiği kitle acaba ne der, siz düşünün. Yine, bir terör örgütünü
tanımlamak için "Bunlar Zerdüşt." denilmesi, bir inancın aşağılanması
değil midir? Bunlar başlı başına birer nefret söylemi değil midir sayın
milletvekilleri?” diye konuştu.
Doğan, IŞİD’den kaçan Ezidi mültecilerin yanı sıra
Türkiye’de bulunan diğer Müslüman olmayan sığınmacıların sorunlarına da
değinerek bu sığınmacıların yaşadığı IŞİD korkusunun Türkiye’de de devam
ettiğini söyledi.
PARLAMENTONUN YAPABİLECEKLERİ VAR
İnsanlığa karşı işlenen suçların cezasız kalmaması için
bizim de Parlamento’nun da yapabileceklerinin olduğuna vurgu yapan Doğan,
“Nasıl Bosna'da gerçekleştirilen katliamı burada tüm partiler olarak
kınayabiliyorsak, lanetleyebiliyorsak, IŞİD'in, başta Ezidilere yönelik
gerçekleştirdiği katliamlar olmak üzere, insanlığa karşı işlediği tüm suçları
da lanetleyebilmeliyiz. Ben bu vesileyle IŞİD ve diğer cihadist grupların
yaptığı katliamları bir kez daha lanetliyorum” diye konuştu.
Doğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından siyasi gerilimin
azaldığı bir ortam yaşandığını anımsatarak şöyle dedi:
“Bu ortamın devam edebilmesi için farklı toplumsal
kesimlerin bu ülkede kendini güvende hissetmesi gerekiyor öncelikle. Bunun için
de ‘azınlık’ olarak ifade ettiğimiz toplumsal kesimlerin sorunlarının bir an
önce masaya yatırılması ve bunların çözülmesi gerekiyor. Bu, aynı zamanda
dünyaya vereceğimiz güçlü bir mesaj da olacaktır. Bu bakımdan, gelin, bu kadim
halkın hak ettiği itibarlarını iade edelim; bu kadim halkın yaşadığı sorunların
tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin üretilmesi için bir komisyonu çok
görmeyelim.”
CHP ve HDP’nin kabul oyu verdiği önerge AKP ve MHP
milletvekillerinin “hayır” oylarıyla reddedildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.