Arslan Bulut /arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr
Gazeteci Hrant Dink, Sabiha Gökçen'in Ermeni asıllı
olduğuna dair iddiayı seslendirmesinden sonra öldürtüldü. Ölümünden hemen sonra
yapılan aramada bilgisayarının hard diskinin yerinde olmadığı anlaşıldı. Almanya'da
Türklerin düzenlediği bir toplantıda Prof. Dr. Hasan Köni, "Ermeni
meselesi" başlıklı bir konuşma yapmış ve şöyle demişti:"Tehcir
sırasında, yerinden olmamak için 'convert' olan yani Müslümanlığa dönen
Ermeniler de var. Bunların kim olduğunu bilemiyoruz. Sayıları 300-400 bin kişi.
Ayrıca dönmüş Museviler ve dönmüş Rumlar da var. Bunları maalesef Türkiye
Cumhuriyeti kendi vatandaşlarını rahatsız etmemek için açıklamıyor. Belki de
devletin içinde de yüksek rütbeye gelmiş Ermeni kökenli dönmüş insanlarımız
var.".. Hüseyin Gülerce, CNN Türk'te Didem Arslan Yılmaz'ın
programında ""…Kendisine Türkiye'nin bütün nüfus kütükleri gitmiş. O
da bana onları gösterdi. Ünlü isimleri göstererek kimisinin Rum olduğunu,
kimisinin Ermeni olduğunu gösteriyor. Türkiye'de bilinen bütün herkesin nüfus
kütükleri eline gitmiş" dedi.
***
Televizyon kanallarında FETÖ ile ilgili çocukluklarından
beri bu çatı altında bulunmuş itirafçılar konuşturuluyor! Ben itirafçılara her
zaman şüphe ile bakarım. İtiraf adı altında ters operasyon yapmaları mümkündür.
Bu çekinceyi koyduktan sonra devam edelim..Eski Genelkurmay Başkanı İlker
Başbuğ, Bodrum'daki söyleşide FETÖ'yü anlatırken "Bugün dünya nasıl
yönetiliyor biliyor musunuz? Kişilere ait personel bilgileri üzerinden
yönetiliyor. Ana silâh bu. Üretmek ya da kontrol etmek istediğiniz kişilere ilişkin,
kişisel istihbarat, en büyük silâhtır. Dünya bunun üzerinde duruyor. Kişisel
istihbarat çok önemli.. Gülen cemaatinin ana silâhı nedir biliyor musunuz?
Kişisel istihbarat. Ana silâhlarından bir tanesi bu. Bu çok büyük bir
yapılanma, çok büyük bir istihbarat yapılanmasına dayanıyor. Bu konuyu çok
büyük bir silâh olarak kullandı, kullanmaya da devam ediyor. Düşünce ve duyguyu
sentez yapabiliyorsanız topluluğu arkanızdan götürmeniz, ölüme götürmeniz bile
çok kolay" dedi
.***
24 Ocak 2006 tarihinde, "Hrant Dink cinayetinde çok
önemli iddialar"ı şöyle incelemiştim: Gazeteci Hrant Dink, Sabiha
Gökçen'in Ermeni asıllı olduğuna dair iddiayı seslendirmesinden sonra
öldürtüldü. Ölümünden hemen sonra yapılan aramada bilgisayarının hard diskinin
yerinde olmadığı anlaşıldı.
Almanya'da
Türklerin düzenlediği bir toplantıda Prof. Dr. Hasan Köni, "Ermeni
meselesi" başlıklı bir konuşma yapmış ve şöyle demişti:"Tehcir
sırasında, yerinden olmamak için 'convert' olan yani Müslümanlığa dönen
Ermeniler de var. Bunların kim olduğunu bilemiyoruz. Sayıları 300-400 bin kişi.
Ayrıca dönmüş Museviler ve dönmüş Rumlar da var. Bunları maalesef Türkiye
Cumhuriyeti kendi vatandaşlarını rahatsız etmemek için açıklamıyor. Belki de
devletin içinde de yüksek rütbeye gelmiş Ermeni kökenli dönmüş insanlarımız
var."
Yaşar Canca da şu bilgiyi vermişti:"Hrant Dink, bir
Ermenistan gezisinde oradaki muhataplarına 'Siz 1.5 milyon kişiden
bahsediyorsunuz. Oysa ayni dönemde yaklaşık 500 bin Ermeni, din değiştirip Türk
olmuştu. Bunları neden dikkate almıyorsunuz?' diye sordu. Muhatabı da 'Bu
konunun gündeme gelmesi, davamıza zarar verir' cevabını verdi." Bu
bilgilerden sonra Hrant Dink'in dönme Ermenilerle ilgili çalışmaları sebebiyle
devlet içindeki dönmeler tarafından öldürtüldüğü şüphesi ortaya çıkmıştı. Peki
kimin Ermeni dönmesi, kimin Rum dönmesi olduğunu kim biliyordu?
***
Cemaatten bir süre önce ayrıldığını beyan ederek
Fethullah Gülen'in ilişkilerini ve eylemlerini anlatan Hüseyin Gülerce,
CNN Türk'te Didem Arslan Yılmaz'ın programında "Gülen'in 15 yıldır
ABD'de bulunduğu için oranın istihbarat birimlerinden destek aldığını
düşünüyorum. ABD ondan ne istiyorsa yerine getiriyor" gibi açıklamalardan
sonra "Kendisine Türkiye'nin bütün nüfus kütükleri gitmiş. O da bana
onları gösterdi. Ünlü isimleri göstererek kimisinin Rum olduğunu, kimisinin
Ermeni olduğunu gösteriyor. Türkiye'de bilinen bütün herkesin nüfus kütükleri
eline gitmiş" dedi.
Hüseyin Gülerce, 17 Mart 2005 tarihli Zaman'da yayınlanan
"Misyonerlik ve nüfus kütükleri" başlıklı yazısında ise
"Misyonerlik faaliyetlerini bahane ederek ve aslında din-diyanetle de pek
ilgisi olmayan ulusalcı çevrelerin, dinlerarası diyaloğa, bu diyaloglara
öncülük edenlere, hükümete ve AB üyeliğine karşı bir hareket başlatmış
olmaları"ndan şikâyet ettikten sonra "Sırf bu millete kötülük yapmak,
aramıza nifak sokmak için kendisini gizlemek maksadıyla nüfus kütüğüyle
oynayanların olabileceğini de unutmamak lâzım.. Bu yola başvurarak ülkenin
kilit noktalarına kadar gelenlerin, en hayati damarlarımızda dolaşanlar olup
olmadığını da devlet gibi bir devletin araştırıp bilmesi lazım"
demişti..İlgilenenlerin bilgilerine sunulur!Kaynak: Gülen'in elindeki nüfus
kütükleri! - Arslan BULUT
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.