Konumu ve geçmişi itibariyle Ermenistan çok sayıda kültürün
izlerini taşıyor. Buna bağlı olarak Rus, Türk ve Azeri mutfaklarından etkilenen
Ermeni mutfağının kendine has bir doku yakaladığını da söyleyebiliriz. Zira
Ermeni halkı özellikle yeme-içme konusunda gelenek ve göreneklerine oldukça
bağlı olmalarıyla biliniyor. Söz konusu Ermeni mutfağı olduğunda akla gelen ilk
kelimeler doğallık ve çeşitlilik oluyor. Geçmişinin Urartu dönemine dek
uzandığı işin uzmanları tarafından kanıtlanmış durumda. Nitekim Erivan'daki
Erebuni Kalesi’nin harabelerinde arkeologlar tarafından arpa, üzüm, kendir,
mercimek, bezelye, erik, susam ve buğday izleri bulunmuş.
Öncelikle Ermeni mutfağında ekmeğin çok önemli bir yeri
olduğunu söylemek gerek. Özellikle köylerde kilden yapılmış ‘Tonir' adı verilen
büyük fırınlarda pişirilen ekmekler oldukça lezzetli. En popüler Ermeni ekmeği
ise lavaştır.
Zeytin, nar, incir, üzüm, şeker pancarı, patates,
kırmızıbiber ülkede yetiştirilen ve sık tüketilen besinlerdendir. Genel olarak
koyun, sığır ve keçi eti tüketilir.
Uzunca süreler bir arada yaşamanın verdiği etkileşimle
Ermeni mutfağında Türkçe söylemlere rastlamak mümkün: Tel paynir, su byorek,
tarkhana, fasulya, lavaş, basturma ve Kadaif bunlara örnek olarak sayılabilir.
Öte yandan anoushabour, alani, krchik, putuk, snkapur gibi Rus mutfağından
gelen lezzetler de Ermeni mutfağında önemli yer tutuyor.
Ülke sınırları içerisinde bulunan Sevan Gölü sebebiyle
Ermeni mutfağında balık yemeklerine de rastlamak mümkün. Gölde yetişen
balıkların sayısı oldukça fazla, tatları ise bir o kadar lezzetli. Balıkla
yapılan Ermeni yemekleri arasında Karmrakhayt örnek verilebilir. Öte yandan
midye tava, palamut, kalamar dolma, uskumru gibi bizim de aşina olduğumuz
yiyecekler, Ermeni halkı tarafından sıkça tüketiliyor.
Ermenistan bulunduğu konum itibariyle sert karasal iklimin
yaşandığı bir yer. Bundan dolayı ülkede yemekler vücut ısısını arttırmak
amacıyla fazla yağlı hazırlanıyor. En çok içyağı ve tereyağı tercih ediliyor.
Bir et ürünü olan Basterma, yani Türkçedeki pastırma Ermenistan'da çok sık
tüketiliyor. Bizdeki Adana kebaba çok benzeyen Lulu kebap ise Ermenilerin
geleneksel bayram yemeklerinden biri. Adana kebaptan tek farkı ise içerisine
tarçın da konulması.
Ermenistan mutfağının bir diğer bir yıldızı ise tarçın
olarak bilinir. Tarçın Ermeni halkı için adeta vazgeçilmezdir. Çorbaların
üzerine, ekmeklere, tatlılara hatta kimi zaman balıklara dahi serptikleri olur.
Ermenilerde bir et ürünü olan Ermenistan da özellikle
kebapların yanına yapılan salatalar tarçın ve limondan hazırlanan bir sosla
servis edilir. Midye dolma, topik, hindi, zeytinyağlı yaprak sarması özel
günlerde kurulan sofraların olmazsa olmazıdır. Topik, Türkiye'de yaşayan
Ermenilerce de çok yapılıyor. Nohutun hamur haline getirilip içine kuş üzümü,
soğan, tarçın gibi malzemeler eklenerek hazırlanıyor, tahinli bir sosla servis
ediliyor.
Ermeni mutfağının en çok beğenilen tatlarından biri de kuzu
ya da tavuk eti ve buğdaydan yapılan keshkegh. Türkiye'de yapılan keşkekle
neredeyse aynı. Bu da her iki ülkenin arasındaki kültürel anlamdaki
etkileşimine güzel bir örnek olarak gösterilebilir.
Tarçın, Ermeni mutfağına ait tatlılarda da ön planda:
Tarçınlı kayısı şekerlemesi, tarçın dolgulu kurabiyeler, Türkiye mutfağında da
yapılan halva gibi pek çok tarifte tarçın mutlaka kullanılıyor. Bunun dışında
meyve ve peynirli tatlılar, baklava ve kadayıf da oldukça sık tüketiliyor.
Paskalya zamanı saç örgüsü şeklinde yaptıkları paskalya çörekleri de bir hayli
sevilmekte.





1 yorum:
Tek dogrultma. Yaziciya gore ermeniler Bastirma diyorlarmis pastirmaya. Her ikis de Turkcedir. Nasil ki bir cok turkce kelimeler ermeni lisanina girmistir, biz bastirma,pastiram yi kullaniyoruz. Pastirmanin oz be oz ermenicesi " ABUGHT" dir
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.