Lerna Kaprielyan Bağdasaroğlu
Gece yarısı İstanbul'un göbeğinde tecavüze uğrayan bir
kadın için "O saatte sokakta işi ne?!" diye düşünmekte büyük
çoğunluk. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının 1934'de tanındığı canım
memleketimde bugün kadın başını kapatsa olay, şort giyinse dayak var. Peş peşe
Ermeni Okulları'nın duvarlarına ırkçı söylemler yazılmakta, "Üç beş
çocuğun işidir" denmekte... daha dün Hrant Dink'in tetikçisinin 16 yaşında
bir çocuk olduğu göz ardı edilerek. Dini bütün yetişsinler diye sözde eğitim
kurumlarına gönderilen çocuklara tecavüz edilmekte ve yine sadece bir avuç halk
bağırmakta, çoğunluk sessiz, tepkisiz...
***
Bir ülke düşünün, kültür beşiği topraklar üzerine
kurulmuş. Öyle bir ülke ki, geniş mozaiğe sahip olduğu dönemlerde, iç içe,
sevgiyle, kardeşçe yaşayan halklar el ele verip Çanakkale'sinden tutun da nice
savaşlarda yurdu uğruna can vermiş bu halkların ataları. Bir ülke ki rengarenk
mozaiğinin renkli bayramları peş peşe kutlanmış hep. O ülke halkına bir haller oldu... Geçmişte
yaptığı hatalardan ders alacağına, küstürüp, korkutup kaçırdığı mozaiğin
renkleri bu kadar solmuş ve az kalmışken, geride kalanlarla tek vücut olacağına
bölünüp durmakta. Üstelik sadece o renklerle yani Hristiyanı, Yahudisi,
Alevisi, Kürdü ile değil, hesapta kendinden olan Sünniler ile de bölünüp
parçalanmakta. Git gide başkalaşıyor halk farkında mısınız? Bir avuç aydın
"Türban da serbest olsun, demokrasi herkes için olsun" diye
çırpınırken bundan birkaç sene önce, şimdi şort giyinen bir kadın tekme tokat
dövülebilmekte ve etraftan ses eden, koruyan yok o kadını orda.
Gece yarısı İstanbul'un göbeğinde tecavüze uğrayan bir
kadın için "O saatte sokakta işi ne?!" diye düşünmekte büyük
çoğunluk. Kadınlara seçme ve seçilme
hakkının 1934'de tanındığı canım memleketimde bugün kadın başını kapatsa olay,
şort giyinse dayak var. Peş peşe Ermeni Okulları'nın duvarlarına ırkçı
söylemler yazılmakta, "Üç beş çocuğun işidir" denmekte... daha dün
Hrant Dink'in tetikçisinin 16 yaşında bir çocuk olduğu göz ardı edilerek. Dini
bütün yetişsinler diye sözde eğitim kurumlarına gönderilen çocuklara tecavüz
edilmekte ve yine sadece bir avuç halk bağırmakta, çoğunluk sessiz, tepkisiz...
Dünya ülkeleri uzaya onlarca kez gidip gelmişken, canım
ülkemin gençlerinin buluşu Hac'da tavaf eden robotu bulmaktan ibaret. Geçmişte
adab-ı muaşeret dersi verilen okullarda, günümüzde Arapça okutulsun denmekte,
sokaktaki halkın büyük bölümü toplu taşıma araçlarına binip inme kültüründen
bile yoksunken hem de. İnsanlar ölürken, hangi milletten olduğunu sormakta yine
o çoğunluk, fark edermiş gibi etnik kimliği can verenin...
Tutturmuşuz bir demokrasi. Demokratiğiz ya, "Erkek, annesi de olsa
diz kapağının üstünden tahrik olur" diyen zihniyet elini kolunu sallaya
sallaya dolaşırken, misal, çevresini şirinleştirmeye çalışan bir aydın
yıllardır hapiste ve yine çoğunluk üç maymunu oynamakta. Nereye gidiyor canım
ülkem, ne oluyor bu halka aklım almamakta...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.